Meme Asimetrisi Nedir?

Meme Asimetrisi kadınların aslında birçoğunda görünen meme lerde dengesiz büyüme veya dengesiz gelişme şeklinde tanımlayabiliriz. Meme Asimetrisi ameliyatları çok çeşitli olup kişiden kişiye metotlar değişiklik gösterebilir.meme asimetrisi, meme asimetrisi nasıl anlaşılır, meme asimetrisi  tedavisiMeme Asimetrisi sorunu olan kadın psikolojik olarak eksiklik veya hastada mutsuzluk oluşturabilir. Bu durum normal ve doğal karşılanmalıdır. Çünkü meme kadının dişiliğini simgeleyen en önemli organlardır. Bazı doktorlar dişilik tabirini kabul etmese de, sekonder sex karakteri olan bir objedir. Bu yüzden kadınlar için önem taşır.

Meme Asimetrisi kadınlar da bazı memelerin diğerinden küçük olması bazılarının hiç olmaması bazısının aşırı büyük olması gibi değişik durumlar olabilir. Her durum için ayrı tedaviler vardır. Bunlar bir estetik ve plastik cerrahi muayenesi sonucunda belirlenen işlemlerdir. Hastaya ne yapılacağı bu muayene sonrasında belirlenir. Kişiye ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası durumlar gösterilir. Böylece hasta ne ile karşılaşacağını bilmektedir.

Meme Asimetrisi çoğu kadında olsa da bazı kadınlar için önemsiz bir durumdur. Bazıları bu durumu sorun etmez. Bu tamamen kişinin tercihidir. Bu ameliyatı olmayan bir hasta bir rahatsızlığa neden olmaz veya zorunlu bir ameliyat değildir.

Yalnız bir memenin büyük olması o bölgede sırt ağrılarına duruş bozukluklarına neden olabilir. Ayrıca elbise seçimlerinde de kadınları zorlayabilir. Sağlık açısından ise, sadece pisikolojik olarak insana negatif etkisi olacaktır.Kişi bu durumundan mutsuzluk duyabilir. Fakat her ne olursa olsun bu ameliyat zorunlu bir işlem değildir.

GÜNÜMÜZ SIK RASTLANILAN HASTALIĞI AKCİĞER KANSERİ

Oksijen sağlayan akciğer vücudumuzda önemli bir organdır. Akciğer dışarıdan alınan havadan oksijeni alarak içeride üretilen diğer ürünler ve karbondioksit’in dışarıya pompa gibi görev üstlenen bir yapıya sahiptir. Akciğerler göğüs kafesinin içerisindedir. Kaburgaların arasında ortasında kalp yemek borusu gibi iki yeri birbirinden ayıran bir bölge vardır. Alt tarafında diyafram denilen bir yapı oluşturur. Alınan hava yukarıdan gelerek nefes borusundan ana bronşlara geçerek ve diyafram bronşlarına geçerek giderek bronşların iki ya da daha fazla küçülerek üçe ayrılmasıyla yayılarak en dış cephelere kadar havayı götürürler. Aynı zamanda kirli damar sistemi bulunmaktadır. Havayla kirli kan birlikte alveol kesesinde bir araya gelir.kanser hastalığı, kanser tedavisi, akciğer kanseri

Organ pespembe  fakat sigara kullanımıyla ve hava kirliliği ile renk değişimi söz konusu olur. Yetişkin erkeklerde bir kilo üç yüz gramdır. Bayanlarda ise bir kilodur. Akciğerde birçok hücreden meydana gelmektedir. Günümüzde de bu organda yaygın olarak meydana gelen  akciğer kanseri normal akciğer dokusunda yer alan hücrelerin kendiliğinden kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucu bir kitle halinde tümör oluşmasına neden olmasıdır. Akciğer içersinde bulunduğu yerde büyüyerek hızla dolaşım yolu ile karaciğer, beyin, kemik vb organlara da etki ederek problemlere yol açabilmektedir. Hücrelerin mikroskopla izlenerek bir iki ve üç ana grup altında toplanmıştır. Bunlar; küçük hücreli ve küçük hücreli dışı şeklindedir. Erkeklerde en sık araştırmalara göre görülmektedir. Ölüm oranı oldukça yüksek bir hastalık  tipidir. Bunun için çok dikkatli olunması gerekmektedir.

Tütün kullanımı sigara dumanına maruz kalınması en baştaki nedenler arasındadır. Bunun yanı sıra sigara içmeyenlerde de bir olasılık görülmektedir. Çünkü birçok nedenle ortaya çıkabilmektedir. Oranlara bakacak olursak sigara içmeyenler %3sigara içen günde bir paket kullanan kişiler için kansere yakalanma riski %61 ve birden çok paket sigara içen kişilerde ise %217 gibi oranında tehlike söz konusudur. İçmeyenlerde buna rağmen dumanlı ortamlarda bulunulması sonucu pasif içici konumundadır.1.2-1.3 kat bu durumda risk artmaktadır. Genetik olarak da ailede bu hastalığın yaşanması tozlarla bulaşabilen asbestos denen kimyasal işlerde çalışılması  ve daha önceden geçirilmesi nedeni ile tekrardan dokularda meydana gelebilir. Bunlardan ziyade beslenmede önemli tabi günümüzde hormonlu yiyeceklerin artmasıyla kanserin yaygınlaştığı gözlenmektedir.

Hava kirliliği de etki derecesi tam bilinmese de kansere davetiye çıkarmaktadır. Evlerimizde kışın gelmesiyle ısınmak için sobada yaktığımız odun kömür vb. yanıcı maddeler motorlu taşıtlardan ve bacalardan çıkan dumanlar oldukça kansere bir adımdır. Sinsi diye tabir edilen  akciğer kanseri belirtileri bulunmaktadır. Bronşit’iniz var veya sigara kullanıyorsanız balgam ve öksürük gibi sorunlar sürekli devam eder. Balgamla birlikte gelen kan ve nefesinizde daralma olması kürek kemiklerinin ve omuzların arasında göğüs ağrısının batıcı bir şekilde olması gibi vücuttaki değişiklikler. Hastalığın ilk evrelerinde; iştahsızlık aşırı kilo kaybı ve terleme, halsizlik, ses kısıklığı, nefeste hırıltıların oluşması, nedenini bulamadığınız ateş, kemik ağrısı bunların yanı sıra nörolojik bulgular; kol ve bacakta uyuşma gözde kararma baş dönmesi gibi şikayet belirtileri kendini belli ederek gösterir.

Hastalığa yakalanması durumunda ilk olarak evre hekim tarafından saptanacaktır. Kitle röntgende görülmesi üzerine bilgisayarlı tomografi çekimi yapılmaktadır. Bulunan görüntüler ile nasıl kitleye ulaşılması gerektiği hesaplanır. Hastalara biyopsi yapılarak kanser tanısı patolojide incelenerek sonuçlar hakkında netlik kazanılır. Tanı için birçok işlemin yapılmış olması gerekmektedir. Daha sonra tedavi için bulunan seçeneklerden hekimler tarafından hastalığa uygun bir şekilde yapılmaktadır. Bunlar; kanser olduğu gibi etki ettiği alandan çıkarmak radyasyon(yüksek x ışınlarının kansere etki ederek öldürmesi).Kemoterapi(kişiye özel kanser hücresinin ölmesi için yapılan ilaçların kullanımı) gibi tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Tedavide evreler tanımlandıktan sonra hastaya ameliyat yapılarak tümörlü olan doku ve etrafındaki bir kısım sağlam dokular çıkarılır. Bazı istisna durumlarda bütün akciğer lobu çıkarılarak o bölge temizlenir.

Ameliyatın başarılı geçmesi durumunda diğer tedavi aşamalarına gerek yoktur fakat bazı ameliyat sonrası radyoterapi uygulanması tavsiye edilir. Hekiminiz sizi ameliyattan sonra düzenli olarak muayene edecektir. Çünkü tekrar yakalanma riski olabilmektedir. Kemoterapiye başlanması uygun görünen hastalara ameliyattan sonra 3 hafta içinde verilmesi önerilmektedir. Birden fazla ilaçlardan genellikler oluşan eğitimli kişiler tarafından verilen bir sıvı ilaçtır.21-28 gün aralıklar ile kürler halinde damardan sıvı olarak ya da ağızdan hap yöntemi ile uygulanmaktadır. Hataların her kür aşamasında onkoloji polikliniklerinde kontrol altına alınırlar. Yan etkisi olup olmadığı araştırılır hastalarda herhangi bir durum oluşmaması için kan tahlilleri  istenerek şikayetleri dinlenir. Hastaya kemoterapi uygulanıp uygulanmayacağı ve kürün sayısı tümöre göre ait özellikler ile patoloji raporda belirlenir. Bu konularda yaş faktörü de oldukça önemlidir.

Her yaşta yaygınlaşması sonucu yaş kilo gibi durumlar göz önünde bulundurulur. Çünkü yaş ilerledikçe hareket etme potansiyeli azalır ve yatma gereksinimi duyulur buda genel hali kötü olan hastalara yan etki yapmaya olasılık tanımaktadır. Yiyeceklerinde bu evrede dikkat edilmesi gerekmektedir. Yiyeceklerin pişmiş olmasına özen göstermelisiniz. Kan sayımında düşüş görünüyor ve ateşiniz var ise antibiyotik tedavisi önerilir. Kan sayımında azalma on gün içerisinde kendinize iyi bakmanız halinde eski seviyesine  dönecektir. Herhangi bir nedenden dolayı ilaç içmeniz gerekirse doktorunuza başvurmayı ihmal etmeyiniz. Yakalandığınızda bir süre size özel yapılan tedavi yöntemleri ile kesin sonuçlar almanız mümkündür. Tabi yakalanmadıysanız da  belirtilerini öğrenmeniz ve farkında olmanız zararlı olan birçok şeyden kaçarak kendinizi korumanız gerekmektedir. Mesela sigara içiyorsanız bırakmanız sizin için en doğru karar olacaktır.

Sebze meyveyi bol miktarda tüketmeniz ve bunu günde beş porsiyona çıkarmanız yararınıza olacaktır. Yağlı yiyeceklerden olduğunca uzak durmalısınız. Boyalı yapılmış gıdalardan kanser oranı yüksek olan pasta bisküvi şekerlemeler gibi yapay yiyeceklerden yememelisiniz. Spor yapmayı tercih edin aktif olmak kansere karşı gelmek demektir. Egzersizleri günlük olarak yapın ve kesinlikle alkol kullanmayın eğer ki istisna durumlarda kullanıyorsanız sıklık derecesini azaltınız. Bu hastalık size gelmeden siz hastalığa dur diyerek önlemini alın. Herkesin bu hususta seferber olarak mücadele etmelidir. Dünya genelinde hemen herkesin başına gelebilen bir hastalık türü olması erkekler başta olmak üzere kadınlarda da sıklık derecesi artmıştır. Böylece tehlikeli olduğu için korkulan hastalıkların baş sırasında yerini almıştır. O yüzden duyarlı olunması birçok insanı bu tehlikeden uzaklaştırmaktadır.

Güneşin Cilde Etkisi

Cildinizin genç kalmasını istiyorsanız kuvvetli güneş altında fazla kalmamalı,yapay güneş ışığı veren ultraviole lambalarıyla, yanmamalısınız. Kadınların çoğu yanık bir ten ister; yanık tenin çok çekici olduğuda bir gerçektir.Fakat,güneşte yanmış bir cilt aynı zamanda ihtiyarlamış bir cilttir.Mutlaka yanmak istiyorsanız bunu yapay biçimde sağlayın.Deriyi boyayıp yanık görüntüsü veren maddeler gerektiği gibi kullanılırsa ultroviole ışınlarıyla oluşmuş yanık kadar çekici olabilir; tek fark bu biçimde kararmanın cilde zarar vermemesidir.güneşin cilt üstündeki etkisi, güneş cilde nasıl etki eder

Güneş yanığı deriyi gerçekten zedeler,çünkü güneş ışığındaki kimi dalga boyları kollajeni zedeler.Kollajen,derinin iskeleti olup canlı ve esnek kalmasını sağlar.Bu yüzden sağlıklı görünümlü bir cilt için sağlıklı kollajen şarttır.Ancka kollajen zamanla fark edilmeyecek ölçüde yaşlanır.Başta güzel demetler halindeyken,zamanla kırılır,parçalanır sonun eski bir parça lastiğe benzer.Bildiğimiz kadarı ile bu süreci yavaşlatmanın ya da yok etmenin bir yolu yoktur.Kollajen içeren kimi kozmetik kremler,derinin alt tabakalarındaki kollajenlere erişemeycekleri için hiçbir yardımda bulunamazlar.

Güneş ışığına maruz kalma kollajenin bozulma mekanizmasını hızlandırır.O halde,cildinizin on,on beş yıl daha yaşlı olmasını istiyorsanız,hiç durmayın güneşte uzun uzun oturun.

Güneş altında durmanız gerekiyorsa,cildinizi koruyucu bir kremle örtün.2-3 saatte bir böle kremi bütün vücudunuza sürerseniz,cildinizi ultroviole ışınlarının zararlı etkisinden korumuş olursunuz.

Güneşten koruyucuların en son çıkan türleri zararlı dalga boylarının ışıklarını seçerek emen,benzofenon adı verilen maddeleri içermektedir.Kutuda yazılı olan koruma etkeni,cildinizin ne ölçüde korunacağını belirtir.Koruma etkeni ne kadar yüksekse,korunma da o kadar yeterli olur.Bu arada bir uyarı yüzdükten sonra tekrar krem sürmeyi unutmayın…

Beyaz tenliler güneşlenirken nelere dikkat etmeli?

Beyaz tenli kişilerin renk hücreleri az sayıda olduğundan güneş yanığına ve güneşin getirdiği uzun vadedeki zararlı etkilere daha açıktırlar. Ten rengi açık olan kişiler, yani beyaz tenli olan kişiler güneşten koruyucu kremi sadece yazın değil, diğer mevsimlerdede kullanmaları gerekir ama deniz kenarında çok daha dikkat etmeleri gerekir tabii. Diğer mevsimlere göre yaz mevsimi çok daha dikkat edilemsi gereken bir mevsimdir.

Yazın dikkat edilmesi gereken hususta, güneşten korunma kremlerinin etkinliklerinin 4 saat sonra bitmesi. Ayrıca havuza girdiğimde bu etki çok daha azalıyor. Bu yüzden yazın sık sık güneş kremimizi yenilemeliyiz. Ayrıca kaliteli ve doğal güneş kremlerini tercih etmeliyiz. Güneş kremi yenileme süresi 2-3 saatte bir olmalıdır.

Güneşten korunma tabiki boşuna değildir. Uzun vadede cilt kanserine ve deride izlere neden olabilir. Güneş yanıkları çok zor lekeler bırakabilir. Bu lekeler geçme ihtimali olmayan lekelerdir. Çok kötü görültüler oluşturur. Bu yüzden güneşlenirken mutlaka güneş kremi yada güneşten koruma kremi diyelim biz ona, kullanmamız lazım.

Yukarıdaki uyarıları dikkate almanız ruh ve beden sağlığı açısından işinize yarar. Bir sonraki yazımda görüşmek üzeri hoşçakalın…

Abiye ve Zarafet

Abiyeler bayanlar vazgeçilmezi elbise türleridir. Genellikle özel gecelerde
tercih edilen bu tür elbiseler gösterişli yapıları ile dikkatleri üzerinize çekmenizde size yardımcı olacaktır. Abiye tüm dünya bayanları tarafından bilinen ve n çok kullanılan özel gün kıyafeti olarak adlandırılmaktadır. Bu kıyafetler oldukça farklı tasarımlarda olabilmekle beraber gidilecek yere göre de değişiklik göstermektedir. Abiye modelleri birçok etmene bağlı olarak değişir, bundaki sebep her elbisenin kişilerde aynı güzellikte durmayacağıdır. Elbise seçimindeki en temel sebep görünüm ile karşı tarafı etkilemek ve etraftaki gözleri üzerinizde toplamaktır.tesettür abiye, abiyede zarafet, tesettür ürünleri

Abiye

modelleri son yıllarda sade bir görünüme doğru kaysa da, gösterişin olmazsa olmazı taş ve işlemeler bu kıyafetlerde yerini almaktadır. Gösterişi ön plana çıkarmayı hedefleyen abiyelerde dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır. Bunlar arasında en önemlileri
kişilerin boy uzunlarıdır. Uzun boylu bayanlar abiye seçiminde kısa boylulara oranla daha dikkatli olması gerekir. Erkeklerle olan boy farkının belirgin olmaması için daha uzun etekli elbiseler tercih edilmesi gerekirken, kısa boylu bayanların ise seçenekleri daha fazla olmaktadır. Ancak kısa boylu bayanlar da kısa etek ve gösterişli taşlar her zaman için iyi seçim olacaktır.

Özel günlerin vazgeçilmezi olan abiyeler aynı zaman da ortamın türüne göre de farklılık gösterebilmektedir. Resmi ortamlar da siyah abiye modelleri
tercih edilmesi daha uygun olurken, sosyal buluşmalarda seçim alanı daha geniştir. Abiye modelleri kişilerin daha rahat seçim yapabilmesi ve kararsız yapılarını yenmesi için sürekli olarak genişletilmektedir. Günümüzde her türlü yapıya uygun abiyeler üretilirken, özel olarak da tasarımlar yapılmaktadır. Abiye seçimindeki en büyük nedenlerin başında çeşitlilik
gelmektedir. Zarif bir görünüme sahip olmak isteyen bayanlar tarafından çok sık bir biçimde tercih edilen abiyeler günümüzün en önemli kıyafet türleri olarak gösterilmektedir.

Cilt Dostu 9 Besin

Uyandığınız zaman cildiniz soluk ve cansız mı görünüyor? Daha sağlıklı, pürüzsüz, ışıltılı, sorunsuz bir cilde mi sahip olmak istiyorsunuz? Cildimizde oluşan kırışıklıkların, şişkinliklerin azaltılmasında, duru ve canlı bir cilde sahip olmada yediğimiz besinlerin de önemi var. Sadece cildi kremlerle ya da bakım yaparak sağlıklı tutmaya çalışmak yeterli değil, cildin sağlıklı olması için içerden de beslenmeye ihtiyacı var.cilt dostu besinler, ciltde iyi gelen besinler

Yaşlanmanın, güneşin, stresin, çevre kirliliğinin, sigaranın, şekerli besinlerin cilt sağlığının bozulmasında oldukça zararlı etkisi var. Bu zararlı etkileri, cilt sorunlarını cildimize dost olan besinleri tüketerek azaltmak mümkün bu nedenle cilde iyi gelen besinlerin listesini sizin için hazırladık. İşte size cildinizin görünümünü harika kılacak mucize besinlerden bazıları.

  • Kivi: Bol miktarda C vitamini içermesi nedeniyle kivi cilt sağlığını koruyarak cildin genç ve taze kalmasını sağlar. Ayrıca yüksek miktarda E vitamin içermesi nedeniyle cildi nemlendirir. Antioksidan özelliği taşıması sebebiyle cilt hastalıklarına da iyi gelir. Kivi lif ve antioksidan deposu olması nedeniyle vücuttan  toksinlerin atılmasına yardımcı olur bu da hücrelerin yenilenerek cildin daha esnek, sağlıklı ve genç kalmasını sağlar.
  • Brokoli, lahana, karnabahar, ıspanak gibi sebzeler:Brokoli, lahana, karnabahar, ıspanak gibi sebzeler hem lifler hem de antioksidanlar açısından zengin. Lifli besinler hem sindirim sistemini çalıştırır hem de karaciğeri uyarır bu da toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar. Vücudunuzdaki toksinler dışarı atıldığında cildiniz daha iyi görünür. Ispanak bol miktarda antioksidan içerir. Tam bir C vitamini kaynağı olan lahana cilt kırışıklıklarını düzelmesinde etkili ve yaşlanmayı önlüyor. Vücutta bulunan zararlı maddeleri atmaya yardımcı olan ve doğal idrar söktürücü özelliğine sahip lahana Alzheimer’a karşı da koruyucu. Karnabahar yağ yakmak için önemli bir unsur olan C vitamini ve yağ yakmaya yardımcı olan bol miktarda folat içermesi nedeniyle kilo vermede oldukça etkili bir sebze olmasının yanı sıra cilt sağlığının korunması açısından da önemli bir sebze ve vücudu temizliyor, karaciğere inanılmaz fayda sağlıyor. Brokoli vücuda alınan besinlerin çabuk yakılmasını sağlamasının yanı sıra cilt için de oldukça faydalı. Brokoli cilt kanseri ile savaşan bir sebze olmasının yanı sıra cildin elastikiyetinin korunmasında da etkili.
  • Domates: Güçlü bir antioksidan olan domates çevresel faktörlerin ve yaşlanmanın cilt üzerinde yarattığı olumsuz etkilere karşı koruma sağlamanın yanı sıra cildin esnek kalmasına ve yenilenmesine yardımcı olur. Domates cilde faydalı olan ve cilt dostu likopen içerir. Güneşin zararlı etkilerinden uzak kalabilmek için düzenli olarak yüksek oranda C vitamini, beta karoten ve E vitamini içeren domates yiyerek cildi koruyabilmek mümkün.
  • Maydanoz: Maydanoz cildin sıkı tutulmasını, cildin solgunluğunun giderilmesini, fazla su ve tuzun vücuttan atılmasını, vücuttaki ödemlerden kurtulmayı sağlar.
  • Böğürtlen: Böğürtlen cildi gençleştirmesi nedeniyle cilt dostu besinler arasında yer alıyor. Güçlü bir antioksidan olması nedeniyle vücuttaki zararlı maddelerin temizlenmesine yardımcı olur. C vitamini deposu olması ve antioksidan özelliğinden dolayı hücre yaşlanmasını durduruyor.
  • Elma: Cildinize doğal bakım yapmak için bolca elma tüketin. Elma hem yaşlanmadan dolayı meydana gelen kırışıklıkların giderilmesinde hem de gözeneklerin temizlenerek cildin daha sağlıklı ve diri gözükmesinde etkili bir meyve. Antioksidan özelliği nedeniyle de cildi güneşin zararlı etkilerinden koruyor.
  • Balık: Omega 3 yağlarının bilinen en güçlü cilt dostu olması nedeniyle balık cilde faydalı besinler arasında yer alıyor. Pürüzsüz ve sağlıklı bir cilde sahip olmak isteyenler bolca balık tüketmeli. Cildi nemlendirmesinin yanı sıra ciltteki çizgilerin giderilmesi üzerinde de etkili.
  • Yumurta: Tam bir cilt dostu olan yumurta sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olmak, cildinin yaşlanmasını önlemek isteyenlerin tüketmesi gereken bir besin. Ayrıca Yumurta akı ile yapılan maskeler sarkan cildin toparlanmasını ve sıkılaşmasını, cildin gerginleşerek kırışıklıkların azalmasını, ciltte bulunan siyah noktaların temizlenmesini sağlar.
  • Su:Cildinizi şımartmak ve mutlu etmek istiyorsanız günde en az 8 bardak su içmeye çalışın. Su içmek şişkinliği azaltır ve vücuttaki atıkları dışarı atmanızı sağlar. Cilt için en iyi nemlendirici sudur. Susuz kalan cilt kurur, su içmeyi ihmal etmediğinizde cilt susuz kalmaz, gözenekler tıkanmaz böylelikle pürüzsüz ve temiz bir görünüme sahip olur.

Lpg Montaj Fiyatları

Günümüzde özellikle ülkemizde yakıt fiyatlarının el yakması sebebiyle insanlar nispeten diğer yakıtlara göre daha az masraflı olan Lpg’yi tercih etmektedirler. Bunun için de araçlarına belirli markalardan Lpg montaj ettirmektedirler. Bu yazımızda 2013 Lpg montaj fiyatlarından bahsedeceğiz.lpg fiyatları

Kit fiyatları hakkında sıralı listeyi sizlerle paylaşmadan önce Kit haricindeki masraflardan bahsetmek gerekirse;

-Sızdırmazlık Raporu: 25 TL. (Montajın ardından yapılacak ilk işlemdir. Makine Mühendisleri Odasından alınmakta)

-Trafik Tescil Belgesi: 20 TL ( Şoförler Odası’ndan alınabilmekte. Belgenin elle doldurulması yasak olduğundan dolayı bilgisayardan çıktı olarak alınması gerekmekte.)

-TÜV Muayene: 160 TL

-Trafikten Ruhsat Yenileme: 66 TL

Yani Kit haricinde toplamda 271 TL’lik bir masrafınız olacaktır.

Kit Fiyatlarını Listeleyecek Olursak;

Atiker: 900- 1000 TL

Kitmtm: 1700- 1800 TL

BRC: 1500- 1700 TL

Lovato: 1200- 1400 TL

Landi: 1130- 1190 TL

Zavoli: 1300- 1500 TL

Tartarini: 1600- 1800 TL

Prins VSI2: 2200- 2450 TL

Prins Silverline: 1700-1900 TL

Landi Renzo: 1250- 1400 TL

OMVL: 1300- 1500 TL

Ecotec: 1150- 1350 TL

Emmergas: 1200 TL

Gasitaly: 1100- 1200 TL

Dvmco: 1700- 1900 TL

Voltran: 900 TL

Stefanelli: 900 TL

Mimgas: 900 TL

Vikars: 800- 900 TL

Ramses: 590 TL

Tercüme Ve İthalat Arasındaki İlişki

Hızla gelişen teknoloji ve bunun bir sonucu olarak da küreselleşmenin etkisiyle ülkeler arasında ticari faaliyetler de büyük bir önem taşımakta ve de her geçen yıl ülkeler arası ticari ilişkiler daha da artmaktadır. Bu ticari ilişkiler gereği olarak bir ülkenin, başka bir ülkeden mal almasına ithalat denir.tercüme nedir, ithalat nedir, tercümanlık hakkında bilgiler

Küreselleşme ve de teknolojik gelişmeler ne kadar hızlı yaşanırsa yaşansın her ülkenin dili kendine özgü olduğundan ticari ilişkilerde anlaşmalar yapabilmek ve de herhangi bir sorun yaşamamak amacıyla tercümelerden faydalanılır. Söz konusu olan her ülkenin sadece kendi diliyle anlaşmalar yapmaya çalışması elbette ki mantıklı bir tercih olmayacaktır. Aslında tercümeler sadece anlaşma yapılması esnasında değil çok daha öncesinde de gereklidir. Ülkelerin ihtiyaç duydukları malları araştırmalarında da tercümeye ihtiyaç duyulur. Çünkü ilgili ürüne ve tanıtımına ulaşılsa bile bu ürün hakkındaki bilgiler farklı bir dilde olacaktır. Bu durumda ihtiyaç sahibi ülke ürünle ilgili bilgilerin yer aldığı belgeleri kendi diline tercüme ettirerek istediği tüm bilgilere ulaşmış olur. Ancak bu sayede birkaç seçeneği olup olmadığını araştırabilir. Alım yapabileceği birkaç seçeneği varsa eğer, dil sorununu aşmadan, ilgili belgeleri kendi diline tercüme ettirmeden bu seçenekler arasından en uygununu bulabilmesi mümkün olmayacaktır. Birden fazla seçenek yoksa bile ürünün kalitesi ve fiyatı hakkında bilgi almak ancak tercümeyle mümkündür.

Ayrıca ithalat ülkelerin sadece tek bir ürün için ya da yılda sadece bir kez yaptıkları bir faaliyet değildir. Bir ülkenin kendisine gerekli olan tüm ürünleri tek başına üretebilmesinin mümkün olmayışı ya da en azından ülkenin tüm fertlerine yetebilecek kadar üretemiyor oluşu ithalatı sürekli ihtiyaç duyulan bir faaliyet haline getirir. İthalata sürekli ihtiyaç duyuluyor olunması da tercümenin gerekliliğini zorunlu hale getirir.

Cilt Bakımının Kapsamı Nedir?

Cilt bütün vücudu kavrayan bir organ olduğundan cilt bakımının kapsamı da oldukça geniştir. Küçücük bir yerinizden başlayan rahatsızlıklar birbirini takip eden tepkiler ile ortaya çıkacaktır. Vücutta diğer organlarımızın bulunduğu yerlerde cildimize yansıyan etkiler olabilir. Bunlar müdahale isteyen ciddi problemlerdir. Ki cilt bakımından öte başka hastalıkları da göstermektedir. Bu yüzden cildimizi sadece el, ayak ve yüz olarak görmemeli tamamını izlemeliyiz. Bir insanın aslında açıkta kalan ve kapalı kalan her yerdeki cildi aynıdır. Cildinizi tanıyarak müdahale ettirmek ise sizin farkındalığınız ile olabilir.cilt bakımı, cilt bakımı kapsamı, kadın cilt bakımı

Cilt bakımını kapsamı çerçevesinde bayanlar için asıl olan ise güzellikle alakalı olan bölümleridir. Açılan binlerce güzellik merkezi güzel olmaya dair her şeyi içine alan bir konsept ile cilde yararlı olmaya çalışmaktadır.İlk adım olarak ciltteki alt problemleri çözemeye başlayan merkezlerde özellikle yüz bakımı yaparak kişileri karşısındaki insanlara karşı güzel göstermek isterler. İnsan aslında hiç yaşlanmak istemez. Hele ki kadınlar hep güzel olmak hep bakımlı görünmek ve hep genç kalmak isterler. Bu yüzden yaşlanmayı ve yüzlerinin kırış kırış olmasını istemeyen bayanlar için bu merkezler kurtarıcıdır. Bu kapsam içinde el ve ayak bakımı da birlikte yaptırılabilmektedir. Uygulamalarda çoğunlukla doğal denilen ürünler kullanılmaya dikkat edilmektedir. Cilde temas ettiğinde yakmayan malzemeler kullanmak sonuçlarını da iyi gösterecektir. Ayrıca yanlış tedavilerini izlerini silmek epeyce zor olabilir.

İstanbul Zirkonyum Diş Fiyatları

Estetik diş hekimliği uygulamalarında devrim niteliğinde bir gelişmeye sebebiyet veren zirkonyum alaşımının buluşuyla birlikte gerek diş hekimleri gerekse estetik diş görünümüne sahip olmak isteyen kişiler hayallerindeki maddeye kavuşmuşlardır. Zirkonyum maddesinin bu kadar önemli olmasının başlıca sebebi muhteşem bir estetik görünüm kazandırması ve son derece dayanıklı olmasıdır. zirkonyum diş, zirkonyum diş fiyatlarıBazı metal alaşımlı porselen kaplamalar estetik görünümü son derece güzel durmasına karşın kırılganlığı ve dayanıksızlığıyla büyük bir sorun oluşturmaktaydı. Bunun yanında, zirkonyum alaşımlı porselen kaplamalar estetik görüntüsünün çok güzel olmasının yanında dayanıklılığı ve sağlamlığıyla estetik diş hekimliğinde gözde maddelerden biri olmayı hak etmektedir. Ülkemizde en yaygın olarak İstanbul ilinde yapılan uygulama akıllara İstanbul zirkonyum diş fiyatları için belirlenen ücretin çok fazla olduğunu getirse de işlevselliğinin ve görünümünün yanında talep edilen ücret gayet uygun ve makul kalmaktadır.

Zirkonyum diş kaplamalarının diğer avantajları arasında, alerjik reaksiyona sebebiyet vermemesi nedeniyle her bünye tarafından rahatlıkla kullanılabildiği gelmektedir. Bununla birlikte, zirkonyum maddesi yarı geçirgen bir maddedir ve tıpkı doğal diş gibi ışığa olan geçirgenlik özelliğiyle doğal diş görünümüne en yakın estetik görüntünün elde edilmesine olanak sağlamaktadır. Tüm bu avantajlarının yanı sıra, son yıllarda daha da yaygın şekilde kullanılması İstanbul zirkonyum diş fiyatları konusunda da bir hayli düşüş yaşanmasını sağlayarak her bütçeden kişinin uygulamayı kolaylıkla yaptırarak arzu edilen dayanıklı ve estetik görünümlü dişlere kavuşmasına yardımcı olmaktadır.

Göğüs Dikleştirmenin Zararı Var Mı?

Bayanlar için görünümde önem teşkil eden göğüsler yaşla ve doğumlar sonrası sarkmalardan dolayı diriğini kaybetmektedir. Emziren annelerde süt keselerinin genişlemesi ile büyüyen göğüs hacmi süt verme işlemi bittikten sonra aynı ölçülerde kalarak sarkmanın şiddetini arttırmaktadır. Süt ile dolu olduğu zaman dik duran göğüsleriniz iç boşaldığında hali ile sarkacaktır. Ve belirli yaşlardan sonra vücutta kasların gevşemesi ile açığa çıkan sarkmalar vücudun her yerinde olabileceği gibi göğüsleri de kapsayacaktır. Kaslarla yapılı olan göğüsler zayıflık anında eriyerek sarkmaya neden olmaktadır. Bu görüntüden rahatsız olan bayanlar için göğüs dikleştirmenin zararı var mı diye sorulduğunda her yönü ile elle almak gerektiğini bilmelisiniz.göğüs dikleştirme, göğüs dikleştirme zararları, göğüs dikleştirme operasyonu

Göğüz dikleştirmenin zararı var mı? Bu konu birçok estetik cerrahi uygulayan doktor tarafından açıklamalı olarak söylenmektedir. Eğer yaşınız bayağı ileri ise ve çocuk sahibi olmak istiyorsanız zararını hissetmeyeceksiniz. Ancak yaşınız genç ve çocuk sahibi olmaya kararlıysanız bu sizin için sakıncalı bir durum olacaktır. Çünkü süt veriminde etkili olacak göğüs dikleştirici maddelerin süte karışma oranı oldukça yüksektir. Araştırmalarda çıkan sonuçlar itibari ile süte karışması kesinleşmiştir. Bu riski aldığınızda başka bir etken olacak süt kanallarının kapatılması olabilir. Hiç meme verecek konumda olmayabilirsiniz. Göğüs dikleştirmek için istediğiniz zamanı iyi belirlemeli kendiniz için olmasa da çocuklarınız için olacak etkenleri tekrar gözden geçirmelisiniz.