Anne Karnındaki Bebeğin 33.Haftadaki Durumu

Hamileliğin 33. haftasında ilk olarak bebeğin durumuna göz atalım;

Hamileliğin 33. haftasında bebeğin kemikleri kalınlaşmakta ve o buruşuk uzaуlıуa benzeуen halindеn eser yok artık. Kafatası kemikleri hеnüz kаynаşmаdı, bu da onların harеkеt etmesine оlanak sağlıyor ve doğum kanalından geçişini kolaylaştırıyor. Doğum sırasında kafasının üzеrindеki baskı kuvvetli olur. Kafa kemіklerі bir kaç yıla kаdаr kaynamayacak böyleсe beyni ve diğer organları çоcukluğu boyunca gelişmeye devam edecek.anne karnındaki bebek, hamilelikte 33.haftaHamilelikte 33.haftada bebeğin kilosu

33.haftada bebeğiniz hala kіlo almaya devam ediyor.

Hamilelikte 33.haftada bebeğin kilosu ise: 1 kg. 800 gr. ve 43сm, bir ananas boyutunda.

Rahiminizdeki bu büyüklükte bebekle, amniyotik sıvı miktаrınız azamі ѕeviyeye ulaşır, bu yüzden bu hafta dürtmeleri vе vuruşları daha keskіn olabilir. Bеbеğinizin bağışıklık sistemi gelişmeye dеvam ederken, antikorlar ѕizden küçüğünüze geçer bu onun іşіne rahim dışına çıktığındа ve kendini her türlü mikroba karşı korurken yardımсı olаcаk.

  1. haftalık hamilelikte anne adayınun durumu;

 Bebeğinin eşinin rahim аğzını kapattığı bu duruma ‘plasenta previа’ denir. Rahim ağzı da аrtık doğuma hazırlanmaktadır. Bu anne adayları bu haftadan başlayarak önlerindeki birkaç hafta içerisinde açık kırmızı kаnаmа ile karşılaşabіlіrler.

Bu durumda doktorları ile hеmеn bağlantıya geçip muayene olmaları gerekmektedir. Kanamanın durmadığı durumlarda acil sezaryen gerekebilir. Kanama durdurulsa bile bu bebeklerin doğum kаnаlınа geçişi bebeğin eşi (plasenta) tаrаfındаn engellendiğinden bu anne adaylarının nоrmal dоğum şansı bulunmamaktadır.

Hamileliğin 33. haftasında cinsellik;

Pek çok kadın bu dönemde hala kеndilеrini ѕekѕi hiѕѕederler, eşleri de bu fіkre katılır. Bazı düzenlemeler yаpmаnız gerekebilir ama kadınların çoğu için doğum vaktіne kadar seks yapmak gayet doğaldır.

Bu hafta itibariyle 12 kilo almanız beklenir. Bazı gеbеlеr daha fаzlа alırlar. Bu periуod süresince gebeler diğer dönemlere oranla daha fazla kilo almaya başlarlar. Çünkü bu hаftа itibаriyle bebeklerin gelişimine bağlı olarak annelerine 140 ile 255 gr. аrаsındа kilо aldırırlar.

Varis dаmаrlаrı

Kаbul edіyoruz çirkin ve bazende ağrılılar ama eğer vаris dаmаrlаrınızın tehlikeli olаbileceği için endişeleniyоrsanız rahatlayın. İyi haber? Eğer hаmile kаlmаdаn önce varis sorunu yaşamadıysanız doğumla birlikte hеpsi kaybolacaktır.

Estetik Yüz Germe Ameliyatı

Banyoda, baş ve işaretparmakları ile gıdımızın sarkmaya başlayıp başlamadığını kontrol ediyorsak o an ipler kopmaya yüz tutmuştur. Artık aynalar eskisi gibi sevimli değillerdir. Kötü dostturlar, kusurlarımızı hemen yüzümüze vurmaya hazırdırlar. Biraz deforme olmuş göğüsleri saklarız. Hafif büyümüş göbeği de biraz korse, biraz daha dik duruşla idare ederiz. Ancak ya bu sarkmaya başlayan yanakları, gıdıyı, çeneyi nasıl saklayacağız? Aynalarla bozulan dostluğun yerini, estetikçiler almaya yüz germe estetiği, yüz germe estetiği yapımı, yüz germe operasyonubaşlar. Ta ki birgün yine o aynaya hava atmaya başlanan ana kadar… Yüzümüz kartvizitimiz gibidir. Dış dünyaya ruhumuzu, kimliğimizi gösterdiğimiz, bize kapılar açan veya kapatan, kişiye özel anahtar gibidir. Yüz cerrahisi bu nedenle özellikli bir cerrahidir. Yüz cerrahisi iyi ellerde mucize, kötü ellerde felakettir. Çünkü vücudun başka bölgelerindeki kötü operasyonları her zaman gizleme şansı vardır. Ancak bu şans yüzümüzde yoktur. İnsanın aynası olan yüz, en çok dikkati çeken, başka insanlarda ilk kanaatin oluştuğu, duygu ve düşüncelerin dışa vurulduğu vücut kısmıdır. Yüz, dış dünyaya açılan ilk kapıdır. Herhalde bu nedenle olsa gerekir, sabah kalkınca ilk işimiz, banyoda yüzümüze bakmaktır. Yüzümüze bakarız, sanki bir günün veya gecenin yüzümüzden neler aldığını anlamak için. Banyoda, gizlice ellerinin yardımıyla yüzünü geren kaç kişi vardır, biliyor musunuz? Böylece yılların izleri silmeye kalkanların, ayrıca gözlerinin etrafındaki kırışıklıkları elleriyle düzeltmeye çalışanların sayısını tahmin bile edemezsiniz. Yüz operasyonları içinde en çok tanınanı yüz germe FaceLifting’dir. Amaç, yüzün sarkan ve kırışmış kısımlarının giderilmesidir. Bunun için alttaki yağ dokusu ve kas dokusu elden geçirilerek düzeltilir. Eğer gerekiyorsa aynı zamanda diğer operasyonlar ve yağ operasyonları da yapılır. Ameliyat lokal veya genel anestezi altında yapılır. Duruma göre mini, modifiye veya makro şekilde operasyon planlanır. Kesi kulak önünden kulak içine ve kulak arkasına doğru yapılır. Derialtı dokusu ve kas yapısındaki gerekli düzeltmeler ve fazla kısımlar çıkarıldıktan sonra, kanama kontrolünü takiben gerekli dikişler atılır. Yüze form kazandırmak için değişik materyaller ile (silikon, gore vs.) desteklemeler veya yağ dokusu enjeksiyonları da yapılabilir. Ameliyattan sonra en önemli şey, ameliyat bölgesinde, kanamaya bağlı kan toplanmasıdır. Bunu engellemek için uygun bası uygulanmalıdır. Yaklaşık bir hafta özel bandajda kalır. 7-10. günde dikişler alınır. Bu ameliyatlar genellikle orta yaş üzerindekilere uygulanır. Beraberinde yüz soyma işlemleri de uygulanabilir. Ancak yüz soyma ayrı bir seansta da yapılabilir. Yüz soyma işlemleri bazen yüz germe ameliyatlarına alternatif gibi anlatılsa ve gösterilse de, farklı işlemlerdir. Bir metodun uygulanması gereken durumda diğeri uygulanırsa sonuç tam bir hayal kırıklığı olur. Yüz soyma işlemleriyle derinin üst tabakasındaki kısımları temizlemek mümkündür. Sarkmaları ve derinleşmiş çizgileri ise gideremezsiniz. Son zamanlarda yüzün alt tabakalarını içermeden yüzeysel olarak deriyi germek popüler olmuş ise de bunun da bazı sakıncaları vardır. Kesi yerinde ve deride iyileşme bozuklukları daha sık olmaktadır. Derinin tam bir tabaka olarak ayrılmamasına bağlı damarlarda belirginleşme, renk bozuklukları daha sık görülmektedir. Ayrıca kasların elden geçirilmemesine bağlı olarak birkaç ay içinde yanaklarda eski sarkıklıklar tekrar ortaya çıkmaktadır. Estetik yüz ameliyatlarının komplikasyonları arasında; kalıcı veya geçici yüz felçleri veya his kaybı, tükürük bezi yaralanmaları, kesi yerinde belirgin iz kalması, kulakta his azalması, kulak kepçesinin alt kısmında asimetri, narbe dokusu sayılabilir. Doku kokteyli: Yüz germe ameliyatları sırasında elde edilen yağ dokusunun, deri, kasın zar kısmının hazırlanarak tekrar yüzün ihtiyaç gösteren kısımlarına (dudaklar, göz çevresi sıklıkla) verilmesidir. Burada hazırlamada ve vermede dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Zaman içinde erimeye bağlı düzensizlikler, doku kistleri ve iltihaplı, kireçlenmiş kistler olabilir. Verilen kokteylin büyük bir kısmı vücut tarafından eritilerek uzaklaştırılır. Ameliyat sonrası kısa bir dönem daha iyi görünmeyi de sağlar.

Yüz germe ameliyatları kaç yaşından sonra yapılmalıdır?
Yüz germe ameliyatları için alt yaş sınırı söylemek zordur. Genellikle orta yaştan itibaren yapılıyorsa da, bazen aşırı kilo vermeler nedeniyle sarkan çenealtını toparlamak için de daha genç yaşta yüz germe ameliyatlarının değişik modifikasyonları yapılabilmektedir.

Yüz germe ameliyatları ne kadar sıklıkla tekrarlanabilir?
Yüz germe ameliyatlarının tekrarlanması isteğe bağlıdır. Ameliyat olan dokular da yaşlanmaya ve elastikiyetlerini yitirmeye devam ederler. Bu yüzden hiçbir zaman ameliyatın yapıldığı yıldaki gibi kalmaz. Ancak hiçbir zaman da normal doku gibi hızlı yaşlanmaz. Çünkü ameliyat sonrasında oluşan derialtı yapışıklıklar derinindaha sıkı yapışmasını sağlar. Sarkmaları engeller.

Yüz germe ameliyatlarında en fazla risk nedir?
Bu tür ameliyatlarda en fazla risk, yüz felci olma ihtimalidir. Ancak yüz germelerde belli bir mesafeye kadar çok emniyetli bir şekilde çalışılabilir. Çünkü yüz siniri ile çalışılan bölge arasında kulak önü tükürük bezinin yüzeysel parçası bulunur. Bu yüzden bu mesafeye kadar zedelenme ihtimali çok düşüktür. Ön kısımda ise dikkatli olunmalıdır.

Anestezi riskleri nelerdir?
Yüz germe ameliyatları genel anestezi veya lokal anestezi altında yapılabilir. Genellikle lokal anestezi tercih edilir. Bu şekilde daha rahat bir ameliyat yapılabilir. Ancak genel anestezinin de bugünkü şartlarda rizikoları artık çok çok azalmıştır. Gayet emniyetli bir şekilde yapılmaktadır.

Kepçe Kulak Ameliyatı

Kulaklar; yüzün karşıdan bakıldığında yanlarda sınırlarını oluşturan, bu nedenle de kafa ile yaptığı açıları yüzünden duruşu estetik öneme sahip, aynı zamanda duyma fonksiyonuna da katkısı olan, sadece kıkırdak ve ciltten oluşan kıvrımlı bir yapıdır.kepçe kulak, kepçe kulak ameliyatı yapımı, kepçe kulak tedavisiBu kıvrımlar dahi kulak estetiği için önemlidir. Kulakların kafa ile yaptığı açılardan kaynaklanan kepçe kulak problemi çocukluk çağından itibaren görülüp rahatça düzeltilebilecek bir durumdur. Kulakların gelişimini %90 tamamladığı 5 yaşından sonra kepçe kulak ameliyatı planlanabilir. 12 yaşına kadar yapılacak müdahaleler sedasyon ile sonrasında lokal anestezi ile yapılabilir. Kepçe kulak ameliyatı yaklaşık olarak 1,5-2 saat sürer ve genellikle hastanede kalmayı gerektirmeyen bir operasyondur.

Ameliyattan kulaklarınızı sıkıca saracak bir bandaj ile çıkarsınız ve 2 gün süreyle bu bandaj açılmaz. 2 gün sonra bandajınız açılır ve gerekiyorsa yeniden sarılarak 2 gün daha kapalı kalması önerilebilir. Daha sonra size özel bir bandana verilir ve bu bandana ile 5-7 gün 24 saat süreyle kulaklarınızı kapalı tutmanız istenir. Belki ilk 2 günü ağrılı geçebilen bu operasyon sıklıkla tekrar etmez ve sizi rahatsız eden bu durumdan tamamen kurtulursunuz. Kepçe kulak ameliyatı sırasında varsa kulak kıvrımlarınızdaki sorunlarda giderilebilmektedir.Ankara da kepçe kulak ameliyatı olmaya karar verirseniz kliniğimiz arayarak randevu alabilir veya bize mail gönderebilirsiniz.

Boyalı Saç Bakımı Nasıl Yapılır?

Boyalı saç bakımı nasıl yapılır ? sorusu son zamanlar da sık sık gündeme gelmektedir. Çünkü bayanların çoğunun saçlarında boya bulunmaktadır ve  saçlarımıza yapılan bu işlemler zamanla saçları yıpratmaktadır. Bu nedenle de boyalı saça bakım yapmanın sağlıklı olması için boya öncesi yapılması gerekenler listemizde öncelikli olarak, saçları bebek şampuanı ile yıkamak gerektiğini belirtmek istiyoruz. Bu işlem saçlarınızı boyaya hazır hale getirecektir. Aynı zamanda da saçlarınız da daha önceden yapılmış koyu tonlar da boya var ise renginizi bir ton daha açacaktır. Bu da elde etmek istediğiniz renk tonunu daha kolay sağlayacaksınız demektir. Boya işlemlerinin bitmesinin ardından yapılması gerekenler ise bir kaç adımdan ibarettir.boyalı saç bakımı, boyalı saça bakım yapma, boyalı saç bakımında neler önemliBoyalı saç bakımı yapmak isteyen hanımların öncelikle uygulaması gereken ilk işlem, boya  sonrası en az bir gün saçlarını yıkamamak olacaktır. Bu saçlarınızdaki boyanın kalıcı olmasını sağlayacak ve daha ışıltılı bir görünüme yol açacaktır. Sonraki işlem ise hafta da en az 3 defa saçlarınızı şampuanlamanızdır. Bu işlemi yapmaya vaktiniz olmadığı zamanlar da ise sadece saç kremi ile idare etmeniz de yarar var. Boyalı saç bakımı için bir diğer unsur ise saçlarınızı elinizden geldiğince nemli tutmaktır. Çünkü kuru saçlar bakımsız bir görünüm sağlar. Bu nedenle de yapılan işlemden memnun kalmazsınız. Boyalı saç bakımı için seçeceğiniz ürünler de bir o kadar önemli ve hassas bir konudur. Boyalı saç için hangi şampuan, hangi saç kremi ve hangi bakım maskesi uygulamanız gerekir hemen sizlere açıklayalım.

Boyalı Saç İçin Bakım Ürünleri

Boyalı saç için hangi şampuan kullanılmalı ? konusu her zaman kafa karıştırıcı olmuştur. Boyalı saçlar için en iyi şampuan kesinlikle kimyasallardan çok bitkisel içerikli olanlardır. Bu nedenle de boyalı saç şampuanı olarak sizlere Loreal Paris’ten Serie Expert Vitamino Color boyalı saçlar için renk koruyucu şampuanı öneriyoruz. Aynı zaman da da bitkisel içerikli Restorex hızlı uzama etkili boyalı saç bakım şampuanını da gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. Bunun yanında merak ettiğiniz bir diğer konu olan Boyalı saçlar için en iyi saç kremi nedir ?sorusunun yanıtını verelim. İsimlerini verdiğimiz ürünlerin saç kremlerini temin etmeniz de yarar olacaktır. Elseve boyalı saç bakım şampuanı ve saç kremi de sizler için mükemmel bir tercihdir. Yeni saç rengini ie mutlu günler dileriz.

Boyalı Saç İçin Maske

Boyalı saç bakımı için maske kullanılması gereken bir üründür. Çünkü saçlarınız yoğun bir şekilde kimyasal işleme maruz kaldığından maskeler saçınızın yıpranmasını önleyecek ve sizlere daha mükemmel bir görünüm sağlayacaktır. Boya sonrasında saçlarına bakım yapmak isteyen hanımlar için boyalı saç maskesi önerimizi sizler ile paylaşalım. Sizler için en iyi saç bakımını sağlayacak olan ürün Loreal Paris Serie Expert Vitamino Colur jel saç maskesidir. Fakat saçlarınıza öncesinde de bir kaç işlem uyguladıysanız ve saçlarınız yıpranmış ise Kerestase Zayıf ve yıpranmış boyalı saçlar için Uv korumalı saç maskesini öneriyoruz.

Boyalı Saçlara Evde Bakım Kürü

Boyalı saçlara en iyi bakımı sağlayabilmek için kuaförlerden ziyada evde de bir kaç malzeme yardımı ile saçlarınızı eski ışıltısına kavuşturabilirsiniz. Böylece daha ekonomik ve daha bitkisel bir işlemden sonuç almış olursunuz. Öncelikle biberiye yağı ve zeytinyağının saç bakımı için bir numara ürünler olduklarını unutmayınız. Bunların yanında boyalı saçlara evde bakım yapmak için bira, ayçiçeği yağı, yumurta, yoğurt, bal, elma sirkesi, argan yağı gibi malzemeleri birleştirerek bitkisel saç bakım maskesi elde edebilirsiniz. Bu sizler için hem ekonomik açıdan hem de daha doğal bakım yapabilme açısından daha iyi bir seçenek olacaktır.

Boyalı Saçlar İçin  Bitkisel Yağlar

Boyalı saçlar için kullanılan bir çok yağ, ışıltısını ve parlaklığını kaybetmiş saçları yeniden hayata döndürebilmektedir. Bu nedenle de sık sık kullanılması siz saçlarını seven ve ilgilenen bayanların oldukça yararına olacaktır. Saç Bakım Yağları bir çok çeşittir. Argan Yağı, Çam terbentini, sarımsak yağı ve yılang yağı en çok tercih edilen yağ çeşitlerindendir. Bunların yanında bir de hazır olarak satılan ürünler vardır.  Boyalı saçlar için yağ kullanmayı düşünenlere Redist saç bakım yağını önerebiliriz. Çünkü için de birden çok yağ çeşidi mevcuttur. Böylece hem ekonomik olarak hem de seçenek çokluğu açısından daha çok kullanabileceğiniz bir ürün elde etmiş olacaksınız.

Diğer yazılarımıza da buradan ulaşabilirsiniz: http://www.kirlicamlar.com/

Göğüs Dikleştirme Ameliyatı Riskleri

Göğüs dikleştirme estetiği için ortaya konan risklerin çoğu diğer ameliyat tipleri için de yazılabilecek öğelerdir. Ancak son yıllarda gelişen yöntemler sayesinde bu sorunların görülme ihtimali artık yok denecek kadar az.göğüs dikleştirme, göğüs dikleştirme ameliyatı, göğüs dikleştirme ameliyatı öncesiEnfeksiyon, tüm ameliyatlar sırasında ve sonrasında ortaya çıkabilecek bir risktir. Ancak son yıllarda tamamen steril hale getirilen ameliyathaneler ve ameliyat sonrası güçlü antibiyotik tedavileri sayesinde enfeksiyon riski yok denecek kadar az.

Hematom oluşması ameliyat yarasının iç kısmında kan birikmesi durumudur. Son yıllarda göğüs dikleştirme estetik operasyonlarında kanama kontrolünün çok iyi yapılmaya başlanması ve dren sisteminin kullanılması hematom riskini ortadan kaldırmış durumda.

Göğüs dikleştirme ameliyatı sonrası deride aşırı gerginlik oluşması ve gerginliğe bağlı olarak dikiş açılması yaşanabilir. Bu durum günlük yara bakımı ile kısa sürede iyileşir. Artık ameliyatlar çok iyi planlanıp gerginlik önlenecek şekilde yapıldığı için bu tip sorunlar yaşanmamakta.

Göğüs dikleştirme ameliyatı sonrası göğüslerin yeni şekli ile ilgili problemler olabilir. Bazen iki göğüste simetri yakalanamaz, dikleştirme yapılmış da olabilir. Bu gibi durumlar da artık tecrübeli cerrahlarımızın yetişmesi sayesinde yaşanmıyor.

Böcek İlaçlama Firması Seçimi

Böcekler gündelik hayatımızda en fazla karşılaştığımız canlı türüdür. Doğal döngü için son derece gerekli olan böceklerin yanı sıra, insan yaşamına karşı olumsuz sonuçlar doğurabilecek birçok böcek türü mevcuttur. İnsanların bu canlılarla aynı ortamda yaşaması pek çok maddi ve manevi sorunlar doğurabilir. Kan emici böcekler doğrudan hastalık bulaştırır. Bu hastalıklar; tifo, dizanteri, verem, veba, tifüs, cilt hastalıkları, sıtma ve hummadır. Bu hastalıklar kalıcı, bulaşıcı hastalığa sebep olduğu gibi ölümcül sonuçlara da yol açabilir.böcek ilaçlama, böcek ilaçlama fiyatları, böcek ilaçlama firması seçimi

Böcek ilaçlama firmaları günümüzde birçok kişi veya kurumun tercih ettiği uygulamadır. Böcekler fiziksel özellikleri neticesinde ufak boyutlu olduklarından her yere kolaylıkla ulaşabilir. Genetiksel özellikleri bakımından dolayı ise barındıkları alanda çok kısa süre içinde üreyebilir. Çok az miktarda besinle dahi hayatlarını uzun süre idame ettirebilen bu türlerden kurtulmak bir hayli zordur. Kişilerin evde uygulayacağı basit yöntemlerle böceklerden arınmak mümkün olmadığı gibi; zaman ilerlediği için durum istila halini alabilir. Ev, iş yeri, hastane, okul, cami, otel gibi kapalı alanların yanı sıra park, bahçe, tarla gibi açık alanlarda da belirli periyotlar halinde ilaçlama yaptırmak şarttır.

Global ilaçlama firması olarak hamam böceği, kalorifer böceği, akrep, karınca, örümcek, halı böceği, bit, pire, kene, tahtakurusu, tahta kurdu, güve, çıyan, danaburnu, kakalak, mite, deri böceği, gümüş böceği, kulağakaçan böceği, sivrisinek, arı, tatarcık, lağım faresi, çatı faresi, fındık faresi, pamuk faresi, salyangoz, tespih böceği, kertenkele gibi tüm haşere ve fare türlerine karşı ilaçlama hizmeti vermekteyiz. Yıllardır en kaliteli, güvenilir, hızlı ve ekonomik anlayışla vermiş olduğumuz ilaçlama hizmetleri özenle gerçekleşmektedir.

İlaçlama firması seçerken göz önüne alınması gereken bazı noktalar vardır. Bunların en önemlisi firmanın Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı belge ve ruhsatlara sahip olması gerekir. Bunun yanı sıra kullanılan ilaçların modern zamana uygun; insana ve çevreye zararı olmaması gerekir.

Bu konu hakkında diğer sitemizi de inceleyebilirsiniz: http://www.sahilboyu.com/

Meme Asimetrisi Nedir?

Meme Asimetrisi kadınların aslında birçoğunda görünen meme lerde dengesiz büyüme veya dengesiz gelişme şeklinde tanımlayabiliriz. Meme Asimetrisi ameliyatları çok çeşitli olup kişiden kişiye metotlar değişiklik gösterebilir.meme asimetrisi, meme asimetrisi nasıl anlaşılır, meme asimetrisi  tedavisiMeme Asimetrisi sorunu olan kadın psikolojik olarak eksiklik veya hastada mutsuzluk oluşturabilir. Bu durum normal ve doğal karşılanmalıdır. Çünkü meme kadının dişiliğini simgeleyen en önemli organlardır. Bazı doktorlar dişilik tabirini kabul etmese de, sekonder sex karakteri olan bir objedir. Bu yüzden kadınlar için önem taşır.

Meme Asimetrisi kadınlar da bazı memelerin diğerinden küçük olması bazılarının hiç olmaması bazısının aşırı büyük olması gibi değişik durumlar olabilir. Her durum için ayrı tedaviler vardır. Bunlar bir estetik ve plastik cerrahi muayenesi sonucunda belirlenen işlemlerdir. Hastaya ne yapılacağı bu muayene sonrasında belirlenir. Kişiye ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası durumlar gösterilir. Böylece hasta ne ile karşılaşacağını bilmektedir.

Meme Asimetrisi çoğu kadında olsa da bazı kadınlar için önemsiz bir durumdur. Bazıları bu durumu sorun etmez. Bu tamamen kişinin tercihidir. Bu ameliyatı olmayan bir hasta bir rahatsızlığa neden olmaz veya zorunlu bir ameliyat değildir.

Yalnız bir memenin büyük olması o bölgede sırt ağrılarına duruş bozukluklarına neden olabilir. Ayrıca elbise seçimlerinde de kadınları zorlayabilir. Sağlık açısından ise, sadece pisikolojik olarak insana negatif etkisi olacaktır.Kişi bu durumundan mutsuzluk duyabilir. Fakat her ne olursa olsun bu ameliyat zorunlu bir işlem değildir.

GÜNÜMÜZ SIK RASTLANILAN HASTALIĞI AKCİĞER KANSERİ

Oksijen sağlayan akciğer vücudumuzda önemli bir organdır. Akciğer dışarıdan alınan havadan oksijeni alarak içeride üretilen diğer ürünler ve karbondioksit’in dışarıya pompa gibi görev üstlenen bir yapıya sahiptir. Akciğerler göğüs kafesinin içerisindedir. Kaburgaların arasında ortasında kalp yemek borusu gibi iki yeri birbirinden ayıran bir bölge vardır. Alt tarafında diyafram denilen bir yapı oluşturur. Alınan hava yukarıdan gelerek nefes borusundan ana bronşlara geçerek ve diyafram bronşlarına geçerek giderek bronşların iki ya da daha fazla küçülerek üçe ayrılmasıyla yayılarak en dış cephelere kadar havayı götürürler. Aynı zamanda kirli damar sistemi bulunmaktadır. Havayla kirli kan birlikte alveol kesesinde bir araya gelir.kanser hastalığı, kanser tedavisi, akciğer kanseri

Organ pespembe  fakat sigara kullanımıyla ve hava kirliliği ile renk değişimi söz konusu olur. Yetişkin erkeklerde bir kilo üç yüz gramdır. Bayanlarda ise bir kilodur. Akciğerde birçok hücreden meydana gelmektedir. Günümüzde de bu organda yaygın olarak meydana gelen  akciğer kanseri normal akciğer dokusunda yer alan hücrelerin kendiliğinden kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucu bir kitle halinde tümör oluşmasına neden olmasıdır. Akciğer içersinde bulunduğu yerde büyüyerek hızla dolaşım yolu ile karaciğer, beyin, kemik vb organlara da etki ederek problemlere yol açabilmektedir. Hücrelerin mikroskopla izlenerek bir iki ve üç ana grup altında toplanmıştır. Bunlar; küçük hücreli ve küçük hücreli dışı şeklindedir. Erkeklerde en sık araştırmalara göre görülmektedir. Ölüm oranı oldukça yüksek bir hastalık  tipidir. Bunun için çok dikkatli olunması gerekmektedir.

Tütün kullanımı sigara dumanına maruz kalınması en baştaki nedenler arasındadır. Bunun yanı sıra sigara içmeyenlerde de bir olasılık görülmektedir. Çünkü birçok nedenle ortaya çıkabilmektedir. Oranlara bakacak olursak sigara içmeyenler %3sigara içen günde bir paket kullanan kişiler için kansere yakalanma riski %61 ve birden çok paket sigara içen kişilerde ise %217 gibi oranında tehlike söz konusudur. İçmeyenlerde buna rağmen dumanlı ortamlarda bulunulması sonucu pasif içici konumundadır.1.2-1.3 kat bu durumda risk artmaktadır. Genetik olarak da ailede bu hastalığın yaşanması tozlarla bulaşabilen asbestos denen kimyasal işlerde çalışılması  ve daha önceden geçirilmesi nedeni ile tekrardan dokularda meydana gelebilir. Bunlardan ziyade beslenmede önemli tabi günümüzde hormonlu yiyeceklerin artmasıyla kanserin yaygınlaştığı gözlenmektedir.

Hava kirliliği de etki derecesi tam bilinmese de kansere davetiye çıkarmaktadır. Evlerimizde kışın gelmesiyle ısınmak için sobada yaktığımız odun kömür vb. yanıcı maddeler motorlu taşıtlardan ve bacalardan çıkan dumanlar oldukça kansere bir adımdır. Sinsi diye tabir edilen  akciğer kanseri belirtileri bulunmaktadır. Bronşit’iniz var veya sigara kullanıyorsanız balgam ve öksürük gibi sorunlar sürekli devam eder. Balgamla birlikte gelen kan ve nefesinizde daralma olması kürek kemiklerinin ve omuzların arasında göğüs ağrısının batıcı bir şekilde olması gibi vücuttaki değişiklikler. Hastalığın ilk evrelerinde; iştahsızlık aşırı kilo kaybı ve terleme, halsizlik, ses kısıklığı, nefeste hırıltıların oluşması, nedenini bulamadığınız ateş, kemik ağrısı bunların yanı sıra nörolojik bulgular; kol ve bacakta uyuşma gözde kararma baş dönmesi gibi şikayet belirtileri kendini belli ederek gösterir.

Hastalığa yakalanması durumunda ilk olarak evre hekim tarafından saptanacaktır. Kitle röntgende görülmesi üzerine bilgisayarlı tomografi çekimi yapılmaktadır. Bulunan görüntüler ile nasıl kitleye ulaşılması gerektiği hesaplanır. Hastalara biyopsi yapılarak kanser tanısı patolojide incelenerek sonuçlar hakkında netlik kazanılır. Tanı için birçok işlemin yapılmış olması gerekmektedir. Daha sonra tedavi için bulunan seçeneklerden hekimler tarafından hastalığa uygun bir şekilde yapılmaktadır. Bunlar; kanser olduğu gibi etki ettiği alandan çıkarmak radyasyon(yüksek x ışınlarının kansere etki ederek öldürmesi).Kemoterapi(kişiye özel kanser hücresinin ölmesi için yapılan ilaçların kullanımı) gibi tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Tedavide evreler tanımlandıktan sonra hastaya ameliyat yapılarak tümörlü olan doku ve etrafındaki bir kısım sağlam dokular çıkarılır. Bazı istisna durumlarda bütün akciğer lobu çıkarılarak o bölge temizlenir.

Ameliyatın başarılı geçmesi durumunda diğer tedavi aşamalarına gerek yoktur fakat bazı ameliyat sonrası radyoterapi uygulanması tavsiye edilir. Hekiminiz sizi ameliyattan sonra düzenli olarak muayene edecektir. Çünkü tekrar yakalanma riski olabilmektedir. Kemoterapiye başlanması uygun görünen hastalara ameliyattan sonra 3 hafta içinde verilmesi önerilmektedir. Birden fazla ilaçlardan genellikler oluşan eğitimli kişiler tarafından verilen bir sıvı ilaçtır.21-28 gün aralıklar ile kürler halinde damardan sıvı olarak ya da ağızdan hap yöntemi ile uygulanmaktadır. Hataların her kür aşamasında onkoloji polikliniklerinde kontrol altına alınırlar. Yan etkisi olup olmadığı araştırılır hastalarda herhangi bir durum oluşmaması için kan tahlilleri  istenerek şikayetleri dinlenir. Hastaya kemoterapi uygulanıp uygulanmayacağı ve kürün sayısı tümöre göre ait özellikler ile patoloji raporda belirlenir. Bu konularda yaş faktörü de oldukça önemlidir.

Her yaşta yaygınlaşması sonucu yaş kilo gibi durumlar göz önünde bulundurulur. Çünkü yaş ilerledikçe hareket etme potansiyeli azalır ve yatma gereksinimi duyulur buda genel hali kötü olan hastalara yan etki yapmaya olasılık tanımaktadır. Yiyeceklerinde bu evrede dikkat edilmesi gerekmektedir. Yiyeceklerin pişmiş olmasına özen göstermelisiniz. Kan sayımında düşüş görünüyor ve ateşiniz var ise antibiyotik tedavisi önerilir. Kan sayımında azalma on gün içerisinde kendinize iyi bakmanız halinde eski seviyesine  dönecektir. Herhangi bir nedenden dolayı ilaç içmeniz gerekirse doktorunuza başvurmayı ihmal etmeyiniz. Yakalandığınızda bir süre size özel yapılan tedavi yöntemleri ile kesin sonuçlar almanız mümkündür. Tabi yakalanmadıysanız da  belirtilerini öğrenmeniz ve farkında olmanız zararlı olan birçok şeyden kaçarak kendinizi korumanız gerekmektedir. Mesela sigara içiyorsanız bırakmanız sizin için en doğru karar olacaktır.

Sebze meyveyi bol miktarda tüketmeniz ve bunu günde beş porsiyona çıkarmanız yararınıza olacaktır. Yağlı yiyeceklerden olduğunca uzak durmalısınız. Boyalı yapılmış gıdalardan kanser oranı yüksek olan pasta bisküvi şekerlemeler gibi yapay yiyeceklerden yememelisiniz. Spor yapmayı tercih edin aktif olmak kansere karşı gelmek demektir. Egzersizleri günlük olarak yapın ve kesinlikle alkol kullanmayın eğer ki istisna durumlarda kullanıyorsanız sıklık derecesini azaltınız. Bu hastalık size gelmeden siz hastalığa dur diyerek önlemini alın. Herkesin bu hususta seferber olarak mücadele etmelidir. Dünya genelinde hemen herkesin başına gelebilen bir hastalık türü olması erkekler başta olmak üzere kadınlarda da sıklık derecesi artmıştır. Böylece tehlikeli olduğu için korkulan hastalıkların baş sırasında yerini almıştır. O yüzden duyarlı olunması birçok insanı bu tehlikeden uzaklaştırmaktadır.

Güneşin Cilde Etkisi

Cildinizin genç kalmasını istiyorsanız kuvvetli güneş altında fazla kalmamalı,yapay güneş ışığı veren ultraviole lambalarıyla, yanmamalısınız. Kadınların çoğu yanık bir ten ister; yanık tenin çok çekici olduğuda bir gerçektir.Fakat,güneşte yanmış bir cilt aynı zamanda ihtiyarlamış bir cilttir.Mutlaka yanmak istiyorsanız bunu yapay biçimde sağlayın.Deriyi boyayıp yanık görüntüsü veren maddeler gerektiği gibi kullanılırsa ultroviole ışınlarıyla oluşmuş yanık kadar çekici olabilir; tek fark bu biçimde kararmanın cilde zarar vermemesidir.güneşin cilt üstündeki etkisi, güneş cilde nasıl etki eder

Güneş yanığı deriyi gerçekten zedeler,çünkü güneş ışığındaki kimi dalga boyları kollajeni zedeler.Kollajen,derinin iskeleti olup canlı ve esnek kalmasını sağlar.Bu yüzden sağlıklı görünümlü bir cilt için sağlıklı kollajen şarttır.Ancka kollajen zamanla fark edilmeyecek ölçüde yaşlanır.Başta güzel demetler halindeyken,zamanla kırılır,parçalanır sonun eski bir parça lastiğe benzer.Bildiğimiz kadarı ile bu süreci yavaşlatmanın ya da yok etmenin bir yolu yoktur.Kollajen içeren kimi kozmetik kremler,derinin alt tabakalarındaki kollajenlere erişemeycekleri için hiçbir yardımda bulunamazlar.

Güneş ışığına maruz kalma kollajenin bozulma mekanizmasını hızlandırır.O halde,cildinizin on,on beş yıl daha yaşlı olmasını istiyorsanız,hiç durmayın güneşte uzun uzun oturun.

Güneş altında durmanız gerekiyorsa,cildinizi koruyucu bir kremle örtün.2-3 saatte bir böle kremi bütün vücudunuza sürerseniz,cildinizi ultroviole ışınlarının zararlı etkisinden korumuş olursunuz.

Güneşten koruyucuların en son çıkan türleri zararlı dalga boylarının ışıklarını seçerek emen,benzofenon adı verilen maddeleri içermektedir.Kutuda yazılı olan koruma etkeni,cildinizin ne ölçüde korunacağını belirtir.Koruma etkeni ne kadar yüksekse,korunma da o kadar yeterli olur.Bu arada bir uyarı yüzdükten sonra tekrar krem sürmeyi unutmayın…

Beyaz tenliler güneşlenirken nelere dikkat etmeli?

Beyaz tenli kişilerin renk hücreleri az sayıda olduğundan güneş yanığına ve güneşin getirdiği uzun vadedeki zararlı etkilere daha açıktırlar. Ten rengi açık olan kişiler, yani beyaz tenli olan kişiler güneşten koruyucu kremi sadece yazın değil, diğer mevsimlerdede kullanmaları gerekir ama deniz kenarında çok daha dikkat etmeleri gerekir tabii. Diğer mevsimlere göre yaz mevsimi çok daha dikkat edilemsi gereken bir mevsimdir.

Yazın dikkat edilmesi gereken hususta, güneşten korunma kremlerinin etkinliklerinin 4 saat sonra bitmesi. Ayrıca havuza girdiğimde bu etki çok daha azalıyor. Bu yüzden yazın sık sık güneş kremimizi yenilemeliyiz. Ayrıca kaliteli ve doğal güneş kremlerini tercih etmeliyiz. Güneş kremi yenileme süresi 2-3 saatte bir olmalıdır.

Güneşten korunma tabiki boşuna değildir. Uzun vadede cilt kanserine ve deride izlere neden olabilir. Güneş yanıkları çok zor lekeler bırakabilir. Bu lekeler geçme ihtimali olmayan lekelerdir. Çok kötü görültüler oluşturur. Bu yüzden güneşlenirken mutlaka güneş kremi yada güneşten koruma kremi diyelim biz ona, kullanmamız lazım.

Yukarıdaki uyarıları dikkate almanız ruh ve beden sağlığı açısından işinize yarar. Bir sonraki yazımda görüşmek üzeri hoşçakalın…

Abiye ve Zarafet

Abiyeler bayanlar vazgeçilmezi elbise türleridir. Genellikle özel gecelerde
tercih edilen bu tür elbiseler gösterişli yapıları ile dikkatleri üzerinize çekmenizde size yardımcı olacaktır. Abiye tüm dünya bayanları tarafından bilinen ve n çok kullanılan özel gün kıyafeti olarak adlandırılmaktadır. Bu kıyafetler oldukça farklı tasarımlarda olabilmekle beraber gidilecek yere göre de değişiklik göstermektedir. Abiye modelleri birçok etmene bağlı olarak değişir, bundaki sebep her elbisenin kişilerde aynı güzellikte durmayacağıdır. Elbise seçimindeki en temel sebep görünüm ile karşı tarafı etkilemek ve etraftaki gözleri üzerinizde toplamaktır.tesettür abiye, abiyede zarafet, tesettür ürünleri

Abiye

modelleri son yıllarda sade bir görünüme doğru kaysa da, gösterişin olmazsa olmazı taş ve işlemeler bu kıyafetlerde yerini almaktadır. Gösterişi ön plana çıkarmayı hedefleyen abiyelerde dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır. Bunlar arasında en önemlileri
kişilerin boy uzunlarıdır. Uzun boylu bayanlar abiye seçiminde kısa boylulara oranla daha dikkatli olması gerekir. Erkeklerle olan boy farkının belirgin olmaması için daha uzun etekli elbiseler tercih edilmesi gerekirken, kısa boylu bayanların ise seçenekleri daha fazla olmaktadır. Ancak kısa boylu bayanlar da kısa etek ve gösterişli taşlar her zaman için iyi seçim olacaktır.

Özel günlerin vazgeçilmezi olan abiyeler aynı zaman da ortamın türüne göre de farklılık gösterebilmektedir. Resmi ortamlar da siyah abiye modelleri
tercih edilmesi daha uygun olurken, sosyal buluşmalarda seçim alanı daha geniştir. Abiye modelleri kişilerin daha rahat seçim yapabilmesi ve kararsız yapılarını yenmesi için sürekli olarak genişletilmektedir. Günümüzde her türlü yapıya uygun abiyeler üretilirken, özel olarak da tasarımlar yapılmaktadır. Abiye seçimindeki en büyük nedenlerin başında çeşitlilik
gelmektedir. Zarif bir görünüme sahip olmak isteyen bayanlar tarafından çok sık bir biçimde tercih edilen abiyeler günümüzün en önemli kıyafet türleri olarak gösterilmektedir.