Ben Dilinin Çocuklara Sağladığı Yararlar

Ben-dili mesajlarında anne-babanın, kabul edilmeyen davranışı tanımlamış olmaları, çocuğun hangi davranışının anne-babasında sorun yarattığını anlamasını sağlar. Böylece çocuk, kabul edilmeyen ve değiştirmesi gereken davranışının hangisi olduğunu öğrenir.be dilinin yararları, ben dilinin çocuklara yararları, ben dilinin çocuklar üzerindeki etkisi

Ben-dili mesajlarında anne-babanın, kabul edilmeyen davranışın kendileri üzerindeki somut etkisini ve yaşattığı duyguyu ifade etmesi; çocuğun, anne-babasının da bazı haklarının, beklentilerinin ve duygularının olduğunu anlamasını sağlar. Sağlıklı iletişimde duyguların ifade edilmesi çok önemlidir. Çünkü inançlar, düşünceler ve zevkler kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir. Ancak duygular bütün insanlarda aynıdır. Herkes aynı şeylere üzülür, aynı şeylere sevinir ve aynı şeylerden korkarlar. Duyguların kişiden kişiye tek farkı aynı durum karşısında üzüntünün, sevincin ya da korkunun daha az ya da daha yoğun olarak hissedilmesidir. Çocuklar duyguları daha yoğun yaşarlar. Bu nedenle somut etki ve duygunun ifade edilmesi çocuğun, kendisini anne-babasının yerine koyabilmesini ve durumun önemini daha iyi anlamasını sağlar.

Böylece çocuk sorun yaratan davranışının anne-babası üzerindeki etkisini fark ederek sorun yaratan davranışını değiştirmek için daha istekli hale gelir.

Ben-dili mesajlarında, kabul edilmeyen davranışın somut etkisinin açıklanması ve yaşattığı duygunun belirtilmesi, çocuğun, başkalarını düşünmesini Sağlayarak bencillikten kurtulmasına yardımcı olur.

Ben-dili mesajlarında anne-babanın belirttiği etki (yoruluyorum, başım ağrıyor) ve duygu (sinirleniyorum, aşağılanmış hissediyorum) çocuğun kişiliğine yönelik değil, çocuğun davranışına yöneliktir. Bu nedenle ben-dili mesajları çocuğun benlik saygısını ve kişiliğini zedelemez, kendisine olan güven duygusunu da sarsmaz.

Ben-dili mesajlarında suçlama ve yargılama olmadığı için çocuk savunucu bir tutum içine girmez. Çocuğun savunucu bir tutum içinde olmaması, iletişimin çatışmalı bir biçime dönüşmesini engeller. Örneğin; boyaları üzerine damlatan bir çocuğa annenin:

“Boyaları üzerine damlatman hiç hoşuma gitmiyor. Çünkü çıkartırken zorlanıyorum” demesi,

“Çok kötü bir çocuksun, pis, pasaklı” diyerek çocuğa kötü olduğunu söylemesinden hem daha etkili hem de çocuğun savunucu bir tutum içine girmesini engelleyicidir. Çocuğun savunucu bir tutum içinde olmaması, çocuk ile anne-babası arasında etkili ‘ve sağlıklı bir iletişimin gerçekleşmesini sağlar. Sorunun çözümünü kolaylaştırır