Bölgesel Yağ Aldırma Nasıl Yapılır?

Vücutta en çok yağlanan bölge olarak bilinen karın ve bel bölgesi rejim yapıldığı halde erimeyen tek bölgedir. Özellikle göbek dediğimiz karnımızın üst tarafında görünen yağlanma kişileri oldukça rahatsız etmektedir. Bayanlardan daha çok erkeklerde görülen bu durum rahatsız edici niteliktedir. Erkeklerde istedikleri pantolonu giyememe mecburen geniş ve bol paçalı pantolonları tercih etmeye zorunda bırakır. Özellikle bağırsak sisteminin çalışmaması şeker, tansiyon gibi hastalıkların ortaya çıkması sonucu vücuttaki oksijen seviyesinin düşmesi nedeniyle oluşan yağlanma risk taşımaktadır. Karında başlayan ve bele doğru genişleyen yağlanmalar kalp krizi riskini arttırırken kalıcı hastalıkların da oluşmasına yol açar. Spor ile verilebilecek yağlanmaları yanında daha çok alt tabakada biriken katı yağların giderilmesinde bölgesel yağ aldırma işlemi uygulanmaktadır. Bu işlem her operasyon gibi risk taşımaktadır.bölgesel yağ aldırma, bölgesel nasıl yağ aldırılır, yağ aldırma yöntemleri

Uygulamada karın içerisine yerleştirilen aletler sayesinde vücudun diğer bölgelerine dağıtılmak istenen yağlar yumuşatılarak eritilmeye çalışılır. Eritmek için öncelikle yağların parçalanması sağlanmaktadır. Birbirinden ayırt olan yağ tabakaları tutunamadıkları için dağılacak ve yumuşayacaklardır. Bu işlem sırasında hasta acı duymaz. Genel olarak sadece bir gün hastanede kalan hastalar bölgesel yağ aldırma operasyonları için daha önceden bu işlemi yaptırmış kişilerle görüşebilirler.

Deri altına nüfus edilecek olan operasyon aletleri herkes için özel olarak kullanılmaktadır. Karın boşluğu bu işlemin yapılmasındaki en uygun organdır. Çabuk yağlanabilen ve yine yağların dağılmasında kolaylık sağlayacak bu bölge bölgesel yağ aldırma işlemlerinde en iyi sonucu vermektedir. Ancak üst deride oluşabilecek kusurların ölçülebilmesi için bu işlem yapılırken bir estetik uzmanının tavsiyeleri ve operasyonda bulunması dikkate alınmalıdır. Kat kat yağ tabakasının oluşabileceği karında aynı zamanda bu yağları alabilecek kadar genişlemeye sahip deri katmanı da yer almaktadır.  Deri yağların erimesi ile birlikte kendini bırakacaktır. Bu yüzden deri içinde farklı bir operasyon gerekmektedir. Estetik görünüm kadar vücut hareketlerini de etkileyen bu farklı yapılanma kişiye ne kadar istese de spor yapmakla veya yediklerinden kısmakla bir sonuca vardırmaz. Mutlaka bölgesel yağ aldırma operasyonları için devam niteliğinde olan estetik operasyonlarında yapılması gerekmektedir.

Genç Görünmek İçin Neler Yapılabilir?

Yaşlanma Süreci

Yaşlılık, hayatın bir noktasında herkesin başına elbet gelecek ve kaçınılmaz olan doğal bir olaydır. Yaşlanma belirtileri ile birlikte metabolizmada yavaşlama ve ciltte kırışıklıklar ve sarkmalar görülür. Bu istenmeyen etkiler kişide moral bozukluğuna yol açabilir. Yaşlanma sürecinde atlatılması gereken bir alışma evresi vardır. Bu evrenin mümkün olduğunca hafif atlatılması ve yaşlanma belirtilerinin azaltılıp daha genç bir görünüm kazanılması için kişinin daha dikkatli bir şekilde yaşaması gerekmektedir. Sağlıklı bir yaşam genç kalma yöntemleri arasında ilk kuraldır. Yaşlanmanın fiziksel belirtilerini geciktirmekle beraber aynı zamanda kişinin kendini daha zinde ve enerjik hissetmesini sağlar. Detaylı olarak uygulanabilecek genç görünmenin yolları birkaç madde halinde şu şekilde sıralanabilir.genç görünmenin yolları, nasıl genç görünülür, genç kalmanın yollarıGenç Bir Görünüm ve Sağlıklı Yaşam

  • Bol miktarda su tüketmek bünyeniz açısından yenileyici etkiye sahiptir ve günde en az 2,5 litre su tüketilmelidir. Bu uygulama kanın tazelenmesine ve cildin daha canlı görünmesine neden olur. Aynı zamanda kırışıklıkların gecikmesini sağlar.
  • Saç dökülmelerine karşı bu amaç için üretilmiş saç canlandırıcı kremler kullanmak saçlarınızın daha sağlıklı gözükmesini sağlayacaktır. Bu sayede birkaç yaş daha genç gözükebilirsiniz.
  • Multivitamin kullanmak genç kalma yöntemleri göz önüne alındığında oldukça önemlidir. Vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri sağlayarak organların daha düzgün çalışmasını sağlar ve aynı zamanda cildi besler ve canlılık kazandırır.
  • Göz kremi kullanmak göz altı torbaları ve göz çevresi kırışıklıkları için oldukça etkili ve önemlidir. Göz bölgesinin daha sıkı olması direkt olarak daha genç bir görüntü sağlayacaktır.
  • Nemlendirici kullanmak genç görünmenin yolları arasında hayli önemlidir. Seçilen nemlendiricinin antioksidan özellikli olması etkisini katlayacaktır. Toksinlerin cilt üzerinden atılması cildin daha taze görünmesini sağlar.
  • Konforlu, rahat ve büyük bir yatak seçimi oldukça önemlidir. Uyku esnasında vücut kendini yenilemektedir ve onarmaktadır. Bu nedenle rahat bir uyku geçirmek oldukça önemlidir. Aynı zamanda kas ve eklem ağrıları için de ideal bir çözümdür.
  • Güneşin olumsuz etkilerinden korunmak için güneş kremi ve güneş gözlüğü kullanmak hem cildinizin hem de göz çevrenizin korunmasını sağlayacaktır.
  • Egzersiz ve spor yapmak vücudun zinde kalması açısından büyük önem taşır. Kas yapısının korunmasını ve cildin sıkılaşmasını sağlar.

Grip Hakkında Şaşırtıcı Gerçekler

Birçok kişi gribe bir virüsün neden olduğunu düşünüyor ancak bu durum böyle değil. Ortak soğuk algınlığı olarak belirttiğimiz semptomlara neden olan 200’den fazla virüs var. Rinovirüsler soğuk algınlığının çoğuna neden olur, ancak bunlar koronavirüsler, enterovirüsler ve diğerlerinden de kaynaklanabilir.grip hakkında bilinmesi gerekenler, grip nedenleri, gripten korunma yolları

Bu belirtilere neden olan çok virüs olduğu için, gribin kesin bir tedavi yöntemi bulunmayabilir.

Antibiyotikler Gribi Tedavi Etmez

Antibiyotikler virüsleri öldürmezler. İnsanlar antibiyotik kullanmanın soğuk algınlığı semptomlarını gidereceklerini düşünmek istiyorlar ancak yapmayacaklardır. Antibiyotikler virüs değil bakterileri öldürürler. Soğuk algınlığı virüslerden kaynaklanır ve bir bakteriden kaynaklanan ikincil enfeksiyon gelişmediği sürece, antibiyotikler antibiyotik direncine yol açan şey dışında herhangi bir şey yapmazlar.

Soğuk Algınlığının Gribe Dönüşmesi

Soğuk algınlığı 2-3 günden sonra daha da kötüleşir ve daha sonra iyileşmeye başlar. Grip aniden ortaya çıkıyor – “bir kamyonun çarpması” gibi hissettiriyor. Soğuk algınlığı grip haline dönüşmez. Çok farklı virüslerden kaynaklanır ve biri diğerine dönüşemez.

Yılın Herhangi Bir Zamanında Grip Olabilirsin

Grip daha soğuk kış aylarında daha yaygın olmakla birlikte, yıl boyunca dolaşmaktadırlar. Yılın herhangi bir ayında grip olaanız kesinlikle mümkündür. Yaşadığınız semptomlar başka hastalıkların veya alerjilerin belirtilerine benzeyebileceğinden, sizi kötü hissettiren şeyleri bulmak her zaman kolay değildir.

Soğuk Hava Gribe Neden Olmaz

Tıpkı gribin, yılın her hangi bir zamanında ortaya çıkabildiği gibi, soğuk hava bunlara neden olmaz. Soğuk algınlığına neden olan virüslerin ve gribin, hava (ve burun geçişlerimiz) daha kuru olduğu soğuk aylarda daha kolay dolaşabileceğine dair bazı kanıtlar vardır. Ancak soğuk algınlığı virüslerden kaynaklanır, hava durumundan kaynaklı değildir.

Sosyal Medya Yalanları

Herkes, internette bulduğu ipuçlarını özellikle sosyal medyada paylaşmayı sever. Ne yazık ki, sağlığınızı iyileştirmek ve gribi tedavi etmek konusunda yaygın olan makaleler ve yararlı ipuçlarının birçoğu tamamen yanıltıcıdır.

Reishi Mantarı Kanser

İnsanlığın en büyük düşmanı olan kanser hastalığı, dünya üzerindeki insan ölümlerinin en üst sıralarda yer alan nedenidir. Bilimsel araştırmalar hala ara verilmeden devam etse de, yine de kanser hastalığı ile ilgili birçok bilinmeyen vardır. Kanser hastalığının ana nedeni olan vücudun kendi hücrelerinin yapısını anormal derecede büyütmesi ve tümör oluşturması, bilim adamlarının üzerinde araştırma yaptığı konuların başında gelir. Yapılan araştırmalar vücudun neden kendi hücrelerinin yapısını bu şekilde değiştirdiğine kesin bir cevap veremese de, bağışıklık sisteminin koruma amaçlı bu tür bir davranış içerisine girdiği tahmin edilmektedir.reishi mantarı, reishi mantarı kanseri tedavisi, kanser tedavisi yapımıKanser hastalığının önlenmesi ve tedavisi üzerine bitkisel ürünler üzerine de oldukça kapsamlı araştırmalar yapılmaktadır. Son yıllarda adından oldukça fazla söz ettiren Kırmızı Reishi Mantarı da, bilim adamlarının kanser tedavisinde üzerinde çalıştıkları başlıca doğal tedavidir. Kanser hastalığı esnasında büyüyen hücrelerin üzerinde muazzam derece etkili olduğu belirlenen Kırmızı Reishi Mantarının, kanser önleyici etkisinin çok büyük olduğu saptanmıştır. Genetik olarak bazı kanser türlerine doğuştan yatkın olan insanların kanser hastalığına yakalanma ihtimalini düşürmek için düzenli olarak tüketmesi gereken Kırmızı Reishi Mantarı, kanser önleyici etkisi ile birçok insanın kanser hastalığından korunmasını sağlamaktadır. Bilim adamlarının Kırmızı Reishi Mantarı üzerinde bu kadar kapsamlı araştırma yapmasının öncelikli nedeni; Kırmızı Reishi Mantarının içerisinde bulunan kimyasalların bağışıklık sistemi hücrelerinin çalışması üzerine çok etkili olduğu ve doğal bir anti tümör özelliğinin olmasıdır.

Kırmızı Reishi Mantarını kanser hastalığı ile savaşta bu kadar önemli yapan; içerisinde bulunan Beta 1,3 D Glucan ve Beta 1,6 D Glucan maddeleridir. Bu maddeler polisakkarit yapıdadır ve kanser hastalığının temel sorunu olan hücrelerin anormal derecede büyümesini engellemektedir. Bu nedenle Kırmızı Reishi Mantarı için tümör oluşumu engelleyici denilmektedir. Ayrıca Kırmızı Reishi Mantarının eşi benzeri olmayan bir başka özelliği de, vücutta üretimini arttırdığı maddelerin bizzat kanser ise savaşmasıdır. Her insanın vücudu İnterferon ve İnterleukin olarak adlandırılan iki madde üretir ve bu maddeler bağışıklık sisteminin kanser ile savaşmasında kullanılır. Kırmızı Reishi Mantarı bu iki maddenin üretimini de arttırmaktadır.

Varikosel Belirtileri Nelerdir?

Varikosel hastalığı birçok erkeğin endişe ettiği ve testis ile ilgili bir sorun olduğundan hekime başvurmaktan çekindikleri bir problemdir. Varikosel sorunu %90 ihtimal ile erkeklerin sol testisinde görülen ve kan dolaşımında meydana gelen aksaklıklar yüzünde testisin büyümesine neden olan bir problemdir. Varikosel sorunu dışarıdan fark edilebilirliğine göre ikiye ayrılmaktadır.varikosel tedavisi, varikosel sebepleri, varikosel belirtileri

Grade 1 ve grade 2 olarak iki çeşidi bulunan Varikosel sorununun, grade 1 olarak adlandırılan tipinde dışarıdan testisin görünümünde hiçbir anormallik yoktur. Nispeten ağrısız devam eden grade 1 varikosel sorununda, el ile testis muayene edilmeden damardaki sorun tespit edilemez. Grade 2 Varikosel sorunundaysa dışarıdan fark edilebilir bir şekilde büyüyen testis, kişinin şiddetli testis ağrısı çekmesine neden olabilmektedir.

Varikosel sorunu ilerleyen aşamalarda sperm hücrelerinin zarar görmesine neden olabileceğinden, tedavi edilmesi gerekir. Ancak 50 yaşın üzerinde ve çocuk yapmayı düşünmeyen erkeklerin çoğunda, hekimler Varikosel tedavisi uygulamayı düşünmemektedir. Ancak gençlik yıllarında ve çocuk yapmayı isteyen erkeklerin bu sorundan kurtulması için önce ilaç daha sonra da cerrahi operasyon ile tedavi sağlanmaktadır.

Varikosel tedavisinde kullanılan cerrahi yöntem, hekimin uzmanlığına göre oldukça hızlı ve basit bir ameliyattır. Kişinin kasığından ya da karın bölgesinden yapılan ameliyatlarda, hastanın testisindeki sorun ortadan kaldırılmaktadır. Uzun zamandır yaygın olarak kullanılan ve artık oturmuş bir yöntem olan kasıktan Varikosel ameliyatında, kasıktan testisin içerisine ulaşılarak, buradaki damarın iptal edilerek hastanın testisindeki kan damarının yeniden düzenlenmesi sağlanır. Böylece hasta Varikosel sorununa neden olan dolaşım bozukluğundan kurtulmuş olur. Varikosel ameliyatında yeni geliştirilen bir teknik olan lazer uygulaması da kullanılabilmektedir. En hızlı ve pratik Varikosel operasyon olan lazer ışınları ile Varikosel ameliyatı, hastada ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonları da asgariye indirmektedir. Lazerle ya da cerrahi olarak yapılan Varikosel ameliyatları sonrası hastalar hemen ayağa kalkarak, günlük hayatlarına kaldıkları yerden devam edebilmektedir. Oldukça hızlı bir şekilde tamamlanan Varikosel ameliyatı sonrası, kişinin dikkat etmesi gereken çok önemli konular da yoktur. Hekimler sadece birkaç gün ağır kaldırılmamasını ve uzun süre ayakta durulmamasını tavsiye etmektedir.

Alışveriş Bağımlılığı Belirtileri, Nedenleri ve Etkileri

Bir alışveriş bağımlısı, zorla alışveriş yapan ve davranışları üzerinde hiçbir kontrolü olmadığı gibi hissedebilen bir kişidir.

Farklı Alışveriş veya Harcama Bağımlılıkları Var mı?

Anonim olmayan Alışverişkoliğinlere göre, birkaç farklı alışverişkoliğin türü vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:alışveriş bağımlılığı, alışveriş bağımlılığı tedavisi, alışveriş bağımlılığı belirtileri

  • Duygusal sıkıntı hissettiğinde alışveriş yapan kompulsif alışverişkoliğinler
  • Her zaman mükemmel ürün için alışveriş yapan kupa alışveriş tutkunları
  • Büyük bir spender olmak ve gösterişli öğeleri sevmek isteyen Alışverişkoliğinler
  • Satışta oldukları için ihtiyaç duymadıkları ürünleri satın alan pazarlık arayanlar
  • Satın alma ve iade etme kısır döngüsüne yakalanan bulimik alışverişçiler
  • Her renkte veya bir setin her parçasında bir öğe olmadıkça tam hissetmeyen koleksiyoncular

Alışveriş Bağımlılığına Neden Olan Nedir?

Indiana Üniversitesi’nden Ruth Engs’e göre, bazı insanlar alışveriş bağımlılığı geliştiriyorlar çünkü esasen alışveriş yaparken beyninin nasıl hissettiğine bağımlı oluyorlar. Alışveriş yaparken, beyinleri endorfin ve dopamin salgılar ve zamanla bu duygular bağımlılık yapar. Uygulamalı sağlık bilimleri profesörü olan Engs, nüfusun yüzde 10 ila 15’inin bu duygulara yatkın olabileceğini iddia ediyor.

Bir Alışverişkoliğin Belirtileri Nelerdir?

Bazı durumlarda, bir alışverişkoliğin olup olmadığını veya sevildiğini söylemek zor olabilir. Birçok insan alışverişe bayılır ve birçok insan bu etkinliğe katılırken çok fazla para harcar. Ara sıra alışveriş çılgınlığı yapmanın alışveriş bağımlısı olduğunuz anlamına gelmediğine dikkat etmek önemlidir. Ancak, alışveriş bağımlılarının aramak isteyebileceğiniz birkaç belirti ve bulgusu vardır.

Alışveriş Bağımlılığının Duygusal Belirtileri

Tüm bağımlılar gibi, alışveriş bağımlıları da bağımlılıklarını gizlemeye çalışabilir ve sevdikleriniz alışveriş yapmaya bağımlıysa, sizden saklamaya çalışabilirler. Kredi kartı faturalarınızı, alışveriş çantalarınızı veya makbuzlarınızı gizlerseniz, bir alışverişkoliğin olabilirsiniz. Bazı durumlarda, alışverişkolikler bağımlılıklarını sadece bir unsuru hakkında yalan söyleyerek gizlemeye çalışabilirler. Örneğin, bir kişi alışverişe gittiğini kabul edebilir, ancak ne kadar harcadıkları hakkında yalan söyleyebilir.

Bir alışverişkoliğin farkına varabileceğiniz diğer duygusal belirtilerden bazıları şunlardır:

  • Ödeyebileceklerinden daha fazla harcama
  • Kızgın veya depresif hissetmeye tepki olarak alışveriş
  • Önceki bir alışveriş çılgınlığı hakkında daha az suçlu hissetmenin bir yolu olarak alışveriş
  • Çok fazla harcama veya alışveriş nedeniyle ilişkilere zarar vermek
  • Alışveriş davranışının kontrolünü kaybetme

Alışveriş Bağımlılığının Fiziksel Belirtileri

Çoğu bağımlılığın kendileriyle ilgili fiziksel belirtileri olsa da, alışveriş bağımlılıkları olmayabilir. Çoğu durumda, alışveriş bağımlılığınız nedeniyle yaşadığınız belirtiler doğada duygusal olacaktır. Bir alışveriş bağımlılığının fiziksel kanıtı, azalan bir finansal durumu içerebilir.

Alışveriş Bağımlılığının Kısa ve Uzun Dönemli Etkileri

Bir alışveriş bağımlılığının kısa vadeli etkileri olumlu gelebilir. Birçok durumda, bir alışveriş gezisini tamamladıktan sonra mutlu hissedebilirsiniz. Bununla birlikte, bu duygular genellikle kaygı veya suçluluk ile karıştırılır ve çoğu durumda suçluluk veya kaygı sizi daha fazla alışveriş için mağazaya geri itebilir.

Bir alışveriş bağımlılığının uzun vadeli etkileri yoğunluk ve kapsam olarak değişebilir. Birçok alışveriş bağımlısı mali sorunlarla karşı karşıyadır ve borçlarla boğulmuş olabilirler. Bazı durumlarda, kredi kartlarını azami düzeye çıkarabilirler, ancak diğer durumlarda, evlerinde ikinci bir ipotek alabilirler veya işletme kredi kartlarından alışveriş yapabilirler. Alışverişe bağımlıysanız, kişisel ilişkileriniz de acı çekebilir. Boşanma veya kendinizi ebeveynlerinizden, çocuklarınızdan veya diğer sevdiklerinizden uzaklaştırmanız gerekebilir.

Yapabileceğim Bir Test veya Öz Değerlendirme Var mı?

Hala bir alışverişkoliğin olup olmadığınızı anlamaya çalışıyorsanız, Shopaholics Anonymous, kendinize aşağıdaki soruları sormanızı önerir. Bu soruların çoğuna “evet” yanıtı verirseniz, bir bağımlılığınız olabilir. Sorular:

  • Kızgın veya hayal kırıklığına uğradığınızda alışveriş yapar mısınız?
  • Fazla harcama hayatınızda sorun yarattı mı?
  • Sevdiklerinizle alışveriş yapma ihtiyacınızla ilgili çatışmalarınız mı var?
  • Alışveriş yaparken, öforik acele veya endişe hissediyor musunuz?
  • Alışverişten sonra, vahşi veya tehlikeli bir şey yapmayı bitirdiğini mi hissediyorsun?
  • Alışveriş yaptıktan sonra ne yaptığınız konusunda kendinizi hiç suçlu veya mahçup hissettiniz mi?
  • Hiç kullanmadığınız veya giymediğiniz şeyler sık ​​sık satın alıyor musunuz?
  • Neredeyse her zaman parayı düşünüyor musun?

İlaç: Alışveriş Bağımlılığı İlaç Seçenekleri Var mı?

Ne yazık ki, MSN Money’ye göre, alışveriş bağımlılıklarını tedavi edebilecek uyuşturucular üzerine yapılan araştırma, bu sorunun tedavisinde hangi tür ilaçların en yararlı olabileceğine dair kesin bir kanıt ortaya koymadı. Bununla birlikte, birçok alışverişkoliğin, anksiyete ilaçlarına ve hatta antidepresan ilaçlara başvurarak bağımlılıklarını başarılı bir şekilde tedavi edebildi.

Alışveriş Bağımlısı Uyuşturucular: Olası Seçenekler

Annals of Clinical Psychiatry’den bir makaleyi gözden geçiren ABC News, memantin adı verilen bir ilacın alışveriş tutkunlarına yardımcı olabileceğini bildiriyor. Alzheimer’ı tedavi etmek için tasarlanan bu ilaç, alışverişkoliğinlerin kararlarını daha net bir şekilde vermelerine yardımcı olabilir ve aynı zamanda zorlayıcı davranışlardan kaçınmalarına yardımcı olabilir.

İlaç Yan Etkileri

Bu ilaçların yan etkileri hangi ilacı kullanmaya karar verdiğinize bağlı olarak değişir. Örneğin antidepresan almaya karar verirseniz, aşağıdaki yan etkilerden herhangi biriyle karşılaşabilirsiniz:

  • Mide bulantısı
  • Geceleri uyuyamama
  • Endişe duyguları
  • Açıklanamayan terleme
  • Çok yorgun veya yorgun hissetmek
  • Baş ağrısı

İdeal olarak, herhangi bir ilacı kullanmaya başlamadan önce doktorunuzla olası yan etkiler hakkında konuşmalısınız.

Alışverişkoliğin Uyuşturucu Bağımlılığı, Bağımlılığı ve Geri Çekilmesi

Yoksunluk belirtileri kişiden kişiye değişebilir, ancak Chicago Tribune’e göre, birçok alışveriş bağımlısı uyuşturucu veya alkole bağımlı kişilerin yaşadığı yoksunluk belirtilerine benzer çekilme belirtileri yaşayacaktır. Alışverişten sonra sinirli, depresif veya kontrolden çıkmış hissediyorsanız, çekilme yaşıyor olabilirsiniz ve yardım almanız gerekebilir.

Aşırı dozda ilaç tedavisi

Siz ve doktorunuz bağımlılığınızı ilaçla tedavi etmeye karar verirseniz , ilacınızı her zaman belirtilen şekilde almalısınız. Herhangi bir reçeteli ilaç alırsanız, aşırı doz alma riskiyle karşı karşıya kalabilirsiniz.

Depresyon ve Alışveriş

Iowa Üniversitesi’nden Donald Black’e göre, Esperanza dergisinde alıntılandığı gibi, tüm alışverişkoliğin yaklaşık üçte ikisi depresyon veya kaygı ile mücadele ediyor . Alışveriş bağımlılığınızı etkili bir şekilde tedavi etmek için, diğer zihinsel sağlık sorunlarınızla da uğraşmanız gerekebilir . İdeal olarak, bir kurtarma programı ararken, bağımlılığınızın her iki yönünü de ele alabilecek bir kurtarma programı bulmaya çalışmalısınız.

Çift Teşhis: Madde Bağımlılığı ve Alışveriş

Bazı durumlarda, alışveriş bağımlılıkları madde bağımlılığıyla ilgili olabilir. Madde bağımlılığı ve alışveriş bağımlılığı ile mücadele ettiğinizi veya sevdiğinizi düşünüyorsanız, yardım alma zamanı gelmiştir. Doğru profesyonel alışveriş bağımlılığı tedavisi ile tekrar hayatınızı kontrol altına alabileceksiniz.

Kriz Belirtileri, Nedenleri ve Etkileri

Hayat stresli olaylarla ve deneyimlerle doludur ve bazen bu streslerin ciddiyeti ezici hale gelebilir, bu da krize bağlı kaygı ve zayıflatıcı depresyona yol açabilir.

Kişisel Krizin Temel Kaynakları Nelerdir?

Stres ve kişisel konular da dahil olmak üzere sizi kenara çekebilecek birçok tetikleyici vardır. Kişisel hayatınızda bir eşin veya aile üyesinin ölümü, evlilikte ayrılma veya boşanma, iş kaybı, hapsetme veya kişisel yaralanma gibi ani, ciddi değişiklikler duygusal aşırı yüklenmeye ve ezici çaresizlik duygularına neden olabilir. Aşırı hava veya doğal afetler gibi beklenmedik çevresel zorluklar da kişisel bir kriz yaşıyormuş gibi hissetmenizi sağlayabilir.kriz belirtileri, kriz belirtileri nelerdir, krizin sağlığa etkisi

Kriz İçinde Bir Kişinin Belirtileri Nelerdir?

Kişisel krizlerle başa çıkmak çok zor olduğundan, hem duygusal hem de fiziksel olan geniş kapsamlı semptomlara ve sonuçlara yol açabilirler. Depresyon, korku ve günlük yaşamla uğraşmada karşılaşılan zorluklar, birisinin krizde olduğunun ortak işaretleridir.

Birinin gösterdiği dış etkiler krizin ciddiyeti ve kişinin kişisel sıkıntılarla başa çıkma kapasitesi ile ilgilidir. Krizle ilgili davranışları en aza indirmemek veya bunların kolayca düzeltilebilecek bir şey olduğunu varsaymamak önemlidir. Çözümler arkadaşlar, aile üyeleri ve kalifiye pratisyenlerden dış destek gerektirir.

Krizle İlişkili Stresin Duygusal Belirtileri

Kişisel kriz genellikle duygusal aşırı yüklenmeye yol açabilir. Ani veya birikmiş streslerin büyüklüğü, karşılaştığınız sorunlarla başa çıkmanızı zorlaştırabilir. Şunlarla karşılaşabilirsiniz:

  • Depresyon
  • kaygı
  • Dağınık, odaklanmamış düşünme
  • Kendinden kuşku duyma
  • Motivasyon kaybı
  • Sabır veya sinirlilik eksikliği
  • Paranoya

Krize Bağlı Stresin Fiziksel Belirtileri

Krize bağlı stres de fiziksel sıkıntılara yol açabilir. Baş ağrısı ve iştah kaybı yaygındır. Mide ve sindirim bozukluğu, eklem ağrıları, yorgunluk ve diğer somatik semptomlar genellikle depresyonla ilişkilidir. Ağrı ve depresyon birbirine bağlıdır, çünkü bir kişinin ruh hali ağrı sinyalleri gönderen aynı nörotransmitterlerden etkilenir.

Fiziksel belirtiler duygusal bozuklukları güçlendirir, bu nedenle bu mutsuz döngüyü kırmanıza yardımcı olacak kaynaklar bulmak önemlidir.

Krizle İlişkili Kaygıların Kısa Vadeli ve Uzun Vadeli Etkileri

Kısa vadede krizle ilgili kaygı sakatlayıcı olabilir. Karar vermek veya yaşamın sorunsuz bir şekilde ilerlemesi için gereken normal eylemleri yapmak için çok bunalmış hissedebilirsiniz. Korkular ve mantıksız paranoya sizi başkalarından destek ve yardım istemekten alıkoyabilir. Uyku ve yemek alışkanlıklarındaki değişiklikler sizi fiziksel olarak savunmasız ve hastalığa karşı duyarlı hale getirebilir. Genellikle kriz kaygısına eşlik eden depresyon, geri çekilme, kararsızlık ve intihar düşüncelerine yol açabilir.

Bu duygusal semptomların ciddiyeti nedeniyle, krizle ilgili stresle başa çıkmak için destek almayan biri aşağıdakiler de dahil olmak üzere birçok uzun vadeli sonuçtan muzdarip olabilir:

  • İlişkilerden kaçınma
  • Kötü yaşam kararları
  • Kronik fiziksel ağrı
  • Uykusuzluk hastalığı
  • Yeme bozuklukları
  • Özgüven sorunları

Yapabileceğim Bir Test veya Öz Değerlendirme Var mı?

Kişisel krizden muzdarip bir kişinin neler olup bittiğini anlaması her zaman kolay değildir. Semptomlarınız henüz bunaltıcı değilse veya büyük yaşam değişiklikleri yaşadıysanız ve krizle ilişkili depresyon veya kaygıya eğilimli olabileceğinizden endişe ediyorsanız, yapabileceğiniz öz değerlendirme testleri vardır.

Kendi kendine teşhis klinik bir değerlendirmeye neden olmaz, ancak mevcut duygusal durumunuz hakkında size geri bildirim verebilir. Eğer sergileyen anlarsanız depresyon belirtilerini ve semptomlarını , çağrı tedavi seçeneklerini tartışmak.

Kriz Sırasında İlaç Tedavisi: İlaç Seçenekleri

Krizle ilgili şiddetli semptomlarınız varsa, ilaç etkili bir kriz tedavisi çözümü sunabilir . Bu bozukluğu tedavi etmek için kullanılabilecek birkaç farklı antidepresan vardır. Doktorunuzun reçete ettiği, semptomlarınızın aşamasına ve şiddetine bağlı olacaktır.

Tüm tıbbi tedavilerin yararlarını ve risklerini doktorunuzla tartıştığınızdan emin olun. Birlikte, bireysel koşullarınıza en uygun ilaç türünü belirleyebileceksiniz.

İlaç Seçenekleri

Aşağıdaki antidepresan ilaç sınıfları en sık krizle ilişkili anksiyete belirtileri için reçete edilir:

  • Seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar)
  • Serotonin ve norepinefrin geri alım inhibitörleri (SNRI’lar)
  • bupropion
  • Trisiklik anti-depresanlar (TCA’lar)
  • mirtazapin
  • Monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOI’ler)

Her bir anti-depresan türü farklı izleme gerektirir ve farklı yan etkilere neden olabilir. Zoloft ve Prozac gibi SSRI’lar en sık reçete edilen ilaçlardır. Effexor ve Serzone, SNRI’lerin örnekleridir. Her türlü antidepresan ilaçlar oldukça etkili olabilir ve semptomlarınızı üç hafta gibi kısa bir sürede hafifletebilir.

Kriz İlaçları: Olası Seçenekler

Her bir antidepresan ilaç sınıfı etkili olabilirken, bazıları diğerlerinden daha güçlüdür. TCA’lar ve Parnate ve Nardil gibi MAOI’ler, diğer ilaçların etkisiz olduğu kanıtlandığında sıklıkla reçete edilir. Bu ilaçların daha fazla yan etkisi vardır ve bu nedenle kullanımları dikkatle izlenir. Yine de, MAOI’ler diğer tıbbi tedaviler başarısız olduğunda sonuç sağlayabilir.

Uyarıcılar ve antipsikotik ilaçlar da gerektiğinde reçete edilir.

İlaç Yan Etkileri

Antidepresan ilaçların yan etkileri değişir. SSRI’lar ve SNRI’lar aşağıdakileri içeren benzer riskler taşır:

  • Uykusuzluk hastalığı
  • Sindirim sorunu
  • İdrar zorlukları
  • Baş ağrısı
  • Tanımsız huzursuzluk

Bir kişinin cinsel performansı üzerinde de etkiler olabilir, ancak bunlar SNRI’larda daha az görülür. Düşük cinsel dürtü, küçük dozlarda tamamlayıcı ilaçlarla karşılanabilir.

Bupropion nöbetlere neden olabilir ve bu nedenle epileptikler veya önceki beyin travmasından muzdarip olanlar için kontrendikedir. Mirtazapin genellikle kilo alımına ve uyuşukluğa veya sedasyona yol açar.

TCA’lar ve MAOI’ler daha eski ilaç sınıflarını temsil eder ve bu nedenle aşağıdakileri içeren daha ciddi yan etkilere sahip olma eğilimindedir:

  • Pamuk ağzı
  • Baş dönmesi
  • Eliminasyon zorlukları
  • Bulanık görüş
  • Düzensiz kalp hareketi

Yine de, her ikisi de etkili olabilir ve daha yeni ilaçlar başarısız olduğunda sonuç verebilir. Bununla birlikte, MAOI’leri aldığınızda, hipertansif sorunları önlemek için özel bir diyet uygulamanız gerekir.

Uyuşturucu Bağımlılığı, Bağımlılık ve Geri Çekme

Depresyon ve krizle ilgili endişeleri tedavi etmek için en sık kullanılan ilaçlar genellikle bağımlılık yapmaz. Depresyon bağımlılık yapan davranışlara yol açabilir, ancak bağlantı belirsizdir. Yine de, antidepresan ilaçların ruh halini değiştiren faydaları bazı hastalarda potansiyel olarak alışkanlık oluşturabilir.

Daha tipik olarak, hastalar ilaç tedavisini aniden bıraktıktan sonra bazı yoksunluk semptomları yaşarlar. Bu semptomlar sinirlilik, uykusuzluk, uyuşukluk ve genel vücut ağrılarını içerir. Bu semptomlardan kaçınmak için, doktorunuz muhtemelen bir süre boyunca yavaş yavaş kullandığınız ilaçların dozajını azaltacaktır. Yoksunluk belirtileriniz varsa, olumsuz etkileri dengelemek için geçici olarak başka bir antidepresan veya başka bir ilaç reçete edilebilir.

Aşırı dozda ilaç tedavisi

Bupropion, yüksek miktarlarda alındığında nöbetlere yol açabilen bir anksiyete ilacıdır. Güvende olmak için, bu ilaca aşırı dozda maruz kalabileceğinizi düşünüyorsanız, tıbbi yardım almalısınız.

Depresyon ve Kriz

Krizdeki insanlar kendilerini mevcut durumlarıyla başa çıkamayabilir ve krize bağlı kaygı klinik depresyona yol açabilir. Depresyondaki bireyler kendilerini en çok yardım edebilecek insanlara ulaşmakta isteksiz veya ulaşamadıklarını düşünürler. Aile ve arkadaşlar büyük ölçüde destek sağlayabilir ve çoğu zaman hastaların kendileri için göremeyeceği belirtileri tanıyabilir.

Çifte Tanı: Bağımlılık ve Kriz

Bazı insanlar kişisel krizlerle başa çıkmak için bağımlılıklara ve maddelere yönelir. Bazı insanlar kontrol edilemeyen bağımlılıklar yüzünden kendilerini krizde bulurlar. Her iki durumda da, bu çift başlı canavar profesyonel müdahale gerektirir.

Bağımlılıklar, modern tedavi yöntemleri ile etkili bir şekilde ele alınabilir. Krizle ilgili kaygının altında yatan nedenler tanımlanabilir ve düzeltilebilir. Karşılaştığınız ezici sorunları çözmenize yardımcı olacak destek bulunmaktadır.

İdrar Kaçırma Nedenleri Nelerdir?

İdrar kaçırma genellikle bir hasar veya idrar yolları hastalığı sonucu ortaya çıkar. İdrar torbası üzerindeki kontrolün kaybolması nedeniyle oluşan sinir bozucu ve bazen utandırıcı olabilecek bir rahatsızlıktır; ancak pek çok örnekte, pelvis kaslarını kuvvetlendiren egzersizlerle ve rutinde yapılacak çeşitli değişikliklerle bunu önemli ölçüde düzeltmek mümkündür.idrar kaçırma, idrar kaçırma nedenleri, idrar neden kaçırılır

Daha çok kadınlarda görülen idrar kaçırmanın nedeni, idrar yolunun mesaneden çıktığı yerde bulunan (mesane boynu) ve mesanenin ağzını büzmeye yarayan kaslann (üretra sfinkteri) ya da mesane ve rahmi destekleyen ve aynı zamanda mesanenin ağzını büzmeye yardımcı olan pelvis zeminindeki kaslann (pelvis zemini kasları) zayıflamasıdır. Bu kaslar yaşlanmayla, kasları destekleyen sinirlerin herhangi bir rahatsızlıktan (felç gibi) etkilenmesiyle veya kaslann ya da sinirlerin bir şekilde zedelenmesiyle zayıflar. İdrarı tutamamanın diğer nedenleri arasında, mesanenin iç yüzey zannın tahriş olmasını veya duvar kaslarının (detrusor) bir nedenle aşırı hassaslaşarak beklenmedik bir şekilde büzülmesini sayabiliriz. Erkeklerde idrar tutamama prostat sorunu ile de bağlantılı olabilir.

İdrar kaçırma türleri

Stres idrar kaçırma: İdrar kaçırmanın, mesane boynu ve pelvis zemini kaslarının zayıflamasıyla ortaya çıkan ve en sık görülen bu türünde, genellikle gülme, öksürme, yük kaldırma veya atlama gibi hareketler sonucu karın boşluğunda basıncın artmasıyla idrar kaçırılır. Özellikle kadınların hamilelik sürecinde büyüyen rahmin mesane boynuna ve pelvis zeminine basınç yaptığı veya doğumdan sonra mesane boynunun veya pelvis zemininin genişlediği veya zedelendiği durumlarda sıkça görülür. Prostatı büyüyen veya herhangi bir prostat rahatsızlığı olan erkeklerde de ayakta durmak veya zorlanmak idrarın kaçmasına neden olur. Aşırı kilo, erkeklerde de, kadınlarda da bu soruna neden olabilir.

Ani idrar kaçırma: Ani ve karşı koyulamayacak şekilde gelen mesaneyi boşaltma dürtüsü daha çok pozisyon değiştirildiği zaman (otururken ayağa kalkmak gibi) hissedilir. Ayrıca geceleri de görülebilir. Bir nedeni -bu genellikle yaşlılarda idrar kaçırmaya yol açar- mesane duvarındaki kasların abartılı çalışmasıdır. Buna stres, mesanenin çok dolu olması ve bazı ilaçlar (idrar sökücü, antidepresan, sakinleştirici ve hipertansiyon ilaçlan) sebep olabileceği gibi, belirli bir neden bulunmaksızın da görülebilir. Ani idrar kaçırmanın diğer nedenleri, mesane zannın idrar yolu enfeksiyonu sonucu tahriş olması, az sıvı alma sonucu idrarın aşırı yoğun olması, nikotin, besinleri renklendirmek için kullanılan boyalar, şeker (tedavi edilmeyen diyabetle birlikte), kafein ve alkoldür. Bazı araştırmacılar, floridli diş macunlarının da bu tür idrar kaçırmanın olası nedenleri arasında bulunduğu görüşündedir.

Taşma idrar kaçırma: Kronik idrar tutulması sonucu mesane boşala maz, her zaman doludur ve devamlı olarak idrar sızdırır. Prostat büyümesi, rahmin sarkması ve bazı ilaçlar bu tür idrar kaçırmaya yol açar.

Pelvis Zemini Egzersizleri

Pelvis zemini kaslarını hissetmek için, idrarınızı yaparken ortasında tutmaya çalışın. Ardından, günde en az beş kere, dizleriniz hafifçe aralanmış şekilde oturun veya uzanın ve aynı kasları iki saniye kasıp bırakın. Arada iki saniye dinlenin. Bunu 10 kere tekrarlayın. Zamanla, iki saniyelik süreyi 10 saniyeye çıkartın. Egzersizi herhangi bir yerde, otururken veya uzanırken yapabilirsiniz. İlerleyip ilerlemediğinizi görmek için her hafta idrarınzı yaparken ortasında tutun.

Korunma

Başta hamilelik sürecinde ve doğumdan sonra olmak üzere, pelvis zemini egzersizleri yapmak pelvis zeminini güçlendirir ve stres idrar kaçırmaları önler. Bu egzersizleri düzenli olarak yaparsamz doğumun ikinci safhasında bebeğinizin dölyolundan aşağıya doğru ilerlemesini kolaylaştırır ve çabuk doğurursunuz. Bebeğin dölyolunda kontrollü olarak ilerlemesi, pelvis zemini kaslarının aşırı derecede gerilmesinin neden olduğu doğum sonrası idrar kaçırmaları önler. Bu egzersizler erkekler ve ileri yaşlardaki kadınlar için de yararlıdır.

Tedavi (Doğal Yöntemler & Bitkisel Çözümler)

Stres idrar kaçırma varsa:

  • Pelvis zemini egzersizlerini her gün yapın.
  • Kadınlar aynı zamanda “vajinal kas ağırlık idmanı”nı da deneyebilir. Vajinaya sokup tutarak kullanılan koni şeklindeki ağırlıklan bazı eczanelerde bulabilirsiniz.
  • Yağ birikintileri idrar torbası ve pelvis zemini üzerinde basınç yarattığından, fazla kilolarınızdan kurtulun.

Mesane tahrişi sonucu idrar kaçırma varsa:

  • İdrar yolunun enfeksiyon kapıp tahriş olmaması için üreme organlarını temiz ve kuru tutun.
  • Akşamlan kafeinli içkiler ve alkol içmeyin; bunlar fazla idrar söktürür ve mesaneyi tahriş eder.
  • Katkı boyalı maddeler içeren yiyecekler yemeyin; bu maddeler de mesaneyi tahriş edebilir.
  • Sigarayı bırakın.

Ne Zaman Tıbbi Yardım Gerekir?

  • Mesane kontrolünü kaybetmek normal faali yetlerinizi engelliyorsa.
  • İdrar yaparken ağrı oluyorsa.
  • İdrar kaçırmanıza kullanmakta olduğunuz re çeteli bir ilacın neden olduğunu düşünüyorsanız.

Acil Durumlar

  • Mesane kontrolünü aniden kaybederseniz.

AIDS’le İLGİLİ BİLMEMİZ GEREKENLER

AIDS’le İLGİLİ BİLMEMİZ GEREKENLER

AIDS, insan bağışıklık sistemini alt üst eden, “Kazanılmış Bağışıklık Sistemi Yetmezliği Sendromudur “, ( AIDS : Acquired Immune Deficiency Sendrom ). AIDS virüslerden kaynaklanır. Kişiye HIV’in ( İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü’nün ) bulaşması ile vücudun savunma gücü zayıflar ve kişi çeşitli enfeksiyonlara, tümörlere sağlıklı kişiden daha duyarlı hale gelir. Sonuç olarak vücudun lenf bezlerinin şişmesi, hafif seyreden ateş ile AIDS,” ben vücuttayım” demektedir. AIDS’ in vücuttaki tüm etkileri, virüs enfeksiyonunu izleyen 5 ile 10 yıl arasında ortaya çıkar ve 2-3 yıl içerisinde hastalık ölümle sonuçlanabilir.

AIDS’in BULAŞMA YOLLARI

Kan ile : Kan, kan ürünleri, organ transplantasyonu, traş bıçağı, diş fırçası, iğne (enjektörün steril olmaması ), bazı aletler ( kesici ve delici ).

Cinsel yol ile : Virüsü taşıyan kadın yada erkeğin cinsel organ salgıları, vajinal, anal, oral ilişki.

HIV virüsü taşıyan Anneden Bebeğine : Gebelik ve lohusalıkta bebeğe bulaşır.

Tedirgin Olmayacağınız Durumlar Nelerdir?
Öpüşme, sarılma, dokunma,temas, el sıkma gibi günlük yaşamı gerektiren durumlarda bulaşmaz. Umumi kullanılan havuzlar, yıkanma yerleri, lavabolardan, böcek ısırıklarından da bulaşmaz.

Belli Başlı Belirtileri ?
Lenf bezlerinin şişmesi,
Hafif seyreden ateş,
Yorgunluk,
Kilo kaybı,
Terleme,
Ağız içersinde çıkan farklı yaralar,
Ciltteki değişik yaralar.

Vücuda HIV virüsü alındıktan, 8 ile 10 yıl sonrasına kadar, sağlıklı bir yaşam sürülebilir. Bu devrede kişinin hasta olduğu anlaşılmaz, ancak virüsü, yukarıda bahsettiğimiz yollarla bulaştırır. Laboratuvarda yaptırılan kan testleri ile teşhis konulur. Testler virüsün bulaşmasından 2 ile 12 haftaya kadar sonuç verebilir. Dr. için hastanın kimliği kesinlikle güvendedir.
Tedavisi hala kesin olmayan, kullanılmakta olan bazı tedavilerin çok pahalı ve yan etkilerinin çok olduğu, çağın vebası, AIDS, bilinci için daha çok yol almalıyız. Sağlıklı günler, Saygılarımla…

Göz Kapağı Şişmesi

Göz Kapağı Şişmesi

Göz kapağı şişmesi günümüzde birçok insanın başına gelebilir. Genellikle ödem veya iltihap olanlarda meydana gelen bir rahatsızlıktır. Şişmeyle beraber ağrıda olabilir. Üst ve alt kapak aynı zamanda şişebilir. Bu konumuzda göz kapağı şişmesi nedenleri, tedavisi gibi şeylerden bahsedeceğiz. Umarım bir çok hastanın sağlığına kavuşmasına vesile olabiliriz. Konuyu fazla dağıtmadan asıl konumuza dönüyoruz.

Göz kapağı şişmesi nedenleri

Göz kapağı şişmesinin nedeni nedir. Bu nedenleride sizinle paylaşalım. Genelde nedenler şunlar; Alerji , Arpacık, Göz nezlesi, Blefarit, Arpacık, Kontakt lens kullanımı, Göz enfeksiyonları, Göz yaralanması, Blefarit, Göz yaralanması, vb. gibi nedenler göz kapağı şişmelerinin nedenlerinde diyebiliriz.

Göz Kapağı Şişmesinde Tedavi Neler olabilir

Göz nezlesi yada çeşitli enfeksiyonlardan dolayı oluşmuşsa antienflamuar ilaçlar ve antibiyotik ilaçlar kullanmak iyi gelir. Ayrıca şunuda belirtmek gerekir. Göz şişmesi durumunda o gözü asla ovuşturmamalısınız. Alerjiden dolayı meydan gelmişse antihstaminik ilaç edinmek. Gözün çevresinde soğuk kompres uygulamak

Şişlik inmeden lens kullanmayınız. Lens kullanımına ara verin. Ayrıca lens kullanımında temizliğe önem vermelisiniz. Şişkinlik durumudan baş dik tutulmalı, soğumuş poşey çayla gözünüze kompress yapabilir ve göze patates dilimleri koyarak göz kapağı şişmesini indirebilirsiniz.

Temizlik ve makyaj malzemesi seçiminde alerji yapmayanlarını ve kokusuzları seçmelisiniz. Ayrıca göz kapağı şişenlerin sık sık alerjilere karşı test yaptırmalarını tavsiye ederiz. Böylece alerji yapan maddeyi tesbit ederek şişme, sulanma ve kaşıntı gibi problemleri engelleyebilirsiniz.