GÜNÜMÜZ SIK RASTLANILAN HASTALIĞI AKCİĞER KANSERİ

kanser hastalığı, kanser tedavisi, akciğer kanseri

Oksijen sağlayan akciğer vücudumuzda önemli bir organdır. Akciğer dışarıdan alınan havadan oksijeni alarak içeride üretilen diğer ürünler ve karbondioksit’in dışarıya pompa gibi görev üstlenen bir yapıya sahiptir. Akciğerler göğüs kafesinin içerisindedir. Kaburgaların arasında ortasında kalp yemek borusu gibi iki yeri birbirinden ayıran bir bölge vardır. Alt tarafında diyafram denilen bir yapı oluşturur. Alınan hava yukarıdan gelerek nefes borusundan ana bronşlara geçerek ve diyafram bronşlarına geçerek giderek bronşların iki ya da daha fazla küçülerek üçe ayrılmasıyla yayılarak en dış cephelere kadar havayı götürürler. Aynı zamanda kirli damar sistemi bulunmaktadır. Havayla kirli kan birlikte alveol kesesinde bir araya gelir.kanser hastalığı, kanser tedavisi, akciğer kanseri

Organ pespembe  fakat sigara kullanımıyla ve hava kirliliği ile renk değişimi söz konusu olur. Yetişkin erkeklerde bir kilo üç yüz gramdır. Bayanlarda ise bir kilodur. Akciğerde birçok hücreden meydana gelmektedir. Günümüzde de bu organda yaygın olarak meydana gelen  akciğer kanseri normal akciğer dokusunda yer alan hücrelerin kendiliğinden kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucu bir kitle halinde tümör oluşmasına neden olmasıdır. Akciğer içersinde bulunduğu yerde büyüyerek hızla dolaşım yolu ile karaciğer, beyin, kemik vb organlara da etki ederek problemlere yol açabilmektedir. Hücrelerin mikroskopla izlenerek bir iki ve üç ana grup altında toplanmıştır. Bunlar; küçük hücreli ve küçük hücreli dışı şeklindedir. Erkeklerde en sık araştırmalara göre görülmektedir. Ölüm oranı oldukça yüksek bir hastalık  tipidir. Bunun için çok dikkatli olunması gerekmektedir.

Tütün kullanımı sigara dumanına maruz kalınması en baştaki nedenler arasındadır. Bunun yanı sıra sigara içmeyenlerde de bir olasılık görülmektedir. Çünkü birçok nedenle ortaya çıkabilmektedir. Oranlara bakacak olursak sigara içmeyenler %3sigara içen günde bir paket kullanan kişiler için kansere yakalanma riski %61 ve birden çok paket sigara içen kişilerde ise %217 gibi oranında tehlike söz konusudur. İçmeyenlerde buna rağmen dumanlı ortamlarda bulunulması sonucu pasif içici konumundadır.1.2-1.3 kat bu durumda risk artmaktadır. Genetik olarak da ailede bu hastalığın yaşanması tozlarla bulaşabilen asbestos denen kimyasal işlerde çalışılması  ve daha önceden geçirilmesi nedeni ile tekrardan dokularda meydana gelebilir. Bunlardan ziyade beslenmede önemli tabi günümüzde hormonlu yiyeceklerin artmasıyla kanserin yaygınlaştığı gözlenmektedir.

Hava kirliliği de etki derecesi tam bilinmese de kansere davetiye çıkarmaktadır. Evlerimizde kışın gelmesiyle ısınmak için sobada yaktığımız odun kömür vb. yanıcı maddeler motorlu taşıtlardan ve bacalardan çıkan dumanlar oldukça kansere bir adımdır. Sinsi diye tabir edilen  akciğer kanseri belirtileri bulunmaktadır. Bronşit’iniz var veya sigara kullanıyorsanız balgam ve öksürük gibi sorunlar sürekli devam eder. Balgamla birlikte gelen kan ve nefesinizde daralma olması kürek kemiklerinin ve omuzların arasında göğüs ağrısının batıcı bir şekilde olması gibi vücuttaki değişiklikler. Hastalığın ilk evrelerinde; iştahsızlık aşırı kilo kaybı ve terleme, halsizlik, ses kısıklığı, nefeste hırıltıların oluşması, nedenini bulamadığınız ateş, kemik ağrısı bunların yanı sıra nörolojik bulgular; kol ve bacakta uyuşma gözde kararma baş dönmesi gibi şikayet belirtileri kendini belli ederek gösterir.

Hastalığa yakalanması durumunda ilk olarak evre hekim tarafından saptanacaktır. Kitle röntgende görülmesi üzerine bilgisayarlı tomografi çekimi yapılmaktadır. Bulunan görüntüler ile nasıl kitleye ulaşılması gerektiği hesaplanır. Hastalara biyopsi yapılarak kanser tanısı patolojide incelenerek sonuçlar hakkında netlik kazanılır. Tanı için birçok işlemin yapılmış olması gerekmektedir. Daha sonra tedavi için bulunan seçeneklerden hekimler tarafından hastalığa uygun bir şekilde yapılmaktadır. Bunlar; kanser olduğu gibi etki ettiği alandan çıkarmak radyasyon(yüksek x ışınlarının kansere etki ederek öldürmesi).Kemoterapi(kişiye özel kanser hücresinin ölmesi için yapılan ilaçların kullanımı) gibi tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Tedavide evreler tanımlandıktan sonra hastaya ameliyat yapılarak tümörlü olan doku ve etrafındaki bir kısım sağlam dokular çıkarılır. Bazı istisna durumlarda bütün akciğer lobu çıkarılarak o bölge temizlenir.

Ameliyatın başarılı geçmesi durumunda diğer tedavi aşamalarına gerek yoktur fakat bazı ameliyat sonrası radyoterapi uygulanması tavsiye edilir. Hekiminiz sizi ameliyattan sonra düzenli olarak muayene edecektir. Çünkü tekrar yakalanma riski olabilmektedir. Kemoterapiye başlanması uygun görünen hastalara ameliyattan sonra 3 hafta içinde verilmesi önerilmektedir. Birden fazla ilaçlardan genellikler oluşan eğitimli kişiler tarafından verilen bir sıvı ilaçtır.21-28 gün aralıklar ile kürler halinde damardan sıvı olarak ya da ağızdan hap yöntemi ile uygulanmaktadır. Hataların her kür aşamasında onkoloji polikliniklerinde kontrol altına alınırlar. Yan etkisi olup olmadığı araştırılır hastalarda herhangi bir durum oluşmaması için kan tahlilleri  istenerek şikayetleri dinlenir. Hastaya kemoterapi uygulanıp uygulanmayacağı ve kürün sayısı tümöre göre ait özellikler ile patoloji raporda belirlenir. Bu konularda yaş faktörü de oldukça önemlidir.

Her yaşta yaygınlaşması sonucu yaş kilo gibi durumlar göz önünde bulundurulur. Çünkü yaş ilerledikçe hareket etme potansiyeli azalır ve yatma gereksinimi duyulur buda genel hali kötü olan hastalara yan etki yapmaya olasılık tanımaktadır. Yiyeceklerinde bu evrede dikkat edilmesi gerekmektedir. Yiyeceklerin pişmiş olmasına özen göstermelisiniz. Kan sayımında düşüş görünüyor ve ateşiniz var ise antibiyotik tedavisi önerilir. Kan sayımında azalma on gün içerisinde kendinize iyi bakmanız halinde eski seviyesine  dönecektir. Herhangi bir nedenden dolayı ilaç içmeniz gerekirse doktorunuza başvurmayı ihmal etmeyiniz. Yakalandığınızda bir süre size özel yapılan tedavi yöntemleri ile kesin sonuçlar almanız mümkündür. Tabi yakalanmadıysanız da  belirtilerini öğrenmeniz ve farkında olmanız zararlı olan birçok şeyden kaçarak kendinizi korumanız gerekmektedir. Mesela sigara içiyorsanız bırakmanız sizin için en doğru karar olacaktır.

Sebze meyveyi bol miktarda tüketmeniz ve bunu günde beş porsiyona çıkarmanız yararınıza olacaktır. Yağlı yiyeceklerden olduğunca uzak durmalısınız. Boyalı yapılmış gıdalardan kanser oranı yüksek olan pasta bisküvi şekerlemeler gibi yapay yiyeceklerden yememelisiniz. Spor yapmayı tercih edin aktif olmak kansere karşı gelmek demektir. Egzersizleri günlük olarak yapın ve kesinlikle alkol kullanmayın eğer ki istisna durumlarda kullanıyorsanız sıklık derecesini azaltınız. Bu hastalık size gelmeden siz hastalığa dur diyerek önlemini alın. Herkesin bu hususta seferber olarak mücadele etmelidir. Dünya genelinde hemen herkesin başına gelebilen bir hastalık türü olması erkekler başta olmak üzere kadınlarda da sıklık derecesi artmıştır. Böylece tehlikeli olduğu için korkulan hastalıkların baş sırasında yerini almıştır. O yüzden duyarlı olunması birçok insanı bu tehlikeden uzaklaştırmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir