Kriz Belirtileri, Nedenleri ve Etkileri

Hayat stresli olaylarla ve deneyimlerle doludur ve bazen bu streslerin ciddiyeti ezici hale gelebilir, bu da krize bağlı kaygı ve zayıflatıcı depresyona yol açabilir.

Kişisel Krizin Temel Kaynakları Nelerdir?

Stres ve kişisel konular da dahil olmak üzere sizi kenara çekebilecek birçok tetikleyici vardır. Kişisel hayatınızda bir eşin veya aile üyesinin ölümü, evlilikte ayrılma veya boşanma, iş kaybı, hapsetme veya kişisel yaralanma gibi ani, ciddi değişiklikler duygusal aşırı yüklenmeye ve ezici çaresizlik duygularına neden olabilir. Aşırı hava veya doğal afetler gibi beklenmedik çevresel zorluklar da kişisel bir kriz yaşıyormuş gibi hissetmenizi sağlayabilir.kriz belirtileri, kriz belirtileri nelerdir, krizin sağlığa etkisi

Kriz İçinde Bir Kişinin Belirtileri Nelerdir?

Kişisel krizlerle başa çıkmak çok zor olduğundan, hem duygusal hem de fiziksel olan geniş kapsamlı semptomlara ve sonuçlara yol açabilirler. Depresyon, korku ve günlük yaşamla uğraşmada karşılaşılan zorluklar, birisinin krizde olduğunun ortak işaretleridir.

Birinin gösterdiği dış etkiler krizin ciddiyeti ve kişinin kişisel sıkıntılarla başa çıkma kapasitesi ile ilgilidir. Krizle ilgili davranışları en aza indirmemek veya bunların kolayca düzeltilebilecek bir şey olduğunu varsaymamak önemlidir. Çözümler arkadaşlar, aile üyeleri ve kalifiye pratisyenlerden dış destek gerektirir.

Krizle İlişkili Stresin Duygusal Belirtileri

Kişisel kriz genellikle duygusal aşırı yüklenmeye yol açabilir. Ani veya birikmiş streslerin büyüklüğü, karşılaştığınız sorunlarla başa çıkmanızı zorlaştırabilir. Şunlarla karşılaşabilirsiniz:

  • Depresyon
  • kaygı
  • Dağınık, odaklanmamış düşünme
  • Kendinden kuşku duyma
  • Motivasyon kaybı
  • Sabır veya sinirlilik eksikliği
  • Paranoya

Krize Bağlı Stresin Fiziksel Belirtileri

Krize bağlı stres de fiziksel sıkıntılara yol açabilir. Baş ağrısı ve iştah kaybı yaygındır. Mide ve sindirim bozukluğu, eklem ağrıları, yorgunluk ve diğer somatik semptomlar genellikle depresyonla ilişkilidir. Ağrı ve depresyon birbirine bağlıdır, çünkü bir kişinin ruh hali ağrı sinyalleri gönderen aynı nörotransmitterlerden etkilenir.

Fiziksel belirtiler duygusal bozuklukları güçlendirir, bu nedenle bu mutsuz döngüyü kırmanıza yardımcı olacak kaynaklar bulmak önemlidir.

Krizle İlişkili Kaygıların Kısa Vadeli ve Uzun Vadeli Etkileri

Kısa vadede krizle ilgili kaygı sakatlayıcı olabilir. Karar vermek veya yaşamın sorunsuz bir şekilde ilerlemesi için gereken normal eylemleri yapmak için çok bunalmış hissedebilirsiniz. Korkular ve mantıksız paranoya sizi başkalarından destek ve yardım istemekten alıkoyabilir. Uyku ve yemek alışkanlıklarındaki değişiklikler sizi fiziksel olarak savunmasız ve hastalığa karşı duyarlı hale getirebilir. Genellikle kriz kaygısına eşlik eden depresyon, geri çekilme, kararsızlık ve intihar düşüncelerine yol açabilir.

Bu duygusal semptomların ciddiyeti nedeniyle, krizle ilgili stresle başa çıkmak için destek almayan biri aşağıdakiler de dahil olmak üzere birçok uzun vadeli sonuçtan muzdarip olabilir:

  • İlişkilerden kaçınma
  • Kötü yaşam kararları
  • Kronik fiziksel ağrı
  • Uykusuzluk hastalığı
  • Yeme bozuklukları
  • Özgüven sorunları

Yapabileceğim Bir Test veya Öz Değerlendirme Var mı?

Kişisel krizden muzdarip bir kişinin neler olup bittiğini anlaması her zaman kolay değildir. Semptomlarınız henüz bunaltıcı değilse veya büyük yaşam değişiklikleri yaşadıysanız ve krizle ilişkili depresyon veya kaygıya eğilimli olabileceğinizden endişe ediyorsanız, yapabileceğiniz öz değerlendirme testleri vardır.

Kendi kendine teşhis klinik bir değerlendirmeye neden olmaz, ancak mevcut duygusal durumunuz hakkında size geri bildirim verebilir. Eğer sergileyen anlarsanız depresyon belirtilerini ve semptomlarını , çağrı tedavi seçeneklerini tartışmak.

Kriz Sırasında İlaç Tedavisi: İlaç Seçenekleri

Krizle ilgili şiddetli semptomlarınız varsa, ilaç etkili bir kriz tedavisi çözümü sunabilir . Bu bozukluğu tedavi etmek için kullanılabilecek birkaç farklı antidepresan vardır. Doktorunuzun reçete ettiği, semptomlarınızın aşamasına ve şiddetine bağlı olacaktır.

Tüm tıbbi tedavilerin yararlarını ve risklerini doktorunuzla tartıştığınızdan emin olun. Birlikte, bireysel koşullarınıza en uygun ilaç türünü belirleyebileceksiniz.

İlaç Seçenekleri

Aşağıdaki antidepresan ilaç sınıfları en sık krizle ilişkili anksiyete belirtileri için reçete edilir:

  • Seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar)
  • Serotonin ve norepinefrin geri alım inhibitörleri (SNRI’lar)
  • bupropion
  • Trisiklik anti-depresanlar (TCA’lar)
  • mirtazapin
  • Monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOI’ler)

Her bir anti-depresan türü farklı izleme gerektirir ve farklı yan etkilere neden olabilir. Zoloft ve Prozac gibi SSRI’lar en sık reçete edilen ilaçlardır. Effexor ve Serzone, SNRI’lerin örnekleridir. Her türlü antidepresan ilaçlar oldukça etkili olabilir ve semptomlarınızı üç hafta gibi kısa bir sürede hafifletebilir.

Kriz İlaçları: Olası Seçenekler

Her bir antidepresan ilaç sınıfı etkili olabilirken, bazıları diğerlerinden daha güçlüdür. TCA’lar ve Parnate ve Nardil gibi MAOI’ler, diğer ilaçların etkisiz olduğu kanıtlandığında sıklıkla reçete edilir. Bu ilaçların daha fazla yan etkisi vardır ve bu nedenle kullanımları dikkatle izlenir. Yine de, MAOI’ler diğer tıbbi tedaviler başarısız olduğunda sonuç sağlayabilir.

Uyarıcılar ve antipsikotik ilaçlar da gerektiğinde reçete edilir.

İlaç Yan Etkileri

Antidepresan ilaçların yan etkileri değişir. SSRI’lar ve SNRI’lar aşağıdakileri içeren benzer riskler taşır:

  • Uykusuzluk hastalığı
  • Sindirim sorunu
  • İdrar zorlukları
  • Baş ağrısı
  • Tanımsız huzursuzluk

Bir kişinin cinsel performansı üzerinde de etkiler olabilir, ancak bunlar SNRI’larda daha az görülür. Düşük cinsel dürtü, küçük dozlarda tamamlayıcı ilaçlarla karşılanabilir.

Bupropion nöbetlere neden olabilir ve bu nedenle epileptikler veya önceki beyin travmasından muzdarip olanlar için kontrendikedir. Mirtazapin genellikle kilo alımına ve uyuşukluğa veya sedasyona yol açar.

TCA’lar ve MAOI’ler daha eski ilaç sınıflarını temsil eder ve bu nedenle aşağıdakileri içeren daha ciddi yan etkilere sahip olma eğilimindedir:

  • Pamuk ağzı
  • Baş dönmesi
  • Eliminasyon zorlukları
  • Bulanık görüş
  • Düzensiz kalp hareketi

Yine de, her ikisi de etkili olabilir ve daha yeni ilaçlar başarısız olduğunda sonuç verebilir. Bununla birlikte, MAOI’leri aldığınızda, hipertansif sorunları önlemek için özel bir diyet uygulamanız gerekir.

Uyuşturucu Bağımlılığı, Bağımlılık ve Geri Çekme

Depresyon ve krizle ilgili endişeleri tedavi etmek için en sık kullanılan ilaçlar genellikle bağımlılık yapmaz. Depresyon bağımlılık yapan davranışlara yol açabilir, ancak bağlantı belirsizdir. Yine de, antidepresan ilaçların ruh halini değiştiren faydaları bazı hastalarda potansiyel olarak alışkanlık oluşturabilir.

Daha tipik olarak, hastalar ilaç tedavisini aniden bıraktıktan sonra bazı yoksunluk semptomları yaşarlar. Bu semptomlar sinirlilik, uykusuzluk, uyuşukluk ve genel vücut ağrılarını içerir. Bu semptomlardan kaçınmak için, doktorunuz muhtemelen bir süre boyunca yavaş yavaş kullandığınız ilaçların dozajını azaltacaktır. Yoksunluk belirtileriniz varsa, olumsuz etkileri dengelemek için geçici olarak başka bir antidepresan veya başka bir ilaç reçete edilebilir.

Aşırı dozda ilaç tedavisi

Bupropion, yüksek miktarlarda alındığında nöbetlere yol açabilen bir anksiyete ilacıdır. Güvende olmak için, bu ilaca aşırı dozda maruz kalabileceğinizi düşünüyorsanız, tıbbi yardım almalısınız.

Depresyon ve Kriz

Krizdeki insanlar kendilerini mevcut durumlarıyla başa çıkamayabilir ve krize bağlı kaygı klinik depresyona yol açabilir. Depresyondaki bireyler kendilerini en çok yardım edebilecek insanlara ulaşmakta isteksiz veya ulaşamadıklarını düşünürler. Aile ve arkadaşlar büyük ölçüde destek sağlayabilir ve çoğu zaman hastaların kendileri için göremeyeceği belirtileri tanıyabilir.

Çifte Tanı: Bağımlılık ve Kriz

Bazı insanlar kişisel krizlerle başa çıkmak için bağımlılıklara ve maddelere yönelir. Bazı insanlar kontrol edilemeyen bağımlılıklar yüzünden kendilerini krizde bulurlar. Her iki durumda da, bu çift başlı canavar profesyonel müdahale gerektirir.

Bağımlılıklar, modern tedavi yöntemleri ile etkili bir şekilde ele alınabilir. Krizle ilgili kaygının altında yatan nedenler tanımlanabilir ve düzeltilebilir. Karşılaştığınız ezici sorunları çözmenize yardımcı olacak destek bulunmaktadır.

İdrar Kaçırma Nedenleri Nelerdir?

İdrar kaçırma genellikle bir hasar veya idrar yolları hastalığı sonucu ortaya çıkar. İdrar torbası üzerindeki kontrolün kaybolması nedeniyle oluşan sinir bozucu ve bazen utandırıcı olabilecek bir rahatsızlıktır; ancak pek çok örnekte, pelvis kaslarını kuvvetlendiren egzersizlerle ve rutinde yapılacak çeşitli değişikliklerle bunu önemli ölçüde düzeltmek mümkündür.idrar kaçırma, idrar kaçırma nedenleri, idrar neden kaçırılır

Daha çok kadınlarda görülen idrar kaçırmanın nedeni, idrar yolunun mesaneden çıktığı yerde bulunan (mesane boynu) ve mesanenin ağzını büzmeye yarayan kaslann (üretra sfinkteri) ya da mesane ve rahmi destekleyen ve aynı zamanda mesanenin ağzını büzmeye yardımcı olan pelvis zeminindeki kaslann (pelvis zemini kasları) zayıflamasıdır. Bu kaslar yaşlanmayla, kasları destekleyen sinirlerin herhangi bir rahatsızlıktan (felç gibi) etkilenmesiyle veya kaslann ya da sinirlerin bir şekilde zedelenmesiyle zayıflar. İdrarı tutamamanın diğer nedenleri arasında, mesanenin iç yüzey zannın tahriş olmasını veya duvar kaslarının (detrusor) bir nedenle aşırı hassaslaşarak beklenmedik bir şekilde büzülmesini sayabiliriz. Erkeklerde idrar tutamama prostat sorunu ile de bağlantılı olabilir.

İdrar kaçırma türleri

Stres idrar kaçırma: İdrar kaçırmanın, mesane boynu ve pelvis zemini kaslarının zayıflamasıyla ortaya çıkan ve en sık görülen bu türünde, genellikle gülme, öksürme, yük kaldırma veya atlama gibi hareketler sonucu karın boşluğunda basıncın artmasıyla idrar kaçırılır. Özellikle kadınların hamilelik sürecinde büyüyen rahmin mesane boynuna ve pelvis zeminine basınç yaptığı veya doğumdan sonra mesane boynunun veya pelvis zemininin genişlediği veya zedelendiği durumlarda sıkça görülür. Prostatı büyüyen veya herhangi bir prostat rahatsızlığı olan erkeklerde de ayakta durmak veya zorlanmak idrarın kaçmasına neden olur. Aşırı kilo, erkeklerde de, kadınlarda da bu soruna neden olabilir.

Ani idrar kaçırma: Ani ve karşı koyulamayacak şekilde gelen mesaneyi boşaltma dürtüsü daha çok pozisyon değiştirildiği zaman (otururken ayağa kalkmak gibi) hissedilir. Ayrıca geceleri de görülebilir. Bir nedeni -bu genellikle yaşlılarda idrar kaçırmaya yol açar- mesane duvarındaki kasların abartılı çalışmasıdır. Buna stres, mesanenin çok dolu olması ve bazı ilaçlar (idrar sökücü, antidepresan, sakinleştirici ve hipertansiyon ilaçlan) sebep olabileceği gibi, belirli bir neden bulunmaksızın da görülebilir. Ani idrar kaçırmanın diğer nedenleri, mesane zannın idrar yolu enfeksiyonu sonucu tahriş olması, az sıvı alma sonucu idrarın aşırı yoğun olması, nikotin, besinleri renklendirmek için kullanılan boyalar, şeker (tedavi edilmeyen diyabetle birlikte), kafein ve alkoldür. Bazı araştırmacılar, floridli diş macunlarının da bu tür idrar kaçırmanın olası nedenleri arasında bulunduğu görüşündedir.

Taşma idrar kaçırma: Kronik idrar tutulması sonucu mesane boşala maz, her zaman doludur ve devamlı olarak idrar sızdırır. Prostat büyümesi, rahmin sarkması ve bazı ilaçlar bu tür idrar kaçırmaya yol açar.

Pelvis Zemini Egzersizleri

Pelvis zemini kaslarını hissetmek için, idrarınızı yaparken ortasında tutmaya çalışın. Ardından, günde en az beş kere, dizleriniz hafifçe aralanmış şekilde oturun veya uzanın ve aynı kasları iki saniye kasıp bırakın. Arada iki saniye dinlenin. Bunu 10 kere tekrarlayın. Zamanla, iki saniyelik süreyi 10 saniyeye çıkartın. Egzersizi herhangi bir yerde, otururken veya uzanırken yapabilirsiniz. İlerleyip ilerlemediğinizi görmek için her hafta idrarınzı yaparken ortasında tutun.

Korunma

Başta hamilelik sürecinde ve doğumdan sonra olmak üzere, pelvis zemini egzersizleri yapmak pelvis zeminini güçlendirir ve stres idrar kaçırmaları önler. Bu egzersizleri düzenli olarak yaparsamz doğumun ikinci safhasında bebeğinizin dölyolundan aşağıya doğru ilerlemesini kolaylaştırır ve çabuk doğurursunuz. Bebeğin dölyolunda kontrollü olarak ilerlemesi, pelvis zemini kaslarının aşırı derecede gerilmesinin neden olduğu doğum sonrası idrar kaçırmaları önler. Bu egzersizler erkekler ve ileri yaşlardaki kadınlar için de yararlıdır.

Tedavi (Doğal Yöntemler & Bitkisel Çözümler)

Stres idrar kaçırma varsa:

  • Pelvis zemini egzersizlerini her gün yapın.
  • Kadınlar aynı zamanda “vajinal kas ağırlık idmanı”nı da deneyebilir. Vajinaya sokup tutarak kullanılan koni şeklindeki ağırlıklan bazı eczanelerde bulabilirsiniz.
  • Yağ birikintileri idrar torbası ve pelvis zemini üzerinde basınç yarattığından, fazla kilolarınızdan kurtulun.

Mesane tahrişi sonucu idrar kaçırma varsa:

  • İdrar yolunun enfeksiyon kapıp tahriş olmaması için üreme organlarını temiz ve kuru tutun.
  • Akşamlan kafeinli içkiler ve alkol içmeyin; bunlar fazla idrar söktürür ve mesaneyi tahriş eder.
  • Katkı boyalı maddeler içeren yiyecekler yemeyin; bu maddeler de mesaneyi tahriş edebilir.
  • Sigarayı bırakın.

Ne Zaman Tıbbi Yardım Gerekir?

  • Mesane kontrolünü kaybetmek normal faali yetlerinizi engelliyorsa.
  • İdrar yaparken ağrı oluyorsa.
  • İdrar kaçırmanıza kullanmakta olduğunuz re çeteli bir ilacın neden olduğunu düşünüyorsanız.

Acil Durumlar

  • Mesane kontrolünü aniden kaybederseniz.

AIDS’le İLGİLİ BİLMEMİZ GEREKENLER

AIDS’le İLGİLİ BİLMEMİZ GEREKENLER

AIDS, insan bağışıklık sistemini alt üst eden, “Kazanılmış Bağışıklık Sistemi Yetmezliği Sendromudur “, ( AIDS : Acquired Immune Deficiency Sendrom ). AIDS virüslerden kaynaklanır. Kişiye HIV’in ( İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü’nün ) bulaşması ile vücudun savunma gücü zayıflar ve kişi çeşitli enfeksiyonlara, tümörlere sağlıklı kişiden daha duyarlı hale gelir. Sonuç olarak vücudun lenf bezlerinin şişmesi, hafif seyreden ateş ile AIDS,” ben vücuttayım” demektedir. AIDS’ in vücuttaki tüm etkileri, virüs enfeksiyonunu izleyen 5 ile 10 yıl arasında ortaya çıkar ve 2-3 yıl içerisinde hastalık ölümle sonuçlanabilir.

AIDS’in BULAŞMA YOLLARI

Kan ile : Kan, kan ürünleri, organ transplantasyonu, traş bıçağı, diş fırçası, iğne (enjektörün steril olmaması ), bazı aletler ( kesici ve delici ).

Cinsel yol ile : Virüsü taşıyan kadın yada erkeğin cinsel organ salgıları, vajinal, anal, oral ilişki.

HIV virüsü taşıyan Anneden Bebeğine : Gebelik ve lohusalıkta bebeğe bulaşır.

Tedirgin Olmayacağınız Durumlar Nelerdir?
Öpüşme, sarılma, dokunma,temas, el sıkma gibi günlük yaşamı gerektiren durumlarda bulaşmaz. Umumi kullanılan havuzlar, yıkanma yerleri, lavabolardan, böcek ısırıklarından da bulaşmaz.

Belli Başlı Belirtileri ?
Lenf bezlerinin şişmesi,
Hafif seyreden ateş,
Yorgunluk,
Kilo kaybı,
Terleme,
Ağız içersinde çıkan farklı yaralar,
Ciltteki değişik yaralar.

Vücuda HIV virüsü alındıktan, 8 ile 10 yıl sonrasına kadar, sağlıklı bir yaşam sürülebilir. Bu devrede kişinin hasta olduğu anlaşılmaz, ancak virüsü, yukarıda bahsettiğimiz yollarla bulaştırır. Laboratuvarda yaptırılan kan testleri ile teşhis konulur. Testler virüsün bulaşmasından 2 ile 12 haftaya kadar sonuç verebilir. Dr. için hastanın kimliği kesinlikle güvendedir.
Tedavisi hala kesin olmayan, kullanılmakta olan bazı tedavilerin çok pahalı ve yan etkilerinin çok olduğu, çağın vebası, AIDS, bilinci için daha çok yol almalıyız. Sağlıklı günler, Saygılarımla…

Göz Kapağı Şişmesi

Göz Kapağı Şişmesi

Göz kapağı şişmesi günümüzde birçok insanın başına gelebilir. Genellikle ödem veya iltihap olanlarda meydana gelen bir rahatsızlıktır. Şişmeyle beraber ağrıda olabilir. Üst ve alt kapak aynı zamanda şişebilir. Bu konumuzda göz kapağı şişmesi nedenleri, tedavisi gibi şeylerden bahsedeceğiz. Umarım bir çok hastanın sağlığına kavuşmasına vesile olabiliriz. Konuyu fazla dağıtmadan asıl konumuza dönüyoruz.

Göz kapağı şişmesi nedenleri

Göz kapağı şişmesinin nedeni nedir. Bu nedenleride sizinle paylaşalım. Genelde nedenler şunlar; Alerji , Arpacık, Göz nezlesi, Blefarit, Arpacık, Kontakt lens kullanımı, Göz enfeksiyonları, Göz yaralanması, Blefarit, Göz yaralanması, vb. gibi nedenler göz kapağı şişmelerinin nedenlerinde diyebiliriz.

Göz Kapağı Şişmesinde Tedavi Neler olabilir

Göz nezlesi yada çeşitli enfeksiyonlardan dolayı oluşmuşsa antienflamuar ilaçlar ve antibiyotik ilaçlar kullanmak iyi gelir. Ayrıca şunuda belirtmek gerekir. Göz şişmesi durumunda o gözü asla ovuşturmamalısınız. Alerjiden dolayı meydan gelmişse antihstaminik ilaç edinmek. Gözün çevresinde soğuk kompres uygulamak

Şişlik inmeden lens kullanmayınız. Lens kullanımına ara verin. Ayrıca lens kullanımında temizliğe önem vermelisiniz. Şişkinlik durumudan baş dik tutulmalı, soğumuş poşey çayla gözünüze kompress yapabilir ve göze patates dilimleri koyarak göz kapağı şişmesini indirebilirsiniz.

Temizlik ve makyaj malzemesi seçiminde alerji yapmayanlarını ve kokusuzları seçmelisiniz. Ayrıca göz kapağı şişenlerin sık sık alerjilere karşı test yaptırmalarını tavsiye ederiz. Böylece alerji yapan maddeyi tesbit ederek şişme, sulanma ve kaşıntı gibi problemleri engelleyebilirsiniz.

Estetik Diş Teli

Diş teli tedavilerinde kullanılan bir çok braket mevcuttur. Bunlar tamamenhastaların istekleri doğrultusunda kullanılır. Bu çeşitlerden bahsetmeden önce bilmenizi istediğim bir husus var. o da her tedavi de aşa yukarı aynı zamanda aynı sonucu verecektir. Sadece tedavi süreleri kısalır veya uzar, veya biri birinde daha az veya fazla dayanıklı olduğundan kırılma ihtimalleri değişir. Diş teli çeşitleri aşağıda ki gibidir ;

Metal Diş Telleri
Porselen (Şeffaf) braketler (Görünmez Diş Teli)
Lingual braketler (Görünmez Diş Teli)
Şeffaf plaklar
Metal diş telleri : Klasik bilinen ve birçok hastanın tercih ettiği braket türüdür. Metal olduğu için insanlar tarafından fark edilir. İstenildiği zaman çıkartılabilecek bir tür değildir. Kırılma ihtimali en düşük ve en sağlam ve en dayanıklı diş teli türüdür.

Porselen braketler : Bu tür daha estetik braket yani diş teli tedavi türüdür. Bu braketleri diş rengine daha yakın oldukları için insanlar tarafından pek anlaşılmazlar. Ağız içinde daha estetik bir görünüm oluşur. metallere göre daha az dayanıklıdırlar. Bu yüzden bakımları biraz daha özen gerektirir. Halk arasında şeffaf diş teli olarak da bilinirler. Genelde çoğu hastanın tercih ettiği braket türüdür. İstenildiği zaman dişten çıkmazlar.

Lingual braket : Bu tür içten diş teli tedavisi olarak da adlandırılırlar. Dil tarafından takılır. Dişin arkasında takılı olduğu için ise, insanlar tarafından fark edilmeleri hiç bir durumda mümkün değildir. Yeme içmeye pek engel olmazlar. Tedavi süresi metale göre biraz daha uzun sürebilir ama sonuç her durumda aynı olur. Estetik diş teli tedavisinden en görünmez diş teli tedavisi lingual yöntemi ile diş teli tedavisidir.

Şeffaf plaklar : Halk arasından telsiz ortodonti tedavisi olarak bilinirler. Bu şeffaf plaklar aslında tel değil sadece plaktır. Estetik tedavisinden en sık tercih edilenlerdendir. Ağız içinde çıkartılıp takılabilinen bir yöntemdir. Yemek yerken bir davete katılırken çıkartabilirsiniz. Bu yüzden yetişkinlerde oldukça sık tercih edilen tedavi türüdür. Ağız içinde bir avuç metal ile dolaşmak istemeyen yetişkinler için ideal çözümlerden biridir.

Estetik Diş Teli Fiyatları
Estetik amacı ile tedavi süresinin daha konforlu geçmesi için yapılan bu uygulamaların fiyatları oldukça büyük bir aralıkta değişiklik gösterir. Her hastanın ağız için bozukluğu bir değildir. Buna istinaden kullanılacak olan diş telinin miktarı ve tedavi süreleri ücreti ve maliyeti etkiler. Bu yüzden net bir fiyat vermek mümkün değildir. En nihayetinde bir muayene sonrasında hangi diş telinin tercih edileceğine karar verilir. Tedavi süresi ve kullanılacak malzeme belirlendikten sonra fiyat belirlenir.

Muayenehaneye gelip muayene olacak vakti olmayan hastalarımız için , İnternet sitesi üzerinden ağız içini gösteren resimleri bize göndermeleri için bir sayfa oluşturduk. Bu sayfa üzerinden bize ulaşabilir biz bunları değerlendirdikten sonra fiyat ve tedavi şekli hakkında bilgi verebiliriz.

Tedaviye Göre Diş Teli Fiyatları

Tedaviye Göre Diş Teli Fiyatları

Her insan dişlerinin sağlıklı görünmesini ve gülüşünün etkileyici olmasını ister ama iş tedaviye gelince herhangi bir adım atmaktan kaçınır. Buna verilen örnekler arasında genellikle diş teli vardır. Çoğu insan tel takmadan bir an önce sonucu görmek ister. Bu yüzden her ne kadar diş teli fiyatları uygun olsa da insanlar, tel tedavisini son seçenek olarak görürler.

Tel tedavisi altı aydan başlayarak genel olarak bir veya iki sene arası sürer. Fakat bazı ender durumlarda kişinin teli dört yıla kadar kullanması gerekir. Yemeğimizi çiğnerken, konuşurken ve gülümserken bu kadar değerli olan dişlerimizin sağlığına bir ömür kavuşabilmek için altı ay ve bir sene gibi sürelerden ödün vermekten kaçınmak çok da mantıklı bir davranış olmaz.

Günümüzde tel tedavisi eskiden olduğu gibi dikkat çeken metal dişlerin görünüme sebep olmaz. İstediğiniz renklerle süslenen teller hoş görünümünüze engelde bulunmaz. Tedavinize göre değişen diş teli fiyatları ile ilgili ayrıntılı bilgi için doktorunuza danışmalısınız. Fiyatlar tedavi süresi ve şekline göre farklılık gösterir.

Uygun lamine Diş Fiyatları ile Güzel Dişler

Dişlerinizin görünümünün göze hitap etmesini istiyorsanız, lamine diş tedavisi görerek bunu sağlayabilirsiniz. Lamine diş tedavisi ile dişlerinizin rengi beyazlaşır, şeklindeki bozuklukların görünümü düzgünleştirilir.

Birçok insan diş hekimine gitmekten çekinir. Hatta çoğu kişi korktuğu halde bunu saklamayı tercih eder ve ağrı sızı çekerek yemeklerini yerler. Bunu yapmak insana bir şey kazandırmaz, diş hekimine gitmenin hiçbir şey kaybettirmeyeceği gibi. Üstelik lamine tedavisi diğer tedavilere oranla çok daha basittir. Dişlerinizin sadece dış yüzeylerinde özel yapıştırıcılarla tırnak kalınlığında lamine dişler yapıştırılır. Tüm bu kolaylıkların yanında lamine diş fiyatları da oldukça uygundur.

Tedaviden kaçınmanız için size hiçbir seçenek bırakmayan lamine dişler sayesinde hayal ettiğiniz beyazlığa ve şekilli dişlere kavuşursunuz. Böylece artık insanlardan gülüşünüzü esirgemenize gerek kalmaz. Hem kolay tedavi süreci hem de uygun lamine diş fiyatları sayesinde bir an önce tedavinize başlayabilirsiniz. Diş hekiminize başvurun ve istediğiniz dişleri ona da aktarın. Gerisini hekiminize bırakıp siz sadece özlediğiniz gülümsemeye kavuşmanızın tadını doya doya çıkarın.

Astım ve Bronşit Tedavisi

Astım ve Bronşit Tedavisi

Çocuklarda bronşit tedavisi oldukça önemli ve belirtileri görüldüğü anda hekime başvurulması gereken bir konudur. Bronşit bitkisel tedavi uygulamaya çalışmadan önce kontrolünde yapılmalıdır. Çünkü astım için şifalı bitkiler ile bronşit tedavisinde kullanılan bitkiler genel olarak solunum yolları hastalıklarına iyi gelse de, birbirinden farklılık göstermektedir. Toplumumuzda en yaygın yapılan hata da, bronşit tedavisi gerektiren durumlar ile astım hastalığının karıştırılmasıdır. Astım hastalığında kullanılan ilaçlar ile bronşit hastalığını tedavi etmeye çalışan bilinçsiz anne babalar, çocuklarının hastalığının çok daha ciddi seviyelere gelmesine dahi neden olabilmektedir.
Astım bronşit ilaçları sağladıkları fayda yönünden benzer olabilirler ancak her iki hastalığın tedavisi için kullanılan ilaçların yapısı birbirinden oldukça farklıdır ve yanlış kullanım nedeni ile çocukta zararlı etkiler oluşmasına neden olabilir. Astım bronşit şifalı bitkiler tedavisi de destek amaçlı kullanılması gereken ve öncelikle hekim tarafından uygulanan kimyasal ilaç tedavisi aksatılmamalıdır. Astım bronşit şifalı bitkiler yöntemlerinde kullanılan doğal bitkiler her ne kadar akciğer sorunlarından kaynaklanan solunum şikâyetlerinin azalmasına neden olsa da, yanlış bir bitkinin kullanımı ya da bitkilerin yanlış yöntemler ile uygulanması hastalığın daha ciddi bir boyut almasına neden olabilmektedir. Bu nedenle astım bronşit bitkisel tedavi yöntemlerinin astım için şifalı bitkiler ile karıştırılmaması gerekir.
Kronik astım bronşit hastalığı ile benzer belirtileri gösteren bir solunum yolu rahatsızlığıdır. Kronik astım bronşit hastalığı da çocukta; şiddetli öksürük, rahat nefes almama ve nefes alınırken göğüs kafesinden hırıltı gelmesi şeklinde görüldüğünden, yaygın bir şekilde bu iki hastalık birbirine karıştırılmaktadır. Bronşit astım bronşit şifalı bitkiler olarak kullanılan ve toplumumuzda en popüler olan bitki, kuşkusuz zerdeçaldır. Astım bronşit şifalı bitkiler kapsamında kullanılan zerdeçal; demlenerek çay şekilde, bal ile karıştırılarak aç karnına yenilerek ya da ezilip yağı çıkartıldıktan sonra göğüs bölgesine masaj yapılmak sureti ile sürülerek kullanılabilir. Bu şekilde kullanılan zerdeçal bitkisinin astım bronşit şifalı bitkiler arasında en etkili ve en hızlı sonuç veren bitki olduğunu söylemek mümkündür. Astım bronşit şifalı bitkiler olarak kullanılan diğer bitkiler ise; sedef çiçeği, dereotu, kantaron otu, üzerlik tohumu, anason, adaçayı bitkisi, sığırkuyruğu, limon olarak sayılabilir.

Astım Nedir ve Tedavisi

Çocuklarda bronşial astım tanı ve tedavisi, ilerleyen yaşlarda astım hastalığına bağlı sorunların bir daha yaşanmaması açısından son derece önemlidir. Astım hastalığı tedavisi öncesinde görülen belirtiler, genellikle bronşit ya da diğer solunum yolu hastalıkları ile karıştırıldığından çocuklarda bronşial astım tanı ve tedavisi çok önemlidir.
Astım ve tedavileri başarısı öncelikle hastalığın erken ve doğru bir şekilde teşhis edilmesine bağlıdır ve bu konuda tüm anne babaların büyük bir özen içerisinde olması gerekir. Anne ve babalar internetten oldukça sık bir şekilde astım nasıl tedavi edilir şeklinde aramalar yapmaktadır ve hem astım hastalığı hem de astım hastalığı tedavisi hakkın bilgi edinmeye çalışmaktadır. Ancak bu aşama da çocuklarda bronşial astım tanı ve tedavisi kesinlikle anne ve babaların kendileri tarafından yapılmaya çalışılmamalıdır.

 

Zira bazı anne babalar çocuklarında görülen solunum yolu problemlerinin astım hastalığı olduğuna kendi başlarına karar vererek, bazı bitkisel ya da kimyasal ilaç tedavileri uygulamaya çalışmaktadır. Bazı bitkilerin gerçekten de solunum yolları hastalığı tedavisinde oldukça etkili olduğu yapılan bilimsel araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Ancak bu doğal bitkilerin dahi yanlış kullanımı hem hastalığın ilerleyerek şiddetini çok daha arttırması ve doğal olarak tedavisinin oldukça güç bir hal almasına hem de yanlış kullanıma bağlı olarak vücudun diğer bölgelerinde de birçok sağlık sorunu yaşanmasına neden olmaktadır. Bu nedenle çocuklarda bronşial astım tanı ve tedavisi kesinle uzman bir hekim tarafından yapılması gereken bir konudur. Böylece çocuğun astım hastalığı doğru bir şekilde belirlenerek, uygun tedaviye en kısa süre içerisinde başlanabilir.
Çocuklarda bronşial astım tanı ve tedavisi hekim tarafından uygulanırken, yine hekime danıştıktan sonra bazı bitkisel tedavi yöntemleri destek tedavi olarak kullanılabilir. Bazı bitkilerin solunum yolları hastalıklarından korunmada ve etkilerinin azaltılmasında gerçekten de etkili olduğu bilinmektedir. Nane, taze marul, bal, havuç suyu, sedef çiçeği, dereotu, kantaron otu, üzerlik tohumu, anason, adaçayı bitkisi, sığırkuyruğu, limon gibi bitkilerin tamamının astım hastalığı üzerinde olumlu etkileri vardır. Ancak yine de çocuklarda bronşial astım tanı ve tedavisi aşamasında hekim kontrolünde uygulanması gerekir.

Araç Klimasından Kötü Koku Gelme Sebebi

Araç Klimasından Kötü Koku Gelme Sebebi
Yaz aylarının her geçen etkisini artırmasıyla birlikte ev, iş yeri ve otomobillerde klima kullanımları da ciddi derecede artış göstermiştir. Özellikle kalabalık şehirlerde yoğun trafik içerisinde klimasız bir şekilde seyahat etmek mümkün olmamaktadır. Yaz aylarının etkisi başlamadan yapılması gereken yazlık otomobil bakımlarını yaptırmayanların birçoğu şimdi klima konusunda ciddi problemler yaşamaktadırlar.

Klima sistemlerinde araç içerisine alan hava filtreden geçirilmekte ve içeriye filtrelenmiş temiz hava verilmektedir. Zaman içerisinde klima filtresinin eskiyerek özelliğini yitirmesi durumunda ise içeriye sağlıksız hava gönderilmektedir. Genel olarak yaz aylarında klimadan kötü koku gelmesinin en büyük sebeplerinden birisi de filtrenin eskimesidir.

Özellikle takip mesafesinin son derece az olduğu trafiklere öndeki takip edilen aracın egzozundan çıkan duman fitrelenmeden kabin içine verilmekte ve sağlık açısından da büyük bir problem yaşanmasına sebep olabilmektedir. Bu sebepten dolayı klimadan kötü koku gelmesi durumunda zaman kaybetmeden filtrenin temizletilmesi veya değiştirilmesi problemi tamamen ortadan kaldırmaktadır.

Araç modeline göre değişiklik gösterse de klima filtresinin satın alınması ve filtrenin değiştirilme işlemi oldukça ekonomik bir şekilde halledilebilmektedir.

Motor Temizleme ve Koruma İşlemi
Araçların güç üniteleri oldukça komplike bir yapıdan meydana gelmekte ve tüm parçaların son derece önemli görevleri bulunmaktadır. Araç bakımlarında güç ünitesi bölümüne her konuya olduğundan daha fazla önem verilmelidir.

Bilindiği üzere araca hareket veren motor bölümünde hareketli birçok parça bulunmakta ve sürekli olarak çalışmaktadırlar. Araçlarda en çok kimyasal madde kirlenmesinin motorda meydana geldiğini rahatlıkla görebiliriz.

Araçlarda güvenli bir sürüş için motor parçaları arasında her hangi bir engelin olmaması gerekir. Zamanla temizlenmeyen motorlarda bu durum meydana gelebilmektedir.

Bunun yanı sıra motorun genel verimini göze aldığımızda da aynı şekilde kirlenmenin negatif bir şekilde etki ettiğini söyleyebiliriz.

Bu konuda araç bakım merkezleri kapsamında özel bir hizmet verilmektedir. Motor temizleme ve koruma işleminde motora ve diğer parçalara her hangi bir şekilde zarar vermeyen özel kimyasal maddeler kullanılmaktadır.

Motor koruma işleminde ise kimyasal maddeler ile temizleme yapıldıktan sonra özel bir madde kaplama yapılarak motorda koruma sağlanır.

Genel olarak bütün bakım merkezlerinde yapılan bu işlemler ortalama olarak 1.5 ve 2.5 saat civarında sürmektedir.

Beyoğlu İlaçlama Firmaları

Beyoğlu İstanbul’un en işlet ve hareketleri ilçelerinden bir tanesidir. Beyoğlu’nda insanların giriş ve çıkışları sürekli olmaktadır. Özellikle turistlerin sayısı bilinmemektedir. Beyoğlu metropol ve şehirleşmiş bir yer olmasına rağmen böcek ve haşerelerin çeşitlerinden dolayı Beyoğlu ilaçlama her zaman gerekli kılınmaktadır. Beyoğlu böcek ilaçlama firmaları gece gündüz halkın ve gelen insanların rahatlığı için çalışmaktadır. İlçenin yüz ölçümünün geniş olmasıyla Beyoğlu böcek ilaçlama dahada önemli olmaktadır. Özellikle bazı böcek haşerelerde insan sağlığını tehdit edecek şekilde zarar verebilecek olanlar vardır. Bu tür durumlarda insanlar firmaları arayıp acil olarak servis isteyebiliyorlar. Beyoğlu ilaçlama 7/24 çalışmakta olup bütün insanların gerekli ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmaktadır.

Beyoğlu Belediyesi böcek ve haşerelerin kontrol altında tutulması konusunda titizlik göstermektedir. Beyoğlu’nda karşılaşabileceğiniz böcek ve haşere türleri en mikrobik ve görünmeyecek kadar fakat bünyelerinden daha fazla zarar verebilecek küçük böcek ve haşerelerden tutun ki büyük ve aşırı derecede hem çevreye hem de insan sağlığına zarar verebilecek türleri bulunmaktadır. Bütün bunların üstesinden gelebilecek olan Beyoğlu ilaçlama olmaktadır. İlçenin her köşesini takip ederek nüfusu korumaya çalışmaktadır. Beyoğlu haşere ilaçlama şirketleri böcek ve haşerelerden kurtulabilmek için farklı yöntemler kullanmaktadır. Yöntemlerden birkaç tanesi; kokulu ve kokusuz dezenfekteler, jel formülasyonları, sıvı ilaçlama, jep ilaçlama ve benzeri yöntemler bulunmaktadır. Beyoğlu ayrıca İstanbul’un Avrupa yakasında bulunan ilçelerinden bir tanesi olarak haşereler konusunda daha dikkatli olması gerekmektedir. Beyoğlu ilaçlama her zaman titizlikle insanları böceklerden korumaya çalışmaktadır. Bazı haşereler ve hatta böcekler insanları hastanelik edecek derecede tehlikeli olabilmektedir. Bu durumlarda ilaçlama firması sorgulanmaktadır. Bu tür durumlarla karşılaşmamak ve insanları tehlikeye sokmamak adına Beyoğlu böcek ilaçlama firmaları her zaman gözlerini dört açarak, hizmet verdikleri ve verecekleri her yeri kontrol etmektedir.

Beyoğlu’nda köy yerleşimi bulunmamaktadır ve 45 tane mahalleden oluşan bir yerleşke olmaktadır. İnsanların fazlasıyla olduğu bu bölgede insanlar kendilerini Beyoğlu böcek ilaçlamanın desteğiyle korumak durumundadır. Beyoğlu her zaman hareketli bir ilçe olmuştur, dolayısıyla insanların fazla bulunmasıyla böcek ve haşerelerin gelmesi zor olmaktadır fakat yinede dikkat edilmesi gereken bir konudur. Beyoğlu ilaçlama hem kapalı hem de açık mekanlarda hizmet vermektedir. Kapalı mekanlar, normal konutlardan tutun, okullar, restoranlar, oteller ve benzeri kapalı mekanlardan oluşmaktadır. Açık alanlarsa park ve bahçe gibi yerleri kapsamaktadır. Beyoğlu haşere ilaçlama şirketleri bütün yazılan ve yazılmayan yerlerde hizmet vermektedir. Firmalar sadece ilaçlama ile ilgili değil, aynı zamanda hangi ilaçların hangi böcek veya haşerelerde daha etkili olduğu konusunda da bilgi vermektedir. Bunun yanı sıra böcek ve haşerelerin daha fazla nerelerde çıkabileceği konusunda da bilgi vermektedir. Beyoğlu haşere ilaçlama her zaman için nüfusun sağlığını ön plana çıkarmaktadır.

Beyoğlu’nun geniş olmasından dolayı ilaçlama daha fazla kullanılmaktadır. İstanbul’un en işlet ve hareketli ilçelerinden bir tanesi olarak ilaçlamada bir o kadar büyük bir alanda yapılmaktadır fakat açık arazi ve tarla olmadığından dolayı buharlama veya pompalama sistemleri genellikle fazla kullanılmamaktadır. Buna göre Beyoğlu ilaçlama fiyatları ilçenin ekonomisine göre belirlenmektedir. İlaçlar Beyoğlu böcek ilaçlama firmaları tarafından dağıtılmakta olup Beyoğlu böcek ilaçlama fiyatlarına göre rakamlar belirlenmektedir. İsteyen herkes gidip normal alışveriş yaptıkları dükkan ve marketlerden alabilmekteler. Beyoğlu haşere ilaçlama aşırı derecede kullanılmadığından dolayı

beyoglu-bocek-ilaclama

Beyoğlu haşere ilaçlama fiyatları genel standartlarda aynıdır. Beyoğlu’nda insanların fazla olması ilaçlamayı bazen zorlaştırmaktadır ve ilaçlama yapıldıktan sonra bazı mekanlar bir süre hizmete ara vermek durumunda kalabilmektedir. Dolayısıyla genel olarak insanların az olduğu veya sezon kapandıktan sonra düzenli ilaçlama yapılmaktadır.