Boyun Fıtığına Dair Bilinmesi Gerekenler

Boyun fıtığı, idrar kaçırmaya neden olabilir.

Servikal disk fıtıklarının, boyun omurları arasındaki kıkırdağın omuriliğe doğru kayması ve sinirlere kol ve omuriliğe baskı yapması sonucu oluştuğunu ifade eden Doç. Dr. Selçuk Gechmen, “Boyun fıtığı ağrıya, ağrılara, his kaybına ve ellere yansıyan güç kaybına neden olabilir. Kişi idrar kaçırma geliştirir ”dedi. Doç. Dr. Selçuk Gechmen, “Bazı hastalarda ağrı sırt ve kürek kemiğine yayılabilir, parmaklar uyuşabilir. Koldaki güçsüzlük, hasta aldığı ağır nesneleri düşürebilir. Sıcak ile soğuk arasındaki farkı anlayamayabilir. “boyun fıtığı, boyun fıtığı nedenleri, boyun fıtığından korunma

Servikal fıtıklarda çoğu durumda ameliyat gerekli değildir.

Çoğu durumda boyun fıtıklarının ameliyatsız düzeltilebileceğine değinen beyin ve sinir cerrahisi uzmanı Doç. Dr. Selçuk Gechmen, “Dolayısıyla boyun fıtığından kaynaklanan ağrıyı azaltmak için öncelik ameliyatsız yöntemler. Bunlar; “Dinlenme, boyun hareketini bir yaka ile sınırlama, şişliği azaltan ve ağrıyı kontrol eden ilaçlar, fizik tedavi, egzersiz tedavisi veya enjeksiyon tedavisi” dedi.

Hasta servikal disk ameliyatından 24 saat sonra taburcu edilebilir.

Beyin ve Sinir Cerrahisi Doç. Dr. Selçuk Gechmen, cerrahi olmayan tedavinin düzelmediği durumlarda boyun fıtığı ameliyatının da yapılabileceğini belirterek, “Gelişen teknoloji sayesinde boyun fıtığı ameliyatı çok kolay hale geldi. Tek seviyeli boyun fıtığı için operasyon 1 ila 1,5 saat sürebilir ve hasta 24 saatten daha kısa sürede evine dönebilir. ” Doç. Dr. Selçuk Gechmen, başarılı bir boyun ameliyatından sonra bel fıtığı ameliyatından farklı olarak nüks olmadığını da sözlerine ekledi.

Doç. Dr.Selçuk Gechmen boyun ağrısı çekenlere 6 tavsiyede bulundu:

Boyun ağrısını azaltmak için ipuçları

Boynun doğal pozisyonunu bozmamak için çalışırken dikkatli olunmalıdır. Bilgisayar kullanırken ekran göz hizasında, baş ve boyun dikey ve vücutla aynı hizada olmalıdır. Monitör ile gözler arasındaki mesafe yaklaşık 50-65 cm olmalıdır.

Boynunuza klima, rüzgar gibi doğrudan hava akımlarının esmesine izin vermeyin. Özellikle soğuk havalarda koruyucu giysiler tercih edilmelidir. Terledikten sonra boynunuza dikkat edilmelidir.

Uzun süre aynı pozisyonda kalmamaya özen gösterilmelidir. Her yarım saatte bir pozisyonunuzu değiştirebilir ve saatte 5-10 dakika ara verebilirsiniz. Bu süre zarfında boyun ve ofis için egzersizler yapılmalıdır.

Telefon görüşmeleri sıkça yapılıyorsa, kulaklık tarzı ahizeler tercih edilir.

Kullanılan yastık boyun aralığını desteklemelidir. Çok yüksek veya çok alçak yastıkların kullanılmamasına özen gösterilmelidir. Özel bir ortopedik boyun yastığının kullanılması kişinin seçimidir ve yararlı olduğuna inanıyorsa kullanılabilir. Ayrıca seyahat ederken özel boyun destek yastıkları kullanmaya da özen göstermelisiniz.

Boyun egzersizleri her gün yapılmalıdır.

Kolon Kanserine Dair Bilinmesi Gerekenler

Kolon kanseri semptomları nelerdir?

Kalın bağırsak, bağırsağın yaklaşık 1.5-2 metresini oluşturan tübüler bir organdır. Kolon ve rektum tüm kolonu oluşturur. Rektum ise dışkının depolandığı bağırsağın son kısmını oluşturan kısa bölgedir. İnce bağırsaktan sindirilen yiyecekler kalın bağırsağa gider ve kalan yiyecekler burada sindirilir. Serbest bırakılması gereken kısım rektuma gider ve burada çıkarılmasını bekler. Kolon kanseri ise kolonun hücrelerinde başlar ve bazen polipleşmeye dönüşür. Hastalık erken teşhis ile tedavi edilebilir olsa da yayılmadan bulunursa erken tanı konulmayan durumlarda ilk olarak kolon duvarında yayılan bir hastalıktır. Kolon içindeki yayılma tamamlandığında metastaz adı verilen çeşitli organ ve dokulara yayılabilir. Kolon kanseri, özellikle lenf düğümleri ve kan damarları yoluyla akciğerler ve karaciğer gibi hayati organlara yayılabilir.kolon kanseri tedavisi, kolon kanseri nedir, kolon kanseri belirtileri

Kolon kanserinin belirtileri nelerdir?

Kolon kanserinde bağırsak alışkanlıkları genellikle farklıdır. Semptomlar ürettiği için birçok kansere göre fark edilme olasılığı daha yüksektir. Semptomlar bağırsak hareketleriyle ilişkilendirilse de kolon uzun bir organ olduğu için vücudun sol ve sağ tarafındaki sertlik farklı semptomlara neden olabilir. Sütun, bir yapı gibi sola doğru inceliyor. Bu, dışkının daha ince olması, bağırsak hareketleri sırasında kanamalar, sıra değişiklikleri vb. Durumlar yaratabileceği anlamına gelir. Sağ taraf görece daha geniş olduğu için semptomlar daha geç ortaya çıkar ve erken teşhis daha zordur. Bununla birlikte, genel olarak yaygın semptomlar şunlardır:

Bağırsak hareketleri de dahil olmak üzere bağırsağınızın tamamen boş olmadığını hissetmek

Dışkı bozukluğu (ishal, kabızlık)

Dışkıda kanama veya kan

Bağırsak hareketleri sırasında ağrı

Sandalyede şeffaf bir sır görmek

Karın ağrısı ve şişlik

Bu semptomlar erken bir aşamada ortaya çıkar ve hasta tarafından kolaylıkla fark edilir. Bu semptomlardan sonra indirekt olarak kilo kaybı, kan sayısında azalma ve kansızlık, karında kitle oluşumu, bağırsak tıkanıklığına bağlı artan ağrı gibi semptomlar gözlenir. Erken teşhis için hasta bağırsak hareketlerinin doğasını bilmeli ve normlarına uymalıdır.

Kolon (bağırsak) kanserine ne sebep olur?

Kolon kanseri, tıpkı diğer kanserler gibi genellikle önemli bir kanser nedenidir. Ailede kolon kanseri öyküsü varsa risk artar. Bununla birlikte, yaş faktörü de etki eder. Özellikle 50-60 yaş arası erkekler arasında çok fazla katılım vardı. İnsan bağırsağında ilk oluşan polipler bazı durumlarda kansere dönüşebilir. Polipler, bağırsaklarda oluşan küçük çıkıntılardır. Bu çıkıntılar görünüyorsa, onlara göz kulak olmakta fayda var.

Genlerdeki bazı değişiklikler sonucunda bu kansere yakalanma riskinin arttığı bilinmektedir. Bazı durumlarda hastanın kronik bağırsak hastalığı vardır. Enflamatuar bağırsak hastalığı ve ülseratif kolit gibi hastalıklar kolonun iç yüzeyini etkilediğinden, kolon kanseri bazen tetiklenebilir. Sigara içmek ve sağlıksız beslenme gibi yaşam tarzları da kolon kanserinin nedenleri olarak kabul edilebilir.

Kolon kanserinin aşamaları nelerdir?

Kolon kanserinin evreleri kesin sınırlarla ayrılmasa da verilmesi gereken tedaviyi belirlemek için yaklaşık 5 aşamaya ayrılır. Belirtiler bu aşamalarda farklılık gösterir ve yayılmanın boyutu hakkında bilgi sağlar.

Evre: Bu, kolon kanserinin en erken aşamasıdır. Teşhisin bu erken aşamasında çıkan polipler alınarak ve izlenerek hastalık atılır. Bu aşamada kemoterapi yapılır ve diğer kanser tedavisine gerek duyulmaz.

Aşama: Bu aşamada kolon fark edildi. Kolonun bir kısmının çıkarılması gerekebilir. Lenfatik dokulara yayılabildikleri için bazı durumlarda da alınabilirler.

Evre: Bu, kolonun dışına yayılma aşamasıdır, ancak henüz uzak dokulara yayılmamıştır. Bu aşamada görülen vakalarda kolon ve lenf düğümlerinin çoğu çıkarılır. Yüksek relaps riski olan hastalara kemoterapi önerilir.

Evre: Üçüncü evre kolon kanserinde, kanser lenf düğümlerine yayılmıştır. Bu aşamada yayılma hızlıdır. Yaygın doku cerrahi olarak çıkarılır ve kemoterapi verilir.

Evre: Kanserin son aşamasında uzak doku ve organlara yayılır ve hastanın durumu kötüleşir. Genellikle cerrahi tercih edilmez, kemoterapi ve radyasyon tedavisi gibi tedaviler denenir. Bu işlemlerden sonra kanser hücrelerinin küçülmesi bekleniyor. Operasyon kararı

Genital varislerin nedenleri nelerdir?

Damarlardaki kapakçıkların yetersizliği, damarların tıkanması, hormonlar rahim ve yumurtalıklarda kan akışının yavaşlamasına ve vazodilatasyona neden olabilir. Hamilelik, pelvik tıkanıklık sendromunun bir başka önemli nedenidir ve pelvik varisli damarlar hamilelikten sonra daha belirgin hale gelir.genital varis, genital varis nedir, genital varis belirtisi

Genital organların varisli damarları nasıl teşhis edilir?

Tedaviye rağmen bacakların varisli damarları tekrarladığında, bir arada bulunabilecek pelvik konjesyon sendromu araştırılmalıdır. Kronik pelvik ağrının değerlendirilmesi, en yaygın nedenleri dışlayarak başlar. Bunlar;

  • Pelviste bir patoloji var mı?

Pelvik inflamatuar hastalık, endometriozis,

  • Önceki işlemlerden kaynaklanan yapışıklıklar,
  • Rahim, adenomiyoz, rahim fibroid hastalıklarının varlığı dışlanmalıdır.

Görüntüleme manyetik rezonans (MR), ultrason ve bilgisayarlı tomografi (CT) kullanır. Bu görüntüleme cihazlarının tanısal değeri nispeten yüksek olmasına rağmen, laparoskopi diğer nedenleri dışlamak için de kullanılabilir.

Ultrason muayenesinde 6 mm’den büyük yumurtalık damarları ve 5 mm’den büyük pelvik varisli damarlar, 8 mm’den büyük yumurtalık damarlarının bilgisayarlı tomografi veya MRI incelemesi ve rahim çevresinde varislerin varlığı da tanıyı doğrular. Venografi, anjiyografik bir cihazla gerçekleştirilen kesin bir tanı tekniğidir ve bir damara bir kateter yerleştirilerek ve bir kontrast madde enjekte edilerek damarların görselleştirilmesidir. Venografik bulgular, genişlemiş bir yumurtalık damarının ve pelvis ve kalçadaki varisli damarların ters bir resmidir.

Genital organların varisleri nasıl tedavi edilir?

Tedavi genel anestezi olmaksızın anjiyografi bölümünde günlük olarak yapılmaktadır. Damar girişi kol, kasık veya boyundaki bir damar olabilir. Tek veya iki taraflı yumurtalık damarlarının spiral embolizasyonu, yumurtalık venöz sızıntısı için en yaygın tedavi – reflüdür. Bu tedavide aynı seansta yumurtalık damarlarından birinde sızıntı olsa bile sadece sızan yumurtalık damarının venografi ile kapatılmasına veya birbirine kapatılmasına karar verilebilir. Bu tedavi hastaların şikayetlerini% 70-100 oranında giderir. Son zamanlarda, sklerozan ilaçların enjeksiyonu, spiral embolizasyondan önce pelvisin varisli damarları için yaygın olarak kullanılmaktadır. Stent, sol renal veni veya iliak veni sıkıştıran sendromlardaki basıncı azaltmak için kullanılabilir.

Komplikasyonlar nelerdir?

Girişimsel radyolojide kullanılan endovasküler teknikler, yani embolizasyon riski nadirdir. Yumurtalıklarda veya pelvik damarlarda bırakılan sarmallar nadiren akımla dışarı çıkıp akciğer damarlarına girer ve bu hastaların% 3-4’ünde görülür. Embolizasyondan sonra kısa süreli ağrı, bulantı ve kusma gelişebilir.

Mutlu Evliliğin Olmazsa Olmazları

  1. Farklılıklar, erkekleri kadınlardan onlara göre daha iyi yapmayan özelliklerdir. Bu üstünlük olarak değil, özgünlük olarak alınmalıdır. Farklılıkların günlük rutininizi bozan heyecan yarattığını unutmayın.
  2. Çiftin yaşamdan beklentileri ve hedefleri uyumlu olmalı ve çiftin ruhsal ve cinsel uyumu olmalıdır. Birbirini seven ve birbiriyle paylaşımda bulunan çiftlerin birbirlerini mutlu ettikleri unutulmamalıdır.mutlu evliliğe sahip olma, nasıl mutlu bir evlilik sürülür, evlilikte mutlu olmak için sırlar
  3. Fiziksel, sözlü, davranışsal ve psikolojik taciz – bunlar mutlu bir evlilikte olmaması gereken ana şeylerdir.
  4. Bir ilişkide çatışma çıktığında, çiftler sakin kalmalı ve sorunu çözmeye çalışmalıdır. Bir karar için davranışsal ve yapıcı eleştirilerle uğraşması gerekir.
  5. İlişkide ortaya çıkan herhangi bir sorun asla çifte atfedilmemelidir; çünkü evlilik iki kişiliktir. Mevcut problemde, kadın ve erkeklerin farklı sorumluluk dereceleri vardır.
  6. Araştırmalar, evliliğin ilk yıllarında ve ilk çocuklarının doğumundan sonra çiftlerin birbirleriyle geçirdikleri sürenin azaldığını göstermektedir. Bu dönemlerde eşler düzenli olarak birlikte vakit geçirecekleri programlar yapmayı ihmal etmemelidir.
  7. Bir diğer önemli konu da eşlerden birinin veya her ikisinin cinsel sorunlar durumunda yardım etmeye istekli olmasıdır.
  8. Eşlerden birinin iletişim sorunları veya öfke kontrolü varsa, ilişkide profesyonel yardım almak çok önemlidir.
  9. Evlilikte, sohbetlerde, sıkıntılarda ve destekte devam eden arkadaşlık – vazgeçilmez bir özellik. İlişkiye zarar vereceğine inanılan üçüncü şahısları sınırlandırmak ve dışlamak da önemlidir ve gereklidir.
  10. Çiftler evlilik sırasında ortaya çıkabilecek krizlerle başa çıkma ve ilişkilerini sürdürme becerilerini geliştirebilmeli, gerekirse profesyonel yardımla çatışmalara dışarıdan bakabilmelidir.
  11. İletişim eksikliği, saygısızlık ve saldırganlık ciddi sorunlara neden olur
  12. Partnerlik ve evliliklerin yenilenme ve gelişme gerektiren bir dinamiğe sahip olduğunu iddia eden Seongmez, mutlu ilişkilerin yenilenmeye ve gelişime açık kişiler tarafından kurulduğunu, evlilik veya birliktelikte iletişim eksikliği, saygısızlık ve saldırganlığın ciddi sorunlar yarattığını savunuyor. Sönmez, aile yapılarının uyumunun, karakter özelliklerinin, eğitim seviyesinin ve zevklerinin ilişkilerde ortaya çıkan sorunların çözümünü kolaylaştıran faktörler olduğunu vurguluyor.

Teѕettür elbise ile ne tür takılar tаkılаbilir?

Tesettür kıyafet kullanan bаyаnlаr günümüz mоdasına uуgun giysileri tеrcih etmekte bu gіysіler ile bütünlük sağlayacak takıları sеçmеktеdir. Kıyafеtlеrin modellerі vе renkleri uyumlu olmalı ki kullanılaсak takının kombinеsi de kıyаfette şık durmаlıdır. Elbiselerin rengі modеli bayanların üzerinde duruş şeklі takılacak olаn tаkının zarafet уaratmasını sağlamalıdır. Günlük kıyаfetle bütünlük sağlayabilеcеk takıların özеl günlerde giуilen kıyаfetlerle uуum sağlanması bеklеnilеmеz. Özel günlеr için seçilen sade kıyafetlerіn tаkılаrı da elbisenin mоdеlinе ve rengine uyum sаğlаmаlıdır. Tеsеttür еlbisе giуen baуanın ilk önсe tаkı olarak belirlediği еşarp kоmbine edilirken rеnk ve dеsеninin uyumluluğuna dikkat еdіlmеlіdіr. Sade bіr еlbisе üzerine kullanılabilеcеk takılar аrаsındа ince şık bir kemer ve kolyede kullаnılаbilir.tesettür elbise, tesettür elbise ile aksesuar kullanımı, elbise ile aksesuar kullanmak

Teѕettür elbіse günümüz mоdasında değişik modеllеrin yer aldığı kataloglarda da bulunmaktadır. Mağazadan ve ya katalоgdan beğenilen bir elbisenin üzerine gidеbilеcеk takıları mağaza içerisinde ya dа başka yеrdеn temin еtmеk mümkün olmaktadır. Elbise kıуafetlerinde kullanılaсak takılar аrаsındа en önemli оlan eşarp seçimi olmaktadır. Kaрalı bayanların еlbisе giysisinе şıklık ve zаrаfet getirmektedir. Tesettür kıyafetlerі desenlerі ve mоdelleri ilе dеğіşіk sеçеnеklеrdе bayanların bеğеniѕinе sunulmaktadır.  Tеsеttür elbise üzerinde kullanılacak takılar arasında eşаrp, şal, kеmеr, broş ve kıyafete uygun gerdanlıklar kullanılabilmеktеdir. Aуrıca еlbisеdе bütünlüğü sağlaуacak çanta ve aуakkabıları da unutmаmаk gеrеkmеktеdir. Tesettür kıyafette tаkı kullanılaсak iѕе gidileсek уerіn özеllіğіnе görе kıуafet seçіmі yapılırken takı ѕeçіmі de kıyаfete uуgun belirlenmelidir. Bауаnlаrın еlbіsеlеrіndе kullanacakları şal ve eşarp türleri renk ve değişik mоdel çeşitleri ilе bulunmakta ve bayanların tеrcіhlеrіnе ѕunulmaktadır. Kıуafetlere tаkılаn tаkılаrın sаdeliği ön plаndа olmalıdır. Tеsеttür elbise şık vе alımlı оlabilir üzerine takılaсak takı uyumsuz olursа kıуafetin bir аnlаmı kalmamaktadır.

Tesettür elbіse ya da normal kıyafetler de tаkılаrın hеr zaman ayrı bir özеlliği оlmaktadır. Takılar еlbіsеdе bir bütünlüğü göstermekte bayanların şık ve zarif оlmasını sağlamaktadır. Bayanların kombine edecekleri tаkılаr dikkаtli seçilmeli kıyаfеtin zarіflіğіnі bоzmamalıdır. Bayanların kıуafetlerinde kullanılan her takı kıyafeti şık vе zarif göstеrmеlidir. Zarif bayanların hoş görünе bilmеlеri için kıyаfеtlеrinе mutlаkа uygun takı kullanmaları gerekmektedir.

Meyveyle Zayıflanır Mı?

Meyve insan vücudu için çok yararlı bir besin türüdür. Vücut için bir düşman niteliği taşıyan kolesterolü tüketilebilecek hiçbir meyve bulundurmamaktadır. Meyveler aynı zamanda çok yüksek miktarda antioksidan içermektedir. Vücut için gerekli olan birçok mineral ve vitamin meyvelerden sağlanabilir. Meyveler aynı zamanda doğal şeker içerir doğal şeker beyin hücrelerinin beslenmesini sağlar ve hafızayı güçlendirir. Aynı zamanda meyveler lif içerir ve boşaltım sistemine yararı vardır. Meyvelerin ayrı ayrı faydalarına bakılacak olursa her meyvenin insan bedeni için farklı yararları bulunmaktadır. Bunlardan biri de meyveyle zayıflamadır.meyve ile zayıflama, meyve ile nasıl zayıflanır, meyvenin zayıflamaya etkisi

Meyvelerin insan bedenine faydalarının yanı sıra hepsinin farklı sebeplerle zayıflama yada yardımı bulunmaktadır. Kiraz meyvesi insan vücudunda ki ağrıları azaltarak mutluluk hormonu salgılanmasını sağlar. Kolesterolü ve kan şekerini düşürür aynı zamanda kabızlık gidericidir. Ayrıca yeteri kadar tüketildiğinde sindirimi hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olur. 100 gram kirazda yalnızca 60 kalori bulunmaktadır. Şeftali kalp krizi ve kansere karşı koruyucudur. Aynı zamanda sindirim sistemini tetikler ve hazmı kolaylaştırır bu nedenle kilo vermeye etkisi vardır. Bir şeftalide 42 kalori bulunmaktadır. Kayısı kansızlığa iyi gelir ve sabahları aç karnına tüketildiğinde kalori yakma etkisi bulunmaktadır. Bir kayısı sadece 15 kaloridir. İncir meyvesi yüksek kan şekerinin düşmesini sağlar. Aynı zamanda incir meyvesi doğal şeker kaynağıdır vücuda enerji ve tokluk hissi verir bu nedenle kilo vermeye yardımı bulunmaktadır

Meyvelerin bazıları ise vücuda yararlı olmakla beraber kilo almaya neden olabilirler. Bu tarz meyveler karşımıza şu şekilde çıkmaktadır. Muz meyvesi diyabet rahatsızlığına iyi gelir lifli yapısından ötürü sindirim sistemine faydalıdır fakat içinde yüksek oranda kalori bulundurmaktadır. Bir orta boy muzda yaklaşık 221 kalori bulunmaktadır. Bu nedenle fazla tüketildiğinde kilo almaya neden olmaktadır. Portakal yüksek oranda C vitamini içermektedir. Grip ve soğuk algınlığına iyi gelmektedir fakat portakal kalori bakımından zengindir bu sebeple kilo aldırmaktadır. Armut meyvesi alçak kan basıncına iyi gelir ve fiziksel açıdan dinçlik sağlar bunların yanı sıra böbreklerinde sorun olanlar için çok faydalıdır ama 1 küçük boyutta armut yaklaşık 150 kalori içermektedir bu sebeple kilo almaya neden olur.

İlaçsız Tüp Bebek Tedavileri

Her çiftin hayalini kurduğu bebek sahibi olması, kimi zaman bazı nedenlerden dolayı mümkün olamıyor. Anne veya babadan kaynaklı sıkıntıların olması bu süreci biraz daha zorlaştırıyor. Gelişen tıp teknolojisi artık bu tip sorunların da önüne geçerek çok ciddi bir sorun olmadığı durumlarda neredeyse herkesi çocuk sahibi yapmayı planlıyor. İlk olarak ortaya çıkan tüp bebek tedavisinde anne adayından alınacak yumurtalıklara belli bir süre ilaç tedavisi uygulanıyor ve yumurtalıkların belli bir boyuta gelmesi sağlanıyor ardından anestezi uygulanarak cerrahi bir işlem ile bu yumartalar toplanıp bekletiliyor. Baba adayından önceden alınmış spermler ile yumurtalıklar birleştiriliyor ve döllenme işlemi gerçekleştiriliyor. Belli bir boyuta  gelen yumurtalıkları anne rahmine yerleştirilmesiyle işlem sona eriyor.tüp bebek tedavisi, ilaçsız tüp bebek tedavisi, tüp bebek tedavisi yöntemleri

Bu tip yapılan tüp bebek işlemlerinde polistik over hastalarının hayatlarının ciddi anlamda sorun olduğu yapılan ve denenmiş yöntemler ile ortaya çıkıyor. Ayrıca yumurtalıkları geliştirmek için uygulanan ilaçlar hastada da yan etkilere neden olabiliyor.  Üstelik tedavinin ücreti baya pahalı rakamlara ulaştığı için son zamanlarda başarı oranı yüksek olan In-Vitro Maturasyon (IVM) tekniği yani ilaçsız tüp bebek yöntemi uygulanmaktadır. Normal tüp bebekten farkı ise yumurtalıklara hiçbir ilaç verilmeden direkt olarak toplanıp dışarıda belli boyuta gelmesi sağlanıp döllenme işleminin gerçekleştiriliyor olmasıdır. Fiyatının da makul olması  IMV tekniğine talepleri artırıyor. IMV tekniği özellikle polistik over hastalıklarında ciddi bir başarı sağlaması bu tekniğe hastaların taleplerini artırıyor. Böylece çocuk sahibi olmak isteyen kadınların yumurtalıklarına yan etkili ilaçlar uygulanmayacak ve oluşacak yan etkilerin önüne geçilecektir.

IMV tekniği polistik overli hastalara uygulanan yöntemler ile ortaya çıkmıştır ve gün geçtikçe geliştirilmektedir. Özellikle  hastanın yaşı ilerledikçe gebelik şansının azalması bu teknikle yapılan çalışmalarda daha kolay gebe kalmasını sağlamaktadır.  Tüm hastalara rahatlıkla  uygulanabilen tüp bebek tedavileri herkesin bebek sahibi olmasını amaçlamaktadır. IMV tekniğinin henüz yeni ortaya çıkmış olması bu alandaki başarıların daha yeni olduğunu ve geliştirilebilir nitelikte olduğunu gösterilmektedir. Normal tüp bebek yönteminin yarı fiyatı kadar olması en büyük tercihler sebepleri arasında yer almaktadır.  İlaçsız olarak uygulandığı için kadınların hormonlarının düzenli çalışmasını sağlamaktadır. Diğer tedavi yöntemine göre sürenin de kısa olması fazla vakit kaybetmeden başka bir yönteme geçmeyi mümkün kılmaktır.

En Dayanıklı Cep Telefonu Hangisidir?

Bilindiği üzere günümüzün en fazla kullanılan teknolojilerinden biri de hiç kuşkusuz mobil teknolojileridir. Hemen her bireylerin kullanabildiği bu harika teknolojinin bir özelliği de günden güne değişime uğrayabilmesidir. Dolaysıyla eski dönemlere göre günümüzde çok daha kaliteli cep telefonları üretilmekte ve kullanıcıların hizmetine sunulmaktadır. Bununla birlikte günümüzde birçok mobil telefonlardan faydalanan bireyler bazı konular hakkında merak salmaktadırlar. Kullanıcıların en fazla merak ettiği önemli konulardan biri de günümüzde en dayanıklı telefonun hangisi olduğu konusudur. Bizler de bu makalemizde hem sizlere ve hem de bu önemli konu hakkında merak sahibi olan telefon kullanıcılarına detaylı olarak bilgiler sunmaya çalışacağız. Bilindiği üzere günümüzde dayanıklı cep telefonu denildiği zaman akla bazı önemli markalar gelmektedir.Cep telefonu,Dayanıklı cep telefonu,En iyi telefon

 Bu önemli markalardan biri de hiç kuşkusuz ki android telefonlarıdır. Diğer cep telefonlarına göre çok daha kaliteli bir tasarıma sahip olan android telefonların önemli özelliklerinden biri de en şiddetli darbelere karşı dahi maksimum derece dayanıklılık gösterebilmesidir. Bu nedenle günümüzde birçok telefon kullanıcıları tarafından çokça tercih edilmektedir. Hatta günümüz sanayi iş kollarında ve inşaat sektöründe çalışan bireylerin büyük bir kısmı tarafından kullanılabilmektedir. Mükemmel bir iç ve dış dizayna sahip olan android telefonlar aynı zamanda birçok özelliği sayesinde günümüzün en iyi telefon adını almıştır. Piyasaya çıktığından buyana diğer telefonlara göre çok daha fazla ilgi gören android telefonların önemli özelliklerinden biri de suya karşı dayanıklı olmasıdır. Kalın ve oldukça kaliteli ekran camı sayesinde suya karşı maksimum derecede dayanıklılık gösterebilmekte ve bu sayede diğer birçok rakiplerini ardında bırakabilmektedir. Günümüzde başta birçok Avrupa ülkelerinde ülkemizde olmak üzere dünyanın hemen her ülkelerinde çokça tercih edilen bu harika telefonların en belirgin özelliklerinden biri de tüm olumsuz hava koşullarına karşı maksimum derecede dayanıklılık gösterebilmesidir.

Dolaysıyla sizler de günümüzde en dayanıklı telefonun hangisi olduğunu soranlardan iseniz sizlere günümüzün en dayanıklı cep telefonunun android telefonları olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz. Dolaysıyla günümüzün en kaliteli cep telefonlarından biri olan android telefonlarını güvenle tercih edebilir ve çok uzun yıllar boyunca yine güvenle kullanabilirsiniz. Makalemizde en iyi telefon hangisidir? isimli konumuz hakkında sizlere detaylı olarak bilgiler sunmaya çalıştık. Umarız bir nebze de olsa sizlere faydalı olabilmişizdir.

Google Play Cihazda ‘Yeterli Alan Yok’ Hatasının Çözümü Oldukça Kolay

Telefonunuzun yeterli alana sahip olup da ‘Yeterli Hafıza Yok’ gibi uyarıları alması insanı çileden çıkaracak seviyeye getirmektedir. Madem 1 MB yükleyecek kadar alan yoksa geri kalan 10GB alanı kim kullanıyor sorusunu akıllara gelmektedir. Google Play bu işi Apple kadar ciddiye almıyor, ya da alıyor ama bize hissettirmiyor, bilemiyoruz. Bu tarz hataların insanı androidden soğuttuğunu ne zaman anlayacakları merak konusudur.Google Play Cihazda Yeterli Alan Yok HatasıI

Çözüm 1;

Ayarlar menüsüne giriş yaparak depolama kısmana ve oradan da Tercih Edilen Yükleme Konumunu seçerek bu hataya bir son verilmektedir. Tabii sorun bulunuyorsa, biden fazla çözümü ya da birden fazla da çeşitte sorun mevcuttur. Gelelim diğer çözümleri sizlere aktarmaya. Bunlar ilk çözüme nazaran biraz daha zora gelebilir. Fakat merak etmeyin elimizden geldiğince açık ve sorunu çözmek için yazımızın ilerleyen bölümlerini inceleyiniz.anndroid yeterli alan yok hatası, yeterli alan yok uyarısı, yeterli alan yok çözüm

Çözüm 2;

Cihazların sistem hafızalarında en az 250 MB bazılarında yani düşük modellerde ise 120MB olabilmektedir. Boş alan yok root atma işlemini gerçekleştirerek Link2SD programıyla telefon belleğine taşınan uygulamaları SD kart üzerine taşımasını sağlaya bilirsiniz. Ama root işlemini önermemekteyiz.

Çözüm 3;

Anlattığımız ilk 2 çözüm yolundan da sonuç elde edemediyseniz, bu defa telefon hafızasındaki alanları boşaltmanız gerekmektedir. Kısacası alan kaplayan mp3, video, fotoğraf gibi şeyleri bilgisayarınıza atmanız ve ya silmeniz gerekecektir. Sildikten sonra ise indirmek istediğiniz uygulamayı indirip yükledikten sonra SD karta taşımanız gerekir. Telefonun hafızasından fazla bir boyutta uygulamayı da deniyor olabilirsiniz. Bu durumu kontrol ederek Google Play hesabını silip ve yeniden telefonu başlatmayı deneyiniz.

Cihazımda Gerçek Manada Hiç Boş Yer Yok Ne Yapabilirim ?

Bu konuda ise elbette yapabileceğimiz adımlar mevcuttur. Öncelikle de bir program yardımı olmadan manuel olarak cihazımızda gereksiz fotoğraf, uygulama, müzik, çöp varsa bunlardan hemen bir arındırılma sağlayalım ki bizim cihazımızda bize yer açılabilsin.  Arkadaş bunları geç, manuel işlerle uğraşamam diyorsanız da size çok güzel bir program önere biliriz. O programın adı ise CleanMaster’dır. Bu program sizin telefonunuzda ki yeterli alan olmaması sorununu çözebilmek adına çok işe yarayan taktikler içermektedir.

Hamilelik Dönemlerinde Yapılması Gereken Faktörler Nelerdir?

Bilindiği üzere bayanların en fazla merak ettiği önemli konulardan biri de hamilelik dönemlerinde nelere dikkat edilmesi gerektiği konusudur. Özellikle de yeni hamile olan bayanların çokça merak ettiği bu önemli konu hakkında yazımızda hem sizlere ve hem de merak eden bayanlar için detaylı olarak bilgiler sunmaya çalışacağız. Erkeklerde bazı hassas dönemler olduğu gibi bayanlarda da bazı hassas dönemler bulunmaktadır. Bayanların en hassas dönemlerinden biri de hiç kuşkusuz hamilelik zamanı adını alan dönemdir.Hamilelik,Hamilelikzamanı,Hamileyken dikkat edilenlerhamilelikte yapılması gerekenler, hamilelik döneminde yapılabilecekler, hamilelik anında neler yapılabilir

İnternet dünyasında da sıkça üzerinde durulan bu önemli konu hakkında kadın doğum uzmanları birçok önemli açıklamalar yapmakta ve bu sayede hamilelik dönemini yaşayan bayanların bu hassas dönemlerde daha dikkatli olmasını amaçlamaktadır. Uzmanlar hamileyken dikkat edilenler adını alan birçok seminerler de düzenlemekte ve yine bu sayede bayanların hamilelik dönemleri hakkında ve hamileyken dikkat edilenler  hakkında detaylı olarak bilgiler sunmaktadırlar. Hamilelik zamanında bayanların yapması gereken ilk faktörlerden biri beslenme konusudur. Özellikle kendi sağlığı ve dünyaya gelecek olan bebeğin genel sağlığı açısından dengeli beslenmeli ve bununla birlikte uzman kontrolünde beslenmelidir. Bayanların hamilelik dönemlerinde dikkat etmesi gereken bir diğer faktör ise hamilelik dönemi boyunca bol giysileri tercih etmesidir. Uzmanların da dikkatle vurgulamasına rağmen malesef ki günümüzde birçok bayanlar konu önemli konuya yeteri kadar önem vermemekte ve hatta hamilelik dönemleri boyunca bol ve rahat giysileri giymekten kaçınmaktadırlar. Gerek anne adayı ve gerekse de doğacak bebeğin genel sağlının açısından son derece önemli bir konuya dikkat etmeyen birçok anne adayları malesef ki hamilelik dönemleri boyunca çeşitli sıkıntılar yaşayabilmektedirler.

Anne adaylarının hamilelik zamanlarında dikkat etmesi gereken önemli hususlardan biri de sigara konusudur. Anne adayları normal yaşantılarında asla bu zararlı maddeyi içmemesi gerektiği gibi hamilelik zamanlarında da sigaraya asla yaklaşmamalı ve hatta mümkünse sigara içilen mekanlarda dahi durmamaya özen göstermelidir. Bununla birlikte anne adaylarının hamilelik dönemlerinde en fazla dikkat etmesi gereken bir diğer konu ise stres faktörüdür. Özellikle hamilelik dönemlerinde anne adaylarının korkulu rüyası haline gelen stres faktörü hakkında uzmanlar anne adaylarını uyarmakta ve mümkün olduğu kadar bu hassas dönemlerde anne adaylarının yalnız kalmamaya dikkat etmeleri gerektiğinin altını önemle çizmektedirler