Kozmetik cerrahide ülkemizde en sık yapılan ameliyatları gözden geçirelim!

Ülkemiz insanlarının en büyük kozmetik sıkıntıları iri burunlarındandır. Karadeniz ve Doğu yöresi insanlarının bir karakterisliği olan Hump dediğimiz burun sırtındaki çıkıntılar, burun ucunun (Tip) sarkık ve düşük olması bireyi görüntü bakımından sıklıkla rahatsız etmektedir. Bunun dışında simetri bozuklukları yani deviasyon ve deformasyonlara da rastlanılmaktadır. Burun plastiği için müracaat eden bu hastaların önemli bir kısmında da burun içinde septum deviasyonu, deformasyonu, hava yolu daralması ve hava geçiş yolu bozuklukları, fizyolojik olmayan turbulans nedeniyle nazal solunumunun oral solunum lehine bozulması tesbit edilir. Bu hal üst solunum yolu infeksiyonları ve paranazal sinüs infeksiyomlarına yol açtığı gibi, oral hijyeninde bozulmasına, periodontal hastalıklara sebep olabilir. Burnun external ve internal bozuklukları, doğmalık, gelişimsel veya travmatik olabilmektedir. Ülkemizde en sık yapılan bu kozmetik ameliyatın ehil olmayan kişilerce yapılmasından kaynaklanan external ve internal yatrojenik (Iatrogenic) bozukluklar son yıllarda önemli bir hasta gaıbu oluşturmaktadır. Bu hasta gaıbu çok sayıda hem estetik hem de fonksiyonel düzeltme ameliyatları geçirmek zorunda kalmaktadır. Bunlara ikincil (sekonder) septorinoplastiler diyoruz. Eğer hasta endo nazal ve external deformiteleri için ilk defa ameliyat oluyorsa bildiğimiz gibi primer rinoplastiden bahsedilmektedir. Primer bir rinoplastide genellikle burun içinde yapılan üç insizyon kullanılmaktadır. Bunlar inter kartilajinöz; Transfiksion ve piriform incisionlardır. İsimlerinden de anlaşılacağı gibi, ilki üst lateral ve alar kıkırdaklar arasında, ikincisi septum alt kenarı ile alar kaıtilaj medial kısımları arasında sağlı sollu, üçüncüsüde, lateral osteotomilerde kullanılan piriform aperturalar civarına düşen endonazal mukoza incisionlarıdır. Bu mukoza kesilerinden submukozal, subperiostal ve perikondral çalışılarak, burun sırtındaki fazlalık alınır (Hump rezektionu), septum ve burun ucu düzeltilir (shortening, Tip plasty), osnazaleler yanlarda kesilir (lateral osteotomi). Maksilladan ayrılarak burun dorsumundaki açıklık kapatılır (Narrowing). Burun sırtındaki septum kıkırdağı ve kemikler şekillendirilir, törpülenir. Burun içi ve dışının son kontrolü yapıldıktan sonra burun içi incisionları krome katgüt ile dikilir ve burun içine vazelinli gaz tamponlar yerleştirilip, burun flaster, alçı veya özel atelier ile tesbit edilir. Burun içi vazelin gaz tampon koymak yerine ortasında hava yolu bulunan özel stingerli tamponlar (merosel) hem hastayı rahatlatır hem de burun için hava yolu açıklığını daha iyi kontrol eder. Genelde bu tamponlar 1 ile 3 gün arası alınır. Burun alçısı ise bir hafta sonra açılır fakat özel flasterle tesbite bir hafta daha devam etmekte ve external özel masajlara gerek vardır. Rinoplastiden sonra oluşan ekimoz ve ödemler yavaş yavaş bir ay içinde azalırsa da burnun son şeklini alması 6 ay – 1 yıl kadar sürebilir. Çok deforme ve büyük burunlarda sekonder girişimler gerekebilirsede bu girişimlerin mümkün olduğu kadar geç yapılması gerekir. 1 yıl hatta 2 yıl süre tercih edilmelidir.Meme kozmetik cerrahisinde ülkemizde eşit oranda büyütme ve küçültme mamoplastileri yapılmaktadır. Bilhassa doğum yapmış hanımlarda meme involusyonundan sonra iri göğüslerde sarkmalar ptoz görülmektedir. Meme başının normalde bulunması gereken seviye submamer sulkus hizasındadır. Meme başı Mid klaviküler çizgiden jugulume 21-22 cm civarıdır, hasta ayakta dururken, ölçümler, muayene ve düzeltme çizimleri ve işaretlemeleri yapılır. Meme küçültme ve ptoz ameliyatları mutlaka hasta ameliyat masasına yatırılmadın önce kalıcı şekilde sabit mürekkeple işaretlenir ve çizilir. Küçültme ve ptoz ameliyatlarında meme başı dermoglandüler pedikül ile yani epidermisi alınmış derma ve meme glandı içeren bir pedikülle hazırlanarak bulunması lazım gelen yere transfer edilir. Geri kalan fazla deri ve gland rezeke edilir. Bu temel işlemler için pekçok gelişmiş teknik varsa da en çok kullanılan ve bizimde kullandığımız teknik inferior pedikül bazlı dermoglandüler nipple ve areola repozisyonu ve Mc kissock patterni incision ile yapılan meme küçültme ameliyatlarıdır. Meme ogmentasyonu (augmentation mammoplasty) ise bir seks sembolü olan fakat glandın proporsionel olarak çok küçük olduğu memelerin yapay maddeler ile büyütülmesidir. Büyütme mamoplastisi 1960’lı yıllardan günümüze uzanan süreçte çok değişime uğramış; silicon jel, silikon kılıf, poliüretan muhafazalı, serum fizyolojik ile şişirilebilen gibi çeşitli protezlerin, areola etrafı incisionu (periareoler), submamer incision veya axiller incisiondan meme glandı altına (submamer), veya pektoralis majör kası altına (subpektoral) yerleştirilmesidir. kozmetik cerrahi, kozmetik cerrahi nedir, kozmetik cerrahi neden uygulanırSilikon protezlerin jel şeklinde olanlarının uzun sürede eser miktarlarda silikonu organizmaya verdiği ve bu maddelerin (dimetil polisiloksan) protez kapsülü civarında ve RES sistemde bulunduğu gösterilmiştir. Silikonun insan vücudunda sistemik bir hastalık yaptığı veya tümör’e yol açtığı gösterilmemiş olmakla beraber bu konuda büyük araştırma ve tartışmalara yol açtığı hatta USA de geçici olarak kullanımının durdurulduğu hatırlardadır. Bu günkü kanaat silikonun, kansere yol açmadığıdır. Silicon protezlerinin içi jel yerine serum fizyolojik ile şişirilenlerinin kullanımı USA’da serbest olmakla beraber, meme kanseri ameliyatlarından sonra jel şeklinde kullanımı da serbest bırakılmıştır. Ülkemizde ve birçok ülkede silikon jel protezinin kozmetik amaçlı kullanımı serbesttir. Augmentation mammoplastisinin en sık görülen komplikasyonları, sert kapül oluşumu, protezin yer değiştirme ve patlamasıdır. Abdominal dermakalasis, lipodistrofiler yine şişman ve doğum yapmış hanımlarda sık görülmektedir. Bollanan karın deri ve deri altı dokuları pubis önünden aşağı doğru sarkarak adeta bir önlük gibi anterior femoral bölgelere doğru uzanabilmektedir. Supra pubic bölgede bu sarkan deri ile deri altı kıvrımlar arasında mantarlar ve bakteriler üreyerek kötü kokulara ve yangılara (infeksiyonlara) yol açmakta yani fonksiyonel bozukluklara da sebep olmaktadır. Aynı olaylar zinciri yukarda bahsettiğimiz makromasti ve meme ptozu olgularında da geçerlidir. Göbek bulunduğu yerde circuler bir incisionla kesilerek deri, deri altı dokuları arkus kostaruma kadar mobilize edilip aşağı çekilir ve supra pubic bölgede usulüne uygun rezeke ve sütüre edilirler, yeni yerine mevcut göbek transplante edilir. Karın kaslarında gevşeklik ve rektus kaslarında orta çizgide ayrılma varsa diastasis rekti tamiri de yapılabilir. Vücudun bazı bölgeleri, obez veya zayıflamış insanlarda (çoğunlukla hanımlar) deformasyon gösteren fazla yağlara sahip olabilir. Bu bölgeler hanımlarda bilhassa trokanter, femoral ön kısımlar, diz medial kısımlarıdır. Bunun dışında karın yan bölgeleri (Love Handle) submandibuler bölgelerde de izole yağ toplulukları olduğunda liposuction yöntemi devreye girer. Bu yöntemde çapları genelde 2 cm’den 0.4 cm’e kadar değişen değişik uzunlukta borular ile yağlar aspire edilir. Liposuction yöntemi ile alınan yağ hücreleri tekrar oluşmaz. Yağ hücreleri kilo alındığında şişerler, zayıflayınca sönerler. Dolayısıyla tekrar kilo alınsa dahi, liposakşın yapılan bölgelerde eski hale dönüş olmaz. Liposakşm yapıldıktan sonra 1 ay civarında bir süre ile korseler veya kompresif elbiseler giydirilmesi gerekir. Bu sayede deri boşluk kalmadan altındaki dokulara oturur ve birleşir. Hematom, lenf ödem ve ödem teşekkülü ve fibrozis önlenir. Liposakşm sayesinde büyük sayıda hasta grubu daha mutlu ve üretken olabilmektedir. Yüz gençleştirmesi için eğer deri bollukları hakim ise facelift dediğimiz ameliyat yapılır. Bu düzeltme kulak önünden temporal bölgeye ve kulak arkasından saçlı deriye uzanan incisionlarla deri ve deri altının serbestleştirilmesi SMAS denilen superficial müskülo aponörotik dokuların (plastisma) ve derinin bolluklarının alınması ve yüzün gençleştirilmesidir. Submental bölgede ise liposuction ile platisma kolanları varsa bunların modelasyonu ile şekillendirme yapılır. Yüz germe ameliyatı sırasında N.Facialis dallarının ve sensitif sinirlerin yaralanmamalarına özen göstermek icab eder. Göz kapaklarımız ve orbital bölgelerde yaşlanmaya bağlı büyük değişiklikler olur. Hem deri tonüsü bozulup bollaşır ve sarkar, hem de septum orbitalelerdeki bolluklardan periorbital yağ dokuları üst ve alt kapaklarda torbalanmalara yol açarlar. Bu bolluklar ve torbalanmalar bazen üst kapakta ptoza yol açarak görme alanını dahi kapatabilirler. Bu hallerde blefaroplasti dediğimiz ameliyatlar yapılır. Fazla deri, eğer varsa hipertrofik orbicularis okuli ve torbalanmaya yol açan kesecikler içinde yağlar alınır. Bütün bu kozmetik girişimler fevkalade dikkatli, anatomik bilgi, estetik bilinci ve deneyimle yapılır. Aksi halde komplikasyonların tedavisi büyük güçlükler doğurur. Yaşlanan, kırışıklıklar içeren yüzeyel tabakalarda solar dejeneresans gösteren yüz derisi, lazer ışınları ile de yenilenebilmektedir. Yaklaşık 7 yıldır. Bu konuda büyük gelimeler olmuş, C02 lazeri ile fasılalı ışın verilerek (ultapulse), yüzeyel dokular ısı tesiri ile, derinliği kontrollü bir şekilde buharlaştırılmakta fakat derin dokular yanmamaktadır. Yine derin dokularda termik etki ile atipik solar elastoz gösteren lifler azalıp hatta kaybolmakta ve yeni kollajen lifler oluşmaktadır. Bu sayede deri kırışıkları azalmakta, solar dejenerasyon gösteren deri gençleşmektedir. Yine fokal lazer ışınları ile gözkapağı ameliyatları daha kansız ve daha az ödem ile ve daha çabuk yapılabilmektedir.

Fue İle Hiç İz Kalmaz

FUE’de hiç bir iz yok, iki kulak arası saçlı deriden saç kökleri hasarlanmadan alınıyor ve fue yöntemi ile dökülmüş alana naklediliyor. Bu en çok kullanılan tekniktir dolayısıyla da iz kalmıyor. Ama iz kalmaması için ekibin iyi birfue saç ekimi, saç ekim fiyatları, fue saç ekim fiyatı ekip olması gerekiyor. Planlamanın bir plastik cerrah yani doktor tarafından yapılması gerekiyor. İki tane ayağı var bu işin. Birincisi ekip, ikincisi plandır. Ekip çok iyi olması gerekecek fakat ekip bunu uygularken, nasıl uygulaması gerektiğini ve neyi uygulaması gerektiğini söyleyen de bu işin uzmanı bir doktor olacak. Bunun ikisi birleşir ise iyi sonuç alınabilir.

Hasta eğer yurtdışında veya hastanenin olduğu şehir dışındaysa öncelikle bu kurumlara fotoğraflarını göndererek başvurabilirler. Uygun olup olmadığı bu şekilde değerlendirilebilir. Ve gelmeden önce mutlaka operasyonlarıyla ilgili, burada yaşayacakları süreçle ilgili bilgi almalılar ki burada beklemedikleri sürprizlerle karşılaşmasınlar. Herşeye hazır olarak gitsinler. İşlem yapılacak saçlı deri lokal anestezi ile uyuşturuluyor ve saç alımına başlanıyor. Ortalama beş ila sekiz saat arasında süren bir operasyon oluyor. Ve ağrılı değil. İğnelerden sonra zaten işlem yapılan bölge uyuşmuş oluyor ve hiç bir şey hissetmeden hasta ile sohbet ederek, televizyon izleyerek geçirdikleri bir ameliyat süresi oluyor. Ameliyattan sonraki akşam da çok rahatsız edici bir zaman değildir. Saç ekimi için şu an için en önerilen yöntem fue yöntemidir.

Saç ekimi fiyatlari için merkezimizden hemen fiyat almak için başlıktaki konsultasyon formunu doldurun buraya ne kadar çok açıdan çekilmiş kafa fotograflarınızı gönderirseniz szilere o kadar saglıklı bir şekilde fiyat verme şansımız olur.Fiyatlarda birde etken sizin ne kadar sıklıkta bir saç modeli istedginizdir.30 yaşlardaki kişiler çok sık ve alın çizgisi geniş saç modeli tarzı isterlerken 50 ve üzeri kişiler daha seyrek ve yaşlarına uygun saç modelerini tercih etmektedirler.

İmplant tedavisi ne kadar sürer? (Bölüm 2)

İmplant işleminden önce hasta hakkında detaylıca bir sağlık durumu raporu düzenlenmektedir. Bu raporda kişinin yaşı, kemiklerinin durumu, kaç adet implant gerekeceği, kişinin kalıtsal ya da sonradan oluşan önemli hastalıklarının bulunup bulunmadığı bir çok test yapılarak ortaya çıkartılır. Son olarak çene kemiğinin de röntgeni alınarak gerekli tedavi yöntemi hasta ile birlikte belirlenir. Hastanın talepleri ve mevcut implantdurumu göz önünde bulundurularak doktor tarafından bilgilendirildikten sonra kişi isteklerini belirterek ona göre tedaviye başlanır. Tedaviden önce ağız başta olmak üzere vücutta enfeksiyon durumu söz konusu olmamalıdır. Çünkü implant bir çok cerrahi operasyonda olduğu gibi kendi başına da önemli bir operasyon geçirme işlemidir. İmplant tedavisi başlangıcında kişinin sağlığı ve isteği doğrultusunda uyuşturulma operasyonu yapılır. Daha sonra çene kemiği oyularak implantlara yeterli yer açılır. Yerin açılmasından sonra başka bir alet ile implant çizgilerine uygun yer belirlenir. İmplantlar özenle yerleştirildikten sonra eğer kişi genel anesteziyi tercih etti ise odasına gönderilir. Hastanın uyanmasından sonra genel bir kontrol yapılarak her şey yolunda ise hasta isteğe bağlı olarak evine gitmekte özgürdür. Tedavi sonrası ve öncesi uzman hekim hastayı bilgilendirecektir. Çünkü implant çok özenli bir bakım ve tedavi gerektirmektedir. Günde en az bir saat sadece implant için vakit ayırmak gerekir. Özellikle implant uygulandıktan sonraki ilk aylar çok önemlidir. Kişinin sigara ve alkolden uzak durması gereklidir. Sigara ve alkol her hastalıkta olduğu gibi implant operasyonu sonrası içinde bir tehlike arz etmektedir. Tehlikeler implant ne kadar zamanda yapılır cevabına karşılık getirmez. Özellikle ağız içi bir cerrahi operasyon olan implant için bu konu daha hassastır. İmplant tedavisi ne kadar sürer yada bu operasyon ne kadar zaman alır gibi admin cevapları yayınlanmaktadır.

İmplant tedavisi ne kadar sürer? (Bölüm 1)

İmplant işlemleri hastaya uygulanacak tedavi yöntemi, implant sayısı, hastanın sağlık koşullarına göre değişkenlik göstermekte olup bu süre genelde en az üç, en fazla altı ay sürmektedir. İmplant tedavisi ne kadar sürer sorusundan önce bilinmesi gereken implantın ne olduğu, nasıl olduğu, tedaviden önce neler yapıldığı sorulmalıdır. implantİmplant çağımız şartlarına, gelişmiş teknoloji teknikleri kullanılarak uyarlanmış ve yaklaşık olarak otuz yıl önce keşfedilmiş bir tedavi yöntemidir. Asıl adı diş ekme yöntemi olarak bilinen implant tedavisi bütçe gerektiren özel madenler kullanılarak özel makineler aracılığı ile işlenmektedir. İmplant olarak ekilen dişler bir çok geçici veya kalıcı olarak yapılan diş tedavi yöntemlerine oranlarına göre çok daha yüksek başarı oranlarına sahiptir. Bununla beraber hastaya kattığı özgüven ve işlevsellik bu başarının en büyük kısmını oluşturmaktadır. Mevcut protezler veya köprülere göre çok daha iyi bir şekilde insan hayatına katkıda bulunan implantlar hastanın daha iyi beslenmesine yardımcı olmakla kalmaz daha iyi bir dış görüntüye kavuşur ve konuşmalarını eskisi gibi güzel günlerine geri döndürür.

Uzmanlarca klinik ortamlarda verilen yerinde teşhis ve doğru adımlar uygulanarak yapılan her implant tedavisi hastaya tüm yaşantısını yeniden sunacak bir diş tedavisi sunmaktadır. Eksik ya da bozuk veya hiç olmayan dişlerin yerini tutabilecek ve tıpkı bir dişin gösterdiği tüm faaliyetlerine yerine getirebilecek bir şekilde üretilmiş ve doğru yöntemler ile çene kemiğine adeta monte edilen her implant kişiyi hayat boyu diş bakımından özgür tutacak niteliktedir.

İmplantların aslında bir çok türü, çeşidi ve işlevi bulunmaktadır. Ancak en yaygın bir şekilde kullanılmakta olan türü ise bildiğimiz vidayı andıran vida tipi implantlardır. Doktorların genel anlamda tercih ettiği yegane tür olan vida implantlar insan çene kemiğine özel makineler sayesinde işlenerek uygulanmaktadır. Bu nedenle belirli boyutlara sahip olan özel implantlar üretilmektedir. Kişinin çene kemiğinin genişlik ve uzunluk ölçüsüne uygun olarak üretilen implantlar eğer hastanın çene kemiğinde olağan üstü bir durum yok ise rahatlıkla uygulanmaktadır. Bu nedenle tedaviden önce ilk araştırılan şey hastanın kemik oranı, kemik kalitesi, kemik sağlamlığı, kemik genişliği gibi fonksiyonlardır. Burada implant ne kadar zamanda yapılır acaba diyebilirsiniz.

Bölüm 2’ye Git

Grip Hakkında Şaşırtıcı Gerçekler

Birçok kişi gribe bir virüsün neden olduğunu düşünüyor ancak bu durum böyle değil. Ortak soğuk algınlığı olarak belirttiğimiz semptomlara neden olan 200’den fazla virüs var. Rinovirüsler soğuk algınlığının çoğuna neden olur, ancak bunlar koronavirüsler, enterovirüsler ve diğerlerinden de kaynaklanabilir.grip hakkında bilinmesi gerekenler, grip nedenleri, gripten korunma yolları

Bu belirtilere neden olan çok virüs olduğu için, gribin kesin bir tedavi yöntemi bulunmayabilir.

Antibiyotikler Gribi Tedavi Etmez

Antibiyotikler virüsleri öldürmezler. İnsanlar antibiyotik kullanmanın soğuk algınlığı semptomlarını gidereceklerini düşünmek istiyorlar ancak yapmayacaklardır. Antibiyotikler virüs değil bakterileri öldürürler. Soğuk algınlığı virüslerden kaynaklanır ve bir bakteriden kaynaklanan ikincil enfeksiyon gelişmediği sürece, antibiyotikler antibiyotik direncine yol açan şey dışında herhangi bir şey yapmazlar.

Soğuk Algınlığının Gribe Dönüşmesi

Soğuk algınlığı 2-3 günden sonra daha da kötüleşir ve daha sonra iyileşmeye başlar. Grip aniden ortaya çıkıyor – “bir kamyonun çarpması” gibi hissettiriyor. Soğuk algınlığı grip haline dönüşmez. Çok farklı virüslerden kaynaklanır ve biri diğerine dönüşemez.

Yılın Herhangi Bir Zamanında Grip Olabilirsin

Grip daha soğuk kış aylarında daha yaygın olmakla birlikte, yıl boyunca dolaşmaktadırlar. Yılın herhangi bir ayında grip olaanız kesinlikle mümkündür. Yaşadığınız semptomlar başka hastalıkların veya alerjilerin belirtilerine benzeyebileceğinden, sizi kötü hissettiren şeyleri bulmak her zaman kolay değildir.

Soğuk Hava Gribe Neden Olmaz

Tıpkı gribin, yılın her hangi bir zamanında ortaya çıkabildiği gibi, soğuk hava bunlara neden olmaz. Soğuk algınlığına neden olan virüslerin ve gribin, hava (ve burun geçişlerimiz) daha kuru olduğu soğuk aylarda daha kolay dolaşabileceğine dair bazı kanıtlar vardır. Ancak soğuk algınlığı virüslerden kaynaklanır, hava durumundan kaynaklı değildir.

Sosyal Medya Yalanları

Herkes, internette bulduğu ipuçlarını özellikle sosyal medyada paylaşmayı sever. Ne yazık ki, sağlığınızı iyileştirmek ve gribi tedavi etmek konusunda yaygın olan makaleler ve yararlı ipuçlarının birçoğu tamamen yanıltıcıdır.

Reishi Mantarı Kanser

İnsanlığın en büyük düşmanı olan kanser hastalığı, dünya üzerindeki insan ölümlerinin en üst sıralarda yer alan nedenidir. Bilimsel araştırmalar hala ara verilmeden devam etse de, yine de kanser hastalığı ile ilgili birçok bilinmeyen vardır. Kanser hastalığının ana nedeni olan vücudun kendi hücrelerinin yapısını anormal derecede büyütmesi ve tümör oluşturması, bilim adamlarının üzerinde araştırma yaptığı konuların başında gelir. Yapılan araştırmalar vücudun neden kendi hücrelerinin yapısını bu şekilde değiştirdiğine kesin bir cevap veremese de, bağışıklık sisteminin koruma amaçlı bu tür bir davranış içerisine girdiği tahmin edilmektedir.reishi mantarı, reishi mantarı kanseri tedavisi, kanser tedavisi yapımıKanser hastalığının önlenmesi ve tedavisi üzerine bitkisel ürünler üzerine de oldukça kapsamlı araştırmalar yapılmaktadır. Son yıllarda adından oldukça fazla söz ettiren Kırmızı Reishi Mantarı da, bilim adamlarının kanser tedavisinde üzerinde çalıştıkları başlıca doğal tedavidir. Kanser hastalığı esnasında büyüyen hücrelerin üzerinde muazzam derece etkili olduğu belirlenen Kırmızı Reishi Mantarının, kanser önleyici etkisinin çok büyük olduğu saptanmıştır. Genetik olarak bazı kanser türlerine doğuştan yatkın olan insanların kanser hastalığına yakalanma ihtimalini düşürmek için düzenli olarak tüketmesi gereken Kırmızı Reishi Mantarı, kanser önleyici etkisi ile birçok insanın kanser hastalığından korunmasını sağlamaktadır. Bilim adamlarının Kırmızı Reishi Mantarı üzerinde bu kadar kapsamlı araştırma yapmasının öncelikli nedeni; Kırmızı Reishi Mantarının içerisinde bulunan kimyasalların bağışıklık sistemi hücrelerinin çalışması üzerine çok etkili olduğu ve doğal bir anti tümör özelliğinin olmasıdır.

Kırmızı Reishi Mantarını kanser hastalığı ile savaşta bu kadar önemli yapan; içerisinde bulunan Beta 1,3 D Glucan ve Beta 1,6 D Glucan maddeleridir. Bu maddeler polisakkarit yapıdadır ve kanser hastalığının temel sorunu olan hücrelerin anormal derecede büyümesini engellemektedir. Bu nedenle Kırmızı Reishi Mantarı için tümör oluşumu engelleyici denilmektedir. Ayrıca Kırmızı Reishi Mantarının eşi benzeri olmayan bir başka özelliği de, vücutta üretimini arttırdığı maddelerin bizzat kanser ise savaşmasıdır. Her insanın vücudu İnterferon ve İnterleukin olarak adlandırılan iki madde üretir ve bu maddeler bağışıklık sisteminin kanser ile savaşmasında kullanılır. Kırmızı Reishi Mantarı bu iki maddenin üretimini de arttırmaktadır.

Varikosel Belirtileri Nelerdir?

Varikosel hastalığı birçok erkeğin endişe ettiği ve testis ile ilgili bir sorun olduğundan hekime başvurmaktan çekindikleri bir problemdir. Varikosel sorunu %90 ihtimal ile erkeklerin sol testisinde görülen ve kan dolaşımında meydana gelen aksaklıklar yüzünde testisin büyümesine neden olan bir problemdir. Varikosel sorunu dışarıdan fark edilebilirliğine göre ikiye ayrılmaktadır.varikosel tedavisi, varikosel sebepleri, varikosel belirtileri

Grade 1 ve grade 2 olarak iki çeşidi bulunan Varikosel sorununun, grade 1 olarak adlandırılan tipinde dışarıdan testisin görünümünde hiçbir anormallik yoktur. Nispeten ağrısız devam eden grade 1 varikosel sorununda, el ile testis muayene edilmeden damardaki sorun tespit edilemez. Grade 2 Varikosel sorunundaysa dışarıdan fark edilebilir bir şekilde büyüyen testis, kişinin şiddetli testis ağrısı çekmesine neden olabilmektedir.

Varikosel sorunu ilerleyen aşamalarda sperm hücrelerinin zarar görmesine neden olabileceğinden, tedavi edilmesi gerekir. Ancak 50 yaşın üzerinde ve çocuk yapmayı düşünmeyen erkeklerin çoğunda, hekimler Varikosel tedavisi uygulamayı düşünmemektedir. Ancak gençlik yıllarında ve çocuk yapmayı isteyen erkeklerin bu sorundan kurtulması için önce ilaç daha sonra da cerrahi operasyon ile tedavi sağlanmaktadır.

Varikosel tedavisinde kullanılan cerrahi yöntem, hekimin uzmanlığına göre oldukça hızlı ve basit bir ameliyattır. Kişinin kasığından ya da karın bölgesinden yapılan ameliyatlarda, hastanın testisindeki sorun ortadan kaldırılmaktadır. Uzun zamandır yaygın olarak kullanılan ve artık oturmuş bir yöntem olan kasıktan Varikosel ameliyatında, kasıktan testisin içerisine ulaşılarak, buradaki damarın iptal edilerek hastanın testisindeki kan damarının yeniden düzenlenmesi sağlanır. Böylece hasta Varikosel sorununa neden olan dolaşım bozukluğundan kurtulmuş olur. Varikosel ameliyatında yeni geliştirilen bir teknik olan lazer uygulaması da kullanılabilmektedir. En hızlı ve pratik Varikosel operasyon olan lazer ışınları ile Varikosel ameliyatı, hastada ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonları da asgariye indirmektedir. Lazerle ya da cerrahi olarak yapılan Varikosel ameliyatları sonrası hastalar hemen ayağa kalkarak, günlük hayatlarına kaldıkları yerden devam edebilmektedir. Oldukça hızlı bir şekilde tamamlanan Varikosel ameliyatı sonrası, kişinin dikkat etmesi gereken çok önemli konular da yoktur. Hekimler sadece birkaç gün ağır kaldırılmamasını ve uzun süre ayakta durulmamasını tavsiye etmektedir.

Kriz Belirtileri, Nedenleri ve Etkileri

Hayat stresli olaylarla ve deneyimlerle doludur ve bazen bu streslerin ciddiyeti ezici hale gelebilir, bu da krize bağlı kaygı ve zayıflatıcı depresyona yol açabilir.

Kişisel Krizin Temel Kaynakları Nelerdir?

Stres ve kişisel konular da dahil olmak üzere sizi kenara çekebilecek birçok tetikleyici vardır. Kişisel hayatınızda bir eşin veya aile üyesinin ölümü, evlilikte ayrılma veya boşanma, iş kaybı, hapsetme veya kişisel yaralanma gibi ani, ciddi değişiklikler duygusal aşırı yüklenmeye ve ezici çaresizlik duygularına neden olabilir. Aşırı hava veya doğal afetler gibi beklenmedik çevresel zorluklar da kişisel bir kriz yaşıyormuş gibi hissetmenizi sağlayabilir.kriz belirtileri, kriz belirtileri nelerdir, krizin sağlığa etkisi

Kriz İçinde Bir Kişinin Belirtileri Nelerdir?

Kişisel krizlerle başa çıkmak çok zor olduğundan, hem duygusal hem de fiziksel olan geniş kapsamlı semptomlara ve sonuçlara yol açabilirler. Depresyon, korku ve günlük yaşamla uğraşmada karşılaşılan zorluklar, birisinin krizde olduğunun ortak işaretleridir.

Birinin gösterdiği dış etkiler krizin ciddiyeti ve kişinin kişisel sıkıntılarla başa çıkma kapasitesi ile ilgilidir. Krizle ilgili davranışları en aza indirmemek veya bunların kolayca düzeltilebilecek bir şey olduğunu varsaymamak önemlidir. Çözümler arkadaşlar, aile üyeleri ve kalifiye pratisyenlerden dış destek gerektirir.

Krizle İlişkili Stresin Duygusal Belirtileri

Kişisel kriz genellikle duygusal aşırı yüklenmeye yol açabilir. Ani veya birikmiş streslerin büyüklüğü, karşılaştığınız sorunlarla başa çıkmanızı zorlaştırabilir. Şunlarla karşılaşabilirsiniz:

  • Depresyon
  • kaygı
  • Dağınık, odaklanmamış düşünme
  • Kendinden kuşku duyma
  • Motivasyon kaybı
  • Sabır veya sinirlilik eksikliği
  • Paranoya

Krize Bağlı Stresin Fiziksel Belirtileri

Krize bağlı stres de fiziksel sıkıntılara yol açabilir. Baş ağrısı ve iştah kaybı yaygındır. Mide ve sindirim bozukluğu, eklem ağrıları, yorgunluk ve diğer somatik semptomlar genellikle depresyonla ilişkilidir. Ağrı ve depresyon birbirine bağlıdır, çünkü bir kişinin ruh hali ağrı sinyalleri gönderen aynı nörotransmitterlerden etkilenir.

Fiziksel belirtiler duygusal bozuklukları güçlendirir, bu nedenle bu mutsuz döngüyü kırmanıza yardımcı olacak kaynaklar bulmak önemlidir.

Krizle İlişkili Kaygıların Kısa Vadeli ve Uzun Vadeli Etkileri

Kısa vadede krizle ilgili kaygı sakatlayıcı olabilir. Karar vermek veya yaşamın sorunsuz bir şekilde ilerlemesi için gereken normal eylemleri yapmak için çok bunalmış hissedebilirsiniz. Korkular ve mantıksız paranoya sizi başkalarından destek ve yardım istemekten alıkoyabilir. Uyku ve yemek alışkanlıklarındaki değişiklikler sizi fiziksel olarak savunmasız ve hastalığa karşı duyarlı hale getirebilir. Genellikle kriz kaygısına eşlik eden depresyon, geri çekilme, kararsızlık ve intihar düşüncelerine yol açabilir.

Bu duygusal semptomların ciddiyeti nedeniyle, krizle ilgili stresle başa çıkmak için destek almayan biri aşağıdakiler de dahil olmak üzere birçok uzun vadeli sonuçtan muzdarip olabilir:

  • İlişkilerden kaçınma
  • Kötü yaşam kararları
  • Kronik fiziksel ağrı
  • Uykusuzluk hastalığı
  • Yeme bozuklukları
  • Özgüven sorunları

Yapabileceğim Bir Test veya Öz Değerlendirme Var mı?

Kişisel krizden muzdarip bir kişinin neler olup bittiğini anlaması her zaman kolay değildir. Semptomlarınız henüz bunaltıcı değilse veya büyük yaşam değişiklikleri yaşadıysanız ve krizle ilişkili depresyon veya kaygıya eğilimli olabileceğinizden endişe ediyorsanız, yapabileceğiniz öz değerlendirme testleri vardır.

Kendi kendine teşhis klinik bir değerlendirmeye neden olmaz, ancak mevcut duygusal durumunuz hakkında size geri bildirim verebilir. Eğer sergileyen anlarsanız depresyon belirtilerini ve semptomlarını , çağrı tedavi seçeneklerini tartışmak.

Kriz Sırasında İlaç Tedavisi: İlaç Seçenekleri

Krizle ilgili şiddetli semptomlarınız varsa, ilaç etkili bir kriz tedavisi çözümü sunabilir . Bu bozukluğu tedavi etmek için kullanılabilecek birkaç farklı antidepresan vardır. Doktorunuzun reçete ettiği, semptomlarınızın aşamasına ve şiddetine bağlı olacaktır.

Tüm tıbbi tedavilerin yararlarını ve risklerini doktorunuzla tartıştığınızdan emin olun. Birlikte, bireysel koşullarınıza en uygun ilaç türünü belirleyebileceksiniz.

İlaç Seçenekleri

Aşağıdaki antidepresan ilaç sınıfları en sık krizle ilişkili anksiyete belirtileri için reçete edilir:

  • Seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar)
  • Serotonin ve norepinefrin geri alım inhibitörleri (SNRI’lar)
  • bupropion
  • Trisiklik anti-depresanlar (TCA’lar)
  • mirtazapin
  • Monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOI’ler)

Her bir anti-depresan türü farklı izleme gerektirir ve farklı yan etkilere neden olabilir. Zoloft ve Prozac gibi SSRI’lar en sık reçete edilen ilaçlardır. Effexor ve Serzone, SNRI’lerin örnekleridir. Her türlü antidepresan ilaçlar oldukça etkili olabilir ve semptomlarınızı üç hafta gibi kısa bir sürede hafifletebilir.

Kriz İlaçları: Olası Seçenekler

Her bir antidepresan ilaç sınıfı etkili olabilirken, bazıları diğerlerinden daha güçlüdür. TCA’lar ve Parnate ve Nardil gibi MAOI’ler, diğer ilaçların etkisiz olduğu kanıtlandığında sıklıkla reçete edilir. Bu ilaçların daha fazla yan etkisi vardır ve bu nedenle kullanımları dikkatle izlenir. Yine de, MAOI’ler diğer tıbbi tedaviler başarısız olduğunda sonuç sağlayabilir.

Uyarıcılar ve antipsikotik ilaçlar da gerektiğinde reçete edilir.

İlaç Yan Etkileri

Antidepresan ilaçların yan etkileri değişir. SSRI’lar ve SNRI’lar aşağıdakileri içeren benzer riskler taşır:

  • Uykusuzluk hastalığı
  • Sindirim sorunu
  • İdrar zorlukları
  • Baş ağrısı
  • Tanımsız huzursuzluk

Bir kişinin cinsel performansı üzerinde de etkiler olabilir, ancak bunlar SNRI’larda daha az görülür. Düşük cinsel dürtü, küçük dozlarda tamamlayıcı ilaçlarla karşılanabilir.

Bupropion nöbetlere neden olabilir ve bu nedenle epileptikler veya önceki beyin travmasından muzdarip olanlar için kontrendikedir. Mirtazapin genellikle kilo alımına ve uyuşukluğa veya sedasyona yol açar.

TCA’lar ve MAOI’ler daha eski ilaç sınıflarını temsil eder ve bu nedenle aşağıdakileri içeren daha ciddi yan etkilere sahip olma eğilimindedir:

  • Pamuk ağzı
  • Baş dönmesi
  • Eliminasyon zorlukları
  • Bulanık görüş
  • Düzensiz kalp hareketi

Yine de, her ikisi de etkili olabilir ve daha yeni ilaçlar başarısız olduğunda sonuç verebilir. Bununla birlikte, MAOI’leri aldığınızda, hipertansif sorunları önlemek için özel bir diyet uygulamanız gerekir.

Uyuşturucu Bağımlılığı, Bağımlılık ve Geri Çekme

Depresyon ve krizle ilgili endişeleri tedavi etmek için en sık kullanılan ilaçlar genellikle bağımlılık yapmaz. Depresyon bağımlılık yapan davranışlara yol açabilir, ancak bağlantı belirsizdir. Yine de, antidepresan ilaçların ruh halini değiştiren faydaları bazı hastalarda potansiyel olarak alışkanlık oluşturabilir.

Daha tipik olarak, hastalar ilaç tedavisini aniden bıraktıktan sonra bazı yoksunluk semptomları yaşarlar. Bu semptomlar sinirlilik, uykusuzluk, uyuşukluk ve genel vücut ağrılarını içerir. Bu semptomlardan kaçınmak için, doktorunuz muhtemelen bir süre boyunca yavaş yavaş kullandığınız ilaçların dozajını azaltacaktır. Yoksunluk belirtileriniz varsa, olumsuz etkileri dengelemek için geçici olarak başka bir antidepresan veya başka bir ilaç reçete edilebilir.

Aşırı dozda ilaç tedavisi

Bupropion, yüksek miktarlarda alındığında nöbetlere yol açabilen bir anksiyete ilacıdır. Güvende olmak için, bu ilaca aşırı dozda maruz kalabileceğinizi düşünüyorsanız, tıbbi yardım almalısınız.

Depresyon ve Kriz

Krizdeki insanlar kendilerini mevcut durumlarıyla başa çıkamayabilir ve krize bağlı kaygı klinik depresyona yol açabilir. Depresyondaki bireyler kendilerini en çok yardım edebilecek insanlara ulaşmakta isteksiz veya ulaşamadıklarını düşünürler. Aile ve arkadaşlar büyük ölçüde destek sağlayabilir ve çoğu zaman hastaların kendileri için göremeyeceği belirtileri tanıyabilir.

Çifte Tanı: Bağımlılık ve Kriz

Bazı insanlar kişisel krizlerle başa çıkmak için bağımlılıklara ve maddelere yönelir. Bazı insanlar kontrol edilemeyen bağımlılıklar yüzünden kendilerini krizde bulurlar. Her iki durumda da, bu çift başlı canavar profesyonel müdahale gerektirir.

Bağımlılıklar, modern tedavi yöntemleri ile etkili bir şekilde ele alınabilir. Krizle ilgili kaygının altında yatan nedenler tanımlanabilir ve düzeltilebilir. Karşılaştığınız ezici sorunları çözmenize yardımcı olacak destek bulunmaktadır.

İdrar Kaçırma Nedenleri Nelerdir?

İdrar kaçırma genellikle bir hasar veya idrar yolları hastalığı sonucu ortaya çıkar. İdrar torbası üzerindeki kontrolün kaybolması nedeniyle oluşan sinir bozucu ve bazen utandırıcı olabilecek bir rahatsızlıktır; ancak pek çok örnekte, pelvis kaslarını kuvvetlendiren egzersizlerle ve rutinde yapılacak çeşitli değişikliklerle bunu önemli ölçüde düzeltmek mümkündür.idrar kaçırma, idrar kaçırma nedenleri, idrar neden kaçırılır

Daha çok kadınlarda görülen idrar kaçırmanın nedeni, idrar yolunun mesaneden çıktığı yerde bulunan (mesane boynu) ve mesanenin ağzını büzmeye yarayan kaslann (üretra sfinkteri) ya da mesane ve rahmi destekleyen ve aynı zamanda mesanenin ağzını büzmeye yardımcı olan pelvis zeminindeki kaslann (pelvis zemini kasları) zayıflamasıdır. Bu kaslar yaşlanmayla, kasları destekleyen sinirlerin herhangi bir rahatsızlıktan (felç gibi) etkilenmesiyle veya kaslann ya da sinirlerin bir şekilde zedelenmesiyle zayıflar. İdrarı tutamamanın diğer nedenleri arasında, mesanenin iç yüzey zannın tahriş olmasını veya duvar kaslarının (detrusor) bir nedenle aşırı hassaslaşarak beklenmedik bir şekilde büzülmesini sayabiliriz. Erkeklerde idrar tutamama prostat sorunu ile de bağlantılı olabilir.

İdrar kaçırma türleri

Stres idrar kaçırma: İdrar kaçırmanın, mesane boynu ve pelvis zemini kaslarının zayıflamasıyla ortaya çıkan ve en sık görülen bu türünde, genellikle gülme, öksürme, yük kaldırma veya atlama gibi hareketler sonucu karın boşluğunda basıncın artmasıyla idrar kaçırılır. Özellikle kadınların hamilelik sürecinde büyüyen rahmin mesane boynuna ve pelvis zeminine basınç yaptığı veya doğumdan sonra mesane boynunun veya pelvis zemininin genişlediği veya zedelendiği durumlarda sıkça görülür. Prostatı büyüyen veya herhangi bir prostat rahatsızlığı olan erkeklerde de ayakta durmak veya zorlanmak idrarın kaçmasına neden olur. Aşırı kilo, erkeklerde de, kadınlarda da bu soruna neden olabilir.

Ani idrar kaçırma: Ani ve karşı koyulamayacak şekilde gelen mesaneyi boşaltma dürtüsü daha çok pozisyon değiştirildiği zaman (otururken ayağa kalkmak gibi) hissedilir. Ayrıca geceleri de görülebilir. Bir nedeni -bu genellikle yaşlılarda idrar kaçırmaya yol açar- mesane duvarındaki kasların abartılı çalışmasıdır. Buna stres, mesanenin çok dolu olması ve bazı ilaçlar (idrar sökücü, antidepresan, sakinleştirici ve hipertansiyon ilaçlan) sebep olabileceği gibi, belirli bir neden bulunmaksızın da görülebilir. Ani idrar kaçırmanın diğer nedenleri, mesane zannın idrar yolu enfeksiyonu sonucu tahriş olması, az sıvı alma sonucu idrarın aşırı yoğun olması, nikotin, besinleri renklendirmek için kullanılan boyalar, şeker (tedavi edilmeyen diyabetle birlikte), kafein ve alkoldür. Bazı araştırmacılar, floridli diş macunlarının da bu tür idrar kaçırmanın olası nedenleri arasında bulunduğu görüşündedir.

Taşma idrar kaçırma: Kronik idrar tutulması sonucu mesane boşala maz, her zaman doludur ve devamlı olarak idrar sızdırır. Prostat büyümesi, rahmin sarkması ve bazı ilaçlar bu tür idrar kaçırmaya yol açar.

Pelvis Zemini Egzersizleri

Pelvis zemini kaslarını hissetmek için, idrarınızı yaparken ortasında tutmaya çalışın. Ardından, günde en az beş kere, dizleriniz hafifçe aralanmış şekilde oturun veya uzanın ve aynı kasları iki saniye kasıp bırakın. Arada iki saniye dinlenin. Bunu 10 kere tekrarlayın. Zamanla, iki saniyelik süreyi 10 saniyeye çıkartın. Egzersizi herhangi bir yerde, otururken veya uzanırken yapabilirsiniz. İlerleyip ilerlemediğinizi görmek için her hafta idrarınzı yaparken ortasında tutun.

Korunma

Başta hamilelik sürecinde ve doğumdan sonra olmak üzere, pelvis zemini egzersizleri yapmak pelvis zeminini güçlendirir ve stres idrar kaçırmaları önler. Bu egzersizleri düzenli olarak yaparsamz doğumun ikinci safhasında bebeğinizin dölyolundan aşağıya doğru ilerlemesini kolaylaştırır ve çabuk doğurursunuz. Bebeğin dölyolunda kontrollü olarak ilerlemesi, pelvis zemini kaslarının aşırı derecede gerilmesinin neden olduğu doğum sonrası idrar kaçırmaları önler. Bu egzersizler erkekler ve ileri yaşlardaki kadınlar için de yararlıdır.

Tedavi (Doğal Yöntemler & Bitkisel Çözümler)

Stres idrar kaçırma varsa:

  • Pelvis zemini egzersizlerini her gün yapın.
  • Kadınlar aynı zamanda “vajinal kas ağırlık idmanı”nı da deneyebilir. Vajinaya sokup tutarak kullanılan koni şeklindeki ağırlıklan bazı eczanelerde bulabilirsiniz.
  • Yağ birikintileri idrar torbası ve pelvis zemini üzerinde basınç yarattığından, fazla kilolarınızdan kurtulun.

Mesane tahrişi sonucu idrar kaçırma varsa:

  • İdrar yolunun enfeksiyon kapıp tahriş olmaması için üreme organlarını temiz ve kuru tutun.
  • Akşamlan kafeinli içkiler ve alkol içmeyin; bunlar fazla idrar söktürür ve mesaneyi tahriş eder.
  • Katkı boyalı maddeler içeren yiyecekler yemeyin; bu maddeler de mesaneyi tahriş edebilir.
  • Sigarayı bırakın.

Ne Zaman Tıbbi Yardım Gerekir?

  • Mesane kontrolünü kaybetmek normal faali yetlerinizi engelliyorsa.
  • İdrar yaparken ağrı oluyorsa.
  • İdrar kaçırmanıza kullanmakta olduğunuz re çeteli bir ilacın neden olduğunu düşünüyorsanız.

Acil Durumlar

  • Mesane kontrolünü aniden kaybederseniz.

AIDS’le İLGİLİ BİLMEMİZ GEREKENLER

AIDS’le İLGİLİ BİLMEMİZ GEREKENLER

AIDS, insan bağışıklık sistemini alt üst eden, “Kazanılmış Bağışıklık Sistemi Yetmezliği Sendromudur “, ( AIDS : Acquired Immune Deficiency Sendrom ). AIDS virüslerden kaynaklanır. Kişiye HIV’in ( İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü’nün ) bulaşması ile vücudun savunma gücü zayıflar ve kişi çeşitli enfeksiyonlara, tümörlere sağlıklı kişiden daha duyarlı hale gelir. Sonuç olarak vücudun lenf bezlerinin şişmesi, hafif seyreden ateş ile AIDS,” ben vücuttayım” demektedir. AIDS’ in vücuttaki tüm etkileri, virüs enfeksiyonunu izleyen 5 ile 10 yıl arasında ortaya çıkar ve 2-3 yıl içerisinde hastalık ölümle sonuçlanabilir.

AIDS’in BULAŞMA YOLLARI

Kan ile : Kan, kan ürünleri, organ transplantasyonu, traş bıçağı, diş fırçası, iğne (enjektörün steril olmaması ), bazı aletler ( kesici ve delici ).

Cinsel yol ile : Virüsü taşıyan kadın yada erkeğin cinsel organ salgıları, vajinal, anal, oral ilişki.

HIV virüsü taşıyan Anneden Bebeğine : Gebelik ve lohusalıkta bebeğe bulaşır.

Tedirgin Olmayacağınız Durumlar Nelerdir?
Öpüşme, sarılma, dokunma,temas, el sıkma gibi günlük yaşamı gerektiren durumlarda bulaşmaz. Umumi kullanılan havuzlar, yıkanma yerleri, lavabolardan, böcek ısırıklarından da bulaşmaz.

Belli Başlı Belirtileri ?
Lenf bezlerinin şişmesi,
Hafif seyreden ateş,
Yorgunluk,
Kilo kaybı,
Terleme,
Ağız içersinde çıkan farklı yaralar,
Ciltteki değişik yaralar.

Vücuda HIV virüsü alındıktan, 8 ile 10 yıl sonrasına kadar, sağlıklı bir yaşam sürülebilir. Bu devrede kişinin hasta olduğu anlaşılmaz, ancak virüsü, yukarıda bahsettiğimiz yollarla bulaştırır. Laboratuvarda yaptırılan kan testleri ile teşhis konulur. Testler virüsün bulaşmasından 2 ile 12 haftaya kadar sonuç verebilir. Dr. için hastanın kimliği kesinlikle güvendedir.
Tedavisi hala kesin olmayan, kullanılmakta olan bazı tedavilerin çok pahalı ve yan etkilerinin çok olduğu, çağın vebası, AIDS, bilinci için daha çok yol almalıyız. Sağlıklı günler, Saygılarımla…