Çocuk psikoloğu ücretleri hakkında bilinmesi gerekenler neler?

Çocuk psikologu, psikolojinin alt bir uzmanlık alanı olarak uzun zamandır hizmet vermekte ve iyi ki dedirten bir şekilde ülkemizde hızla yaygınlaşıp ünlenmektedir. Bu gelişme, yeni tedavi ve yöntemlerin ülkemize daha hızlı ulaşması ve bu alanda yeniliklerin daha yakından takip edilebilmesi, araştırmaların da arttırılması anlamına gelen sevindirici bir durumdur.çocuk psikoloğu ücreti, çocuk piskoloğu seans ücretleri

Ancak çocuk psikologu sayısındaki artık birçok ebeveyn için tercih döneminde kafa karıştırıcı bir dezavantaja dönüşebilir. Bu durumda çocuk psikoloğu ücreti hakkında araştırmalarında yola çıkıp karar için fiyatı ölçüt alan ebeveynler ise yanlış kararlar alabilmekte ya da tam tersi ücreti yüksek olan seansların daha kaliteli olduğu gibi yanlış bir algıya kapılabilir.

Önemli olan fiyat değil, çocuğunuzun sağlıdır

Hayattaki en değerli varlığınız olan çocuklarınız için nasıl ki her oyuncağı seçmiyor ya da her yemeği yedirmiyorsanız, çocuğunuzun midesinin ya da zihninin doyması kadar ruhunun da yeterli doygunluğa ulaşması sizin için önem teşkil etmelidir. Çocuk psikoloğu ücretleri hakkında yeterli bilgi edinmek çocuk psikolojisi hakkında bilgi edinmek anlamına gelmemektedir. Çocuğunuzun sorunları hakkında size yardımcı olacak kişiyi aldığı ücret ile değerlendirmek istemeden yanlış kararlar vermenize ve çocuğunuzun belki de yarardan çok zarar görmesine yol açabilmektedir.

Kesin rakam belirtmek

Birçok internet sitesinde seans ücreti hakkında bilgiler görseniz de danışma ücreti ve tedavinin farklı ücretlere tabi olduğunuz, hiçbir uzmanın size uzaktan kesin fiyat bildiremeyeceğini unutmayınız.

Ben Dilinin Çocuklara Sağladığı Yararlar

Ben-dili mesajlarında anne-babanın, kabul edilmeyen davranışı tanımlamış olmaları, çocuğun hangi davranışının anne-babasında sorun yarattığını anlamasını sağlar. Böylece çocuk, kabul edilmeyen ve değiştirmesi gereken davranışının hangisi olduğunu öğrenir.be dilinin yararları, ben dilinin çocuklara yararları, ben dilinin çocuklar üzerindeki etkisi

Ben-dili mesajlarında anne-babanın, kabul edilmeyen davranışın kendileri üzerindeki somut etkisini ve yaşattığı duyguyu ifade etmesi; çocuğun, anne-babasının da bazı haklarının, beklentilerinin ve duygularının olduğunu anlamasını sağlar. Sağlıklı iletişimde duyguların ifade edilmesi çok önemlidir. Çünkü inançlar, düşünceler ve zevkler kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir. Ancak duygular bütün insanlarda aynıdır. Herkes aynı şeylere üzülür, aynı şeylere sevinir ve aynı şeylerden korkarlar. Duyguların kişiden kişiye tek farkı aynı durum karşısında üzüntünün, sevincin ya da korkunun daha az ya da daha yoğun olarak hissedilmesidir. Çocuklar duyguları daha yoğun yaşarlar. Bu nedenle somut etki ve duygunun ifade edilmesi çocuğun, kendisini anne-babasının yerine koyabilmesini ve durumun önemini daha iyi anlamasını sağlar.

Böylece çocuk sorun yaratan davranışının anne-babası üzerindeki etkisini fark ederek sorun yaratan davranışını değiştirmek için daha istekli hale gelir.

Ben-dili mesajlarında, kabul edilmeyen davranışın somut etkisinin açıklanması ve yaşattığı duygunun belirtilmesi, çocuğun, başkalarını düşünmesini Sağlayarak bencillikten kurtulmasına yardımcı olur.

Ben-dili mesajlarında anne-babanın belirttiği etki (yoruluyorum, başım ağrıyor) ve duygu (sinirleniyorum, aşağılanmış hissediyorum) çocuğun kişiliğine yönelik değil, çocuğun davranışına yöneliktir. Bu nedenle ben-dili mesajları çocuğun benlik saygısını ve kişiliğini zedelemez, kendisine olan güven duygusunu da sarsmaz.

Ben-dili mesajlarında suçlama ve yargılama olmadığı için çocuk savunucu bir tutum içine girmez. Çocuğun savunucu bir tutum içinde olmaması, iletişimin çatışmalı bir biçime dönüşmesini engeller. Örneğin; boyaları üzerine damlatan bir çocuğa annenin:

“Boyaları üzerine damlatman hiç hoşuma gitmiyor. Çünkü çıkartırken zorlanıyorum” demesi,

“Çok kötü bir çocuksun, pis, pasaklı” diyerek çocuğa kötü olduğunu söylemesinden hem daha etkili hem de çocuğun savunucu bir tutum içine girmesini engelleyicidir. Çocuğun savunucu bir tutum içinde olmaması, çocuk ile anne-babası arasında etkili ‘ve sağlıklı bir iletişimin gerçekleşmesini sağlar. Sorunun çözümünü kolaylaştırır

Çocuklarda beslenme ve diş gelişimi

Elbette ki yetişkin yaşlarda görülen diş ve diş eti problemlerinde ana neden çocukluklarımızda yatmaktadır. Bunun için çocuklarımızın beslenmesine özen göstermeli ve diş gelişimi için gerekli olan tüm mineral ve vitaminleri takviye etmemiz gerekir. Özellikle bunun dışında çocuklarımıza küçük yaşta kazandırmamız gereken diş temizli ve bakımı alışkanlığının kazandırılması ilerleyen yaşlarda onlar için bir altın bilezik kadar değerli olacaktır. Anne ve babalara bu konuda pek çok görev düşerken, bu alışkanlığı kazandırmak için kendi imkânları ile bazı yöntemler uygulayabileceği gayet açık. Yine de bunların yanı sıra doktorların bazı önerileri şu şekilde olurken, diş sağlığı ve gelişimi ön saflarda tutunuz.çocuklarda diş gelişimi, diş gelişimini etkileyen faktörler, beslenme ile çocuklarda diş gelişimi

Süt ve süt ürünlerinin etkisi

Hepimiz biliyoruz ki kalsiyum deposu olan süt ve süt ürünleri, diş gelişimi açısından çok büyük bir yere sahiptir. Kalsiyumun diş çürüklerini engelleyecek yiyeceklerin içeriğinde bulunması, ilerleyen yaşlarda daha sağlıklı dişlere sahip olabilmek konusunda yardımcıdır. Uzmanlarda bunun için süt ve süt ürünlerini tavsiye ederken, beslenme düzenleri içerisinde şüphesiz ki bulundurulması gerekenlerden olarak tanımlamıştır. Bunun için de yine çocuk doğduktan itibaren ilk 6 ay içerisinde anne sütü ile beslenmesi gerekiyor. Yine bunun yanı sıra yine yoğurt, ayran ve diğer süt ürünleri de takviye olarak kullanılması gerekmektedir. Her ne kadar ilk 6 ayda sadece anne sütü yeterli olsa da, 6 aydan sonra bazı besin takviyeleri ile birlikte anne sütünü 2 yaşa kadar kullanmak önemlidir.

Asit dengesini korumak

Asit, dişlerin çürümesini ve sağlıksız bir hale gelmesini ortaya koymaktadır. Ağız için de asit dengesi olumsuz değerlerde olursa maalesef bakteri oluşumu daha kolay olacağından sağlıksız dişler oluşacaktır. Böylelikle de ağız içi asit dengesi korunmalı, belirlenmiş değerler kapsamında olmalıdır. Bunun için de kalsiyum değeri yüksek olan peynir, asit ve çürük oluşumunu engelleyecek olan süt ürünleri arasında yer alıyor. Asit oluşumunu sağlayabilecek besinlerden sonra ufak bir peynir parçası ağıza alınarak, değer ortalama hale getirilebilir. Elbette ki bunlardan sonra da diş temizliği ve bakımı yine ağız ve diş sağlığı için ciddi bir destek olacaktır.

Anne Sütünün Yararları

Anne sütünün çocuk gelişiminde en etkili faktör olduğu tartışılamaz. Ancak ne yazık ki bazı bebekler anne sütünden pek de nasibini alamamakta. Sütü az gelen anne, sütüm az diye çocuğunu sütten ayırarak en büyük yanlışı yapar. Zira o süt sizin bebeğiniz için özeldir. Yani her canlının sütü kendi canlısı için olduğu gibi, her kadının sütü de aynı değildir. Anne sütü yavrusuna özeldir. Onun içindir. Onun için olan bir şeyden onu mahrum etmek yerine sütünüzün artıracak yollar aramalısınız.anne sütünün sağladığı yararlar, anne sütünün bebek için faydaları, anne sütünün bebeğe etkileri

Bebeklere Anne Sütü Mutlaka Verilmeli

Üstelik anne sütünün genel olarak bilinenden de daha fazla faydası vardır. Bir kere yeni doğan bir bebek için en iyi besin anne sütüdür. Yeni doğan bir bebe 6 ay boyunca hiçbir ek gıda almadan sağlıklı ir şekilde gelişebilir. Çünkü anne sütünde çocuğunuzun ihtiyacı olabilecek tüm vitaminler vardır. D vitamini hariç. Dışardan D vitamini desteği verebilirsiniz. Ayrıca bebeklerin en iyi sindirebileceği besinde anne sütüdür. Anne sütü ile beslenen çocuklarda kabızlık ve ishal durumları çok nadir görülür. Anne sütünün faydalarından bir diğeri ise alerji riskini de azaltmakta. Verilerin neticesine göre ise anne sütü ile beslenen çocuklara kıyasla mama ile beslenen çocuklarda daha fazla alerji görülmektedir. Bağışlığı güçlendireceği gibi bebeklerimizi obeziteden de korur. Ekstra olarak çocuğunuzun psikolojik gelişiminde de etkilidir. Emzirme esnasında anne ile bebek arasında müthiş bir bağ kurulur ve çocuğa anne kokusu huzur verir. Bu durum ise onun sağlıklı gelişiminde etkilidir. Bu kadar faydası olan bir besini bıraktırmak ise, çocuğunuza yaptığınız bir kötülük olur. Sütünüzü artırabileceğiniz çeşitli yöntemler var;

Emziren Annenin Beslenmesi

Bebeklerini emziren anneler nasıl beslenmelidir, konusunu merak edenler öncelikle günlük sıvı alımlarına dikkat etmelidirler. Bu sıvılarda ilk sırayı ise elbette su almaktadır. Eğer ki çocuk emziriyorsanız günde ortalama 3 litre su içmelisiniz. Çorba, meyve suyu gibi besinleri de sık sık tüketmelisiniz. Yoğurt, peynir, süt gibi kalsiyum açısından zengin besinler sütünüz için faydalı olacaktır. Ayrıca yumurta, et, havuç tarzı besinleri de günlük olarak tüketmelisiniz. Tüm bu doğal yöntemlere rağmen sütünüzü artıramıyorsanız, süt artırıcı çaylar var birde onları deneyebilirsiniz. Yüksek ihtimalle sütünüz artacaktır ancak artmadığı durumlarda görülmekte. Böyle bir durum olursa da az da olsa sütünüz bıraktırmayınız. Az falan tamamen kopmasın, ek gıdalar ile destek olabilirsiniz ancak kesinlikle bıraktırmayın

Doğumdan Önce Yapılması Gereken Hazırlıklar

Bütün kadınların yaşaması gereken bu duygu dünyanın en özel duygusudur. Bir şey belirtmek isteriz ki hamilelik bir hastalık değildir. Sadece özel bir durumdur ve bu özel durum işin uyulması gereken bazı kurallar vardır. Bu kuraların başında stres ve sıkıntıdan elinizden geldikçe uzak durmanızdır. Tabi ki sadece bununla bitmiyor. Birçok hareketlerinizi daha kontrollü yapmalı ve ağır kaldırmak gibi bir hataya düşmemelisiniz. Bunun dışında sigaradan uzak durmalı ve içilen ortamlardan uzak olmalısınız. Başka bir unsur ise sağlıksız feast food gıdalardan yağlardan ve hamur işinden elimizden geldikçe uzak durmalı hatta mümkünse hiç yememeliyiz.doğum öncesi, doğum öncesi hazırlıkları, doğum hazırlıklarıHamileliği Nasıl Daha Sağlıklı Yaşarız

Aslında bu çok koyla sakıncalardan kaçarak ve kendimizi kötü durumlardan sakınıp gitmekte olduğumuz uzmanın tavsiyelerine uyarak çok rahat bir hamilelik dönemi geçirebilirsiniz. Eğer gebelik nedeni ile geçirdiğiniz bir rahatsızlık söz konusu olmasa hiçbir sorun yaşamadan da doğum gerçekleştirmeniz mümkün. Tabi sorunları yaratıp yaratmamak birazda sizin elinizde kendinizi rahat hissetmeyeceğiniz ortamlardan tamamen uzak durmanızda fayda var.

Doğum Öncesi Yapılması Gereken Hazırlıklar

Tabi ki evimizin yeni ferdi için bir hazırlık süreci olacaktır. Bunu ilk günden yapmaya başlamanıza gerek yoktur. Doğuma birkaç ay kala yapmaya başlamanız yeterli olacaktır. Öncelikle yapmanız gereken en önemli konu evin yeni paşa veya prensesine sterile edilmiş bir oda ayarlanmalı ve odaya onun için gerekli olacak mobilya alımı yapılmalıdır. Fakat bilmenizde fayda var doğumdan sonra bebek gece süt içmeye uyanacağı için kendi odanıza da bir puset alabilirsiniz. Bunu dışında beşik içi koruma ve örtüler alabilirsiniz. Eşya seçimi tamamen size ve ihtiyaçlarınıza bağlıdır.

Doğuma gideceğiniz zaman daha doğrusu hamileliğin son evresi olan son dönemlerde önden bir doğum alışverişi yapmalısınız. Bu alış verişte bebeğe doğum zamanı giydirilecek olan kıyafetler(hastane çıkışı) da denir alınmalı ve bunlar anti bakteriyel olmalıdır. Yine de aldığınız kıyafet ve ürünleri yıkamanızda fayda vardır. Bebek doğduğu zaman altına bağlanabilmesi için yeni doğan bebek bezleri su bazlı ıslak mendiller ve pamuklu ağız bezleri bu çantada kesinlikle olması gerekiyor.  Tabi bu iş sadece bebekle bitmiyor anne kendi içinde gecelik iç giyim ve birçok doğum ihtiyacını karşılayarak doğuma hazır olmalıdır.

Emekleme dönemi

Genellikle 6. ve 9. aylar arasında bebeğin ellerini ve dizlerini kullanarak emeklemeye başlaması beklenir. Nadir de olsa bazı bebekler ise emeklemeyi tercih etmez, oturduğu yerden popo üstü sürünerek veya doğrudan sıralayarak yürümeye başlar. Böyle bir durumda endişelenmemek ve bebeğin bu seçimini yaşamasına izin vermek gerekir. Unutulmamalıdır ki, emeklemeye başlamamasının sebebi bunu becerememesi değil etrafı dolaşarak keşfetmek için farklı yollar bulmasıdır. Öte yandan, bebeklerin dünyayı keşfetmeyi bir aşama daha geliştirmesini sağlayan emekleme süreci çocuğun gelişiminin vazgeçilmezleri arasındadır. Emeklemeye başlayan bebek artık sadece anne, baba ve aile büyüklerinin ona sundukları oyuncaklarla değil çevresinde oyuncak olarak kullanabileceği birçok nesneye ulaşarak onlarla da oynama imkanına sahip olacaktır. Bu ise bebeğin gelişimi için çok faydalıdır, fakat dikkat edilmezse çok riskli olabilir. Bebeklerde emekleme dönemi bu nedenle çok iyi yönetilmesi gereken bir dönemdir. Anne ve babanın hem çocuğun öğrenme ve keşfetme duyusunu desteklemesi hem de onu tehlikeli durumlardan uzak tutması gerekmektedir.emekleme dönemi, bebeklerde emekleme, bebeklerin emekleme dönemleri

Emekleme Döneminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Anne ve babanın bebekleri hakkında aşırı endişe duyması gayet normaldir. Bazı anne ve babalar bu duygularından hareketle, bebeğe bir zarar gelebilir diye evdeki hemen hemen her eşyayı ortadan kaldırırlar, bebeğin ani her hareketinde bir panik havası yaşarlar ve onun da ürkmesine neden olurlar. Bu derece aşırı korumacı yaklaşım oldukça yanlıştır. Bir kere eşyaların çoğunun kaldırılması ve son derece sade bir eve sahip olunması bebek için keşfedebileceği birbirinden renkli, kimisi parlak, kimisi mat birçok öğrenme aracının yok edilmesi anlamına gelir. Buna ek olarak, bebek özellikle annesinin duygularına göre şekillenir, eğer onu her hareketinde heyecanlanarak ve telaşlanarak karşılayan bir annesi varsa bebek zamanla öğrenme ve keşfetme merakını ve heyecanını kaybedecektir. Bu ise bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkileyecektir. Bu nedenle, yapılması gereken yalnızca bebeğe gerçekten zarar verebilecek eşyaların ya da durumların ortadan kaldırılması, bebeğin yakın takipte izlenmesi, bir şeylere ulaşma çabası içindeyken yalnızca izlenmesi ve tehlikeli bir durum olmadığı sürece tepki verilmemesi emekleme döneminde dikkat edilmesi gerekenler arasında yerini alır. Bu şekilde davranılırsa bebek hem eğlenerek gelişimini sürdürecek hem de öğrenme heyecanını yitirmeyecektir.

Anne ve çocuk arasındaki iletişim

Herkes tarafından da bilindiği üzere bir annenin çocuğuna karşı duyduğu sevgiyi yeryüzünde hiçbir sevgi tutmamaktadır. Anneler çocukları henüz doğmadan onları sevmeye ve şefkat göstermeye hazırdır. Çocukları doğduktan sonra da onlara ellerinden gelebildiği kadar sevgisini, şefkatini ve masumiyetini göstermektedir. Ancak ne yazık ki her anne çocuğuna sevgisini yeterince gösterememektedir. Fakat bilinmelidir ki bir anne sevgisi ile çocuğuna ilerde güzel bir gelecek hazırlarken çocuğunun hayatına harika şeyler kazandırırken anne sevgisizliği ile de çocuğunun hayatını mahvedebilmektedir. Psikolojisi bozuk olan birçok bireyin sorunlarının köküne inildiğinde de birçoğunda anne yoksunluğu sendromu ortaya çıkmaktadır.anne ve çocuk, anne ve çocuk arasındaki iletişim

Çocuğunuza nasıl yaklaşmalısınız?

                Bir çocuğunun davranışlarının neredeyse tamamından anne sorumludur. Özellikle küçük yaşlarda çocuklar günün neredeyse tamamında annesiyle vakit geçirmekte, en çok annesini sevmekte ve en çok annesine güvenmektedir. Bu sebeple taklit edeceği kişi de annesi olmaktadır. O yüzden anneler çocuklarına karşı söyledikleri her sözde, çevresine karşı yaptığı her davranışta çocuğuna karşı örnek olduğunu da unutmaması gerekmektedir. Her anne ile çocuk arasındaki iletişim farklıdır. Çünkü her çocuk büyüme esnasında farklı davranış biçimleri göstermektedir. Ancak her anne çocuğunun bu davranış biçimlerine olabildiğince saygı göstermeli ve her zaman çocuğu ile iletişime hazır bir şekilde olmalıdır. Annelerin çocuklarına karşı yapabilecekleri en önemli şey sevgilerini göstermek olacaktır. Anne sevgisinin sonsuz olduğunu hisseden çocuk da bu şekilde hem ailesine bağlı hem de daha sevgi dolu büyüyecektir.

Çalışan anneler çocuklarına nasıl davranmalı?

                Günümüzde sosyal yaşam şartlarından ötürü, çocuklarına daha iyi bir gelecek hazırlamak amacıyla hem anne hem de baba çalışmak zorunda kalmaktadır. Bu sebeple kimi çocuklar anneleri çalışmaya başladıkları için bakıcıya bırakılmakta veya okula gitmektedir. Çalışan annelerin ise en büyük stres kaynağı tabi ki de çocuklarıdır. Çocuklarına o kadar vakit harcayamadıklarını düşünen anneler ise bilmelidir ki önemli olan çok vakit geçirmek değil kaliteli vakit geçirmektir. Geçirdiğiniz vakit içerisinde çocuğunuza faydalı olabilmeniz, ona sevginizin daima olacağını göstermeniz ve ona paylaşmayı öğretmeniz her şeyden önemlidir. Çocuğunuzun da sizin bu vicdan azabınızı kullanmasına izin vermeden çocuğunuza bu durumu öğretmeniz gerekmektedir.

Bebeğiniz İçin Güvenli Ev

Bebek bakımında zorlanılan bir diğer husus ise; bebeklerin güvenliğini sağlamaktır. Bebekler yürümeye başladıktan sonra; çevrenizde onlar için birçok şey de risk taşımaya başlar. Evinizdeki masaların sivri köşeleri, kilimler, örtüler dahi risk olabilir. Misal masanıza çocuğunuzun çıkamayacağını bilirsiniz. Ve masanın üzerindeki vazonun çocuğunuza zarar verebileceğini aklınızın ucundan dahi geçirmezsiniz. Ancak; çocuğunuz o örtüyü çekerek, kafasına vazoyu düşürebilir. Bu tip ince ayrıntıları düşünmeli ve bebeğinizin aklı erene denk bir şeylerden fedakarlık yapmalısınız. Tabii, bunu nasıl yapacağınız, çocuğunuzu nasıl güvene alabileceğiniz de önemlidir.güvenli ev, bebekler için güvenli ev, bebekler için önlem

Evinizi çocuğunuz için güvenli bir ortama dönüştürürken; öncelikle kesici maddeleri yok etmek ile başlayın. Çocuğunuzun erişebileceği yerlerden kesici, delici aletleri alarak üst dolaplara kaldırın. Deterjanlar için de aynı şey söz konusudur. Alt dolaplarda olan, çocuğunuzun erişebileceği deterjanları mutlak suretle üst dolaplara kaldırınız. Sadece kepenk takmanız çocuğunuzun güvenliği için yeterli olmayacaktır. Çocuğunuzun o kepenki açarak zararlı maddelere ulaşabileceğini unutmayın ve köklü çözümler türetin. Ekstra olarak evinizi radon açısından da denetlemelisiniz. Bunu evinize duman ve karbonmonksit dedektörleri taktırarak yapabilirsiniz. Bu dedektörlerin pillerini ise düzenli olarak kontrol edin. Bebeğinizin iple boğulma gibi bir ihtimal olacağını göz önünde bulundurarak ipleri kaldırdığınızdan eminiz. Ancak ipleri toplarken; elektrik kabloları, perde ve stor ipleri de unutulmalalıdır. Bu ipleri yüksek yerlere sabitleyebilirsiniz. Bu sabitleme işlemini ise mandalla yapabilirsiniz.

Bir başka sakınca ise elektriktir. Evdeki bütün prizlerin üstünü bantlayın yada kapaklı ampulleri kullanın. Ayrıca prize takılmış şarz aleti de bırakmayın. Son zamanlarda sık görülen bir vaka olan elektrik çarpması genel olarak çocukların prize takılı olan şarz aletinin ucunu ağzına sokması ile oluşuyor. Bu gibi durumlar olacağını unutmayın, önleminizi alın. Yapmayacağınızı düşünüyoruz ancak tekrar uyarmakta fayda var; bebeğinizi kesinlikle küvette yalnız bırakmayın. Suda boğulma gibi durumlar en tehlikeli durumlardandır. Birde klozet kapakları için mutlaka kilit alın. Çocuğunuzun başı gövdesine göre ağır gelir. Bunun için klozet çocuğunuzun boğulma riskini taşıyan bir alet olabilir. Yanma ise yine en kötü kazalardan biridir. İçinde sıcak içerik bulunan her maddeye dikkat etmeniz gerektiği gibi, ocaklarda yanıklar için bir başka nedendir. Olmaz demeyin; her alternatifi düşünüp çocuğunuzu ona göre koruyun.

Çocuklara Nasıl Cinsel Eğitim Verilmeli?

Cinsellik sanılanın aksine ergenlik ile başlamamaktadır, bu dönemin öncesinde de kendini pek hissettirmeyen kapalı cinsellik vardır. Bebeklerinizin ve küçük çocuklarınızın cinsel organlarını ellemeye çabaladıklarını görmüşsünüzdür. Özellikle 2-4 yaş arası erkek çocuklarının elleri çoğu zaman cinsel organlarının üstündedir. Bu hareketi aslında ne olduğunu bilmedikleri organlarından zevk aldıkları için yapmaktadırlar. Küçük çocuklarda cinsellik anlamda haz duyarlar. Ancak bu hazzın ne anlama geldiğini bilmez ve bazı vücut fonksiyonları gelişmediği için yetişkinler gibi cinsellik yaşayamazlar. Örneğin; bir erkek çocuğu ergenlik öncesinde erekte olabilir ancak sperm ve meni üretme fonksiyonu henüz gelişmediği için bunları erekte durumunun sonunda boşalamaz. Ancak erekte olmuş organını elleyerek haz alabilir ve hazzın en üst seviyesine ulaştığında organı sönük hala geçer. Buradan yola çıktığımızda cinselliğin aslında ergenlikte değil doğuştan itibaren yaşandığı görülebilmektedir. Bu sebepten dolayı henüz bir bireye çocukken cinsel konularda eğitim verilmelidir.Küçük çocuklarda cinsellik, cinsel bilgiler alma, Çocuklara cinsel eğitim vermek

Çocuklarda cinsel eğitimin ilk amacı organlarını tanıtmak olmalıdır. Organlarının tam olarak ne işe yaradığını anlayan çocuk onları zamanı geldiğinde nasıl kullanacağını danışmak üzere yine anne-babasından bilgi alıp sağlıklı bir cinsel yaşam sürmek üzere yoluna devam edebilir. Ancak birçok aile çocuklarına cinsel eğitim vermek yerine onun kendi kendine bir şeyleri öğrenmesini beklerler. Bu da bazı durumlarda çocukların yanlış cinsel bilgiler almalarına sebep olmakta ve yaşamlarının ilerleyen zamanlarında huzursuz bir cinsel hayat sürmelerine sebep olmaktadır. Çocuklara cinsel eğitim vermek onların geleceği için önemlidir. Peki; çocuklara cinsel eğitim nasıl verilir?

Çocuklara cinsel eğitim verilmeye organları ile ilgili bilgi verilerek başlanmalıdır. Bu organların aslında iki farklı işlevi olduğu birini zaten şimdi tuvaletini yaparken kullandığı ve diğerini de büyüyünce kullanacağı uygun bir dilde çocuk zekasına uygun olarak anlatılmalıdır. Yaşı biraz ilerleyen çocuklara (örneğin; ergenliğine 4-5 yıl kalmış) organlarından zevk alabileceklerini, bunun onların çocuk sahibi olmalarında kullanacakları bir özellik olduğu anlatılmalıdır. Ergenlik yıllarına gelinceye kadar birçok erkek çocuğunun organında tam sertleşme görülmez ama biraz sertleşme olabilir. Bu durumun doğal olduğu ve utanmaması gerektiği bir çocuğa anlatılmalıdır. Çünkü ergenlik çağına gelen bir çocuğun organının bundan daha da fazla sertleşeceği ve bunun da doğal bir şey olduğunu bilen bir çocuk organı yüzünden utanmayacaktır. Aynı şekilde mastürbasyon ile ilgili bilgi de henüz 6-8 yaşlarında olan bir çocuğa verilebilir. Tüm bu cinsel bilgiler verilen çocuk cinselliği utanılacak bir oldu değil de doğal bir şey olarak görecek, haliyle daha iyi bir şekilde hayatına devam edecektir.

Bebek ve çocukların ateşlerini düşürme yolları

Bebek ve çocuklarda ateş aileleri endişelendiren bir durumdur. Yüksek ateş çoğu zaman zararsızdır ve hafif enfeksiyonlardan kaynaklanabilir. Bir çocuğu fazla kalın giydirmek bile bazen ateşe neden olabilir. 38 derecenin üzerindeki tüm ateş vakaları mutlaka çocuğun doktoruna bildirilmelidir. Ateş vücudun enfeksiyona karşı savunma mekanizmasının önemli bir parçasıdır. Pek çok çocuk önemsiz bazı hastalıklarda bile yüksek ateş yaşayabilir. Bazı çocuklarda ateşli nöbet görülebilir, bu aile için çok korkutucudur. Bu durumda ateşli nöbetlerin genelde çok hızlı şekilde atlatıldığı unutulmamalıdır. Bu nöbetler çocuğunuzun epilepsi hastası olduğu ya da ateşin kalıcı bir hasar bırakacağı anlamına gelmez.

Yüksek ateşte yeme ve içme

Yüksek ateş durumunda çocuğa bol sıvı içirin. Meyve ve elma suyunu fazla vermeyin. Bu tarz içecekleri yarı yarıya suyla karıştırarak verin. Çocuk kusuyorsa şekerleme yedirmek iyi gelebilir. Yüksek ateşe sahip çocuklara yemek yedirilebilir ancak çocuk istemiyorsa zorlamayın. Hastalanan çocuklar yumuşak, ezilmiş yiyecekleri daha kolay sindirebilir.

Yüksek ateşin tedavisi

Ateşi yükselen çocuğu üşüse bile battaniyeler ya da ilave giysilerle sarmayın. Çocuğu ısıtmaya çalışmak ateşini daha da yükseltebilir. Hafif kıyafetler giydirin, uyurken üzerine hafif bir şey örtün. Çocuğun yattığı oda fazla sıcak ya da fazla soğuk olmamalı. Eğer oda çok sıcaksa bir vantilatör kullanılabilir. Acetaminophen ve ibuprofen türü ilaçlar ateşi düşürmek için kullanılabilir. Doktorunuz her iki tür ilacın da kullanılmasını önerebilir.

bebek ve çocuklarda ateş, ateş düşürme yolları, bebeklerde ateş düşürme3 aydan küçük bebeklere ilaç vermeden önce mutlaka doktora danışın. Çocuğunuzun kilosunu öğrenin ve ilacın dozunu buna göre ayarlayın. Acetaminophen türü ilaçlar her 4 – 6 saatte bir verilebilir. Ibuprofen ise her 6 – 8 saatte bir verilmelidir. 6 aylıktan küçük çocuklarda ibuprofen kullanılmamalıdır. Doktorunuz aksini belirtmedikçe çocuğa aspirin vermeyin. Her zaman ateşin fazla düşmesine gerek olmayabilir. Bazen sadece bir derece düşüş bile çocuğu rahatlatabilir. Ilık bir banyo ya da ıslak bir süngerle vücudunu silmek de çocuğun ateşini düşürmeye yardımcı olacaktır. Buzlu su ya da çocuğu silmek için alkol kullanmayın, bu durumu daha kötü hale getirebilir.